Kredi kartları batağı mutlaka kurutulmalı

Yaklaşık 600 bin kişi kredi kartı batağında. Borcunu artık çeviremez duruma girmişler ve kara listeye alınmışlar. Bir o kadarı da, önümüzdeki yıl listeye eklenecek. Başka bir deyişle, aile bazında hesaplarsak 3-4 milyon kişi bu durumdan etkileniyor.Şimdi çok rahatlıkla "Kardeşim, bu kişilerde hesaplarını iyi tutsalar ve ayaklarını yorganlarına göre uzatsalardı " diyebilirsiniz. Ancak iş o kadar da basit değil.Evet doğrudur, herkes ayağını yorganına göre uzatmalı, ancak ortada bir de bankaların uyguladıkları fahişin de ötesinde bir gecikme faizi var. Bankalara soruyorsunuz, bu sistemin ancak böyle döndürülebilineceğini söylüyorlar.Mutlaka bunun bir orta yolu bulunmalı.Açılacak krediler ve aynı zamanda da faiz miktarları sınırlanmalı.Bankalar, kredi kartları operasyonunu bu kadar faiz yükü bindirmeden de çevirmenin yolunu bulmalılardır. Tüketici kredilerini, kredi kartı gecikme faizinin çok daha altında dağıtabilen bankalar, eminim bu sorunu da çözebilirler. Bir de ne yapıp edip, yığılmış ve altından kalkılamayacak noktaya gelmiş borç yatağını eritmek amacıyla, bir defaya mahsus bir ödeme formülü çıkarmalılar.Aksi halde, bu tempoda gidilirse, ilerde patlamalarla karşı karşıya kalınacak. O zaman da çözümü çok daha güç olacak. * * * Kredi kartları hepimizin günlük yaşamının en önemli unsurlarından biri. Özellikle dar gelirliler, kredi kartlarını kullanarak harcamalarını öteleyerek yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Ancak bugün gelinilen nokta hiçte iç açıcı değil. KKTC'yi bekleyen bir diğer tehlike de, Mülkiyet Komisyonu konusunda. Hatırlayacaksınız, Loizidu davasında Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından, bu kadının Kuzey'deki evine gitmesi engellendiği gerekçesiyle mahkum edilmişti. Ardından, Rumlar mahkemeye yüzlerce yeni dava başvurusu yapmışlardı. Tam bu aşamada (2001-2004) Annan planı tartışmaları sırasında yeni bir yöntem saptandı. Buna göre, KKTC'de bir Mülkiyet Komisyonu kurulacak ve Rumlar ilk başvurularını bu komisyona yapacaklardı. Ancak bu Komisyonun, tarafsız kişilerden oluşturulması ve Rumlara gayrimenkullerini geri verme yetkisine sahip olması gerekiyordu. Bu gerçekleştiği taktirde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tüm başvuruları bu komisyona yönlendirecekti. Böylece zaman kazanılacak ve daha dengeli bir çözüm bulma imkanı doğacaktı.Türkiye ilk başta komisyona tarafsız değil, tam aksine taraflı isimleri (Rum evlerinde oturanlar) seçti ve gayrimenkul geriye verme yetkisini de reddetti. Sonra bakıldı ki, iş çıkmaza gidiyor, bu defa komisyondaki isimler değiştirildi. Ancak gayrimenkulü geriye verme yetkisi yine askıda tutuldu. AİHM bunun üzerine, yeni başvurulardan birini daha inceleme kakarı aldı. Yani, Loizidu sonrasında durdurulan süreç yeniden başlatıldı. İşte tehlike buradan kaynaklanıyordu. AİHM bu dosyaları kabul ettiği anda, Türkiye büyük bir tazminat yağmuru altında kalacaktı.İşte KKTC bu büyük tehlikeye karşı sonunda harekete geçti.Son derece akılcı ve aynı derecede de cesur bir adım atıyor.Yapılması düşünülen yasa değişikliği ile, Tazmin Komisyonu artık, kuzeyde kalan Rum mülkleriyle ilgili tazminat ödenmesi ve kamu düzenini tehlikeye düşürmeyecek mülkleri iade edilmesi imkan dahiline girecek.Bu şekilde Rumlar artık AİHM'ne gitmeden önce KKTC'deki iç hukuk yollarını denemek zorunda kalacaklar.Türk tarafı rahat bir nefes alabilecek. Nihai bir çözüme kadar tazminat yükünü azaltabilecek. * * * ÇOK DOĞRU DİĞER BİR KARAR... Gazetelerde okumuşsunuzdur.Yabancı basının " Kıbrıs'taki Berlin duvarı" diye nitelendirdiği, Kuzey ile Güneyi birbirinden ayırmanın en önemli simgelerinden biri sayılan bariyerler kaldırılıyor.Talat, sadece Rumları değil, attığı bu adımlarla bütün dünyayı şaşırtıyor.Son derece önemli ve güzel bir jest.Papadopulos yönetiminin, Türk tarafının attığı bu adım karşısında söylemleri bozulduı.İşin nerelere kadar gideceğini gördüklerinden dolayı, bu yaklaşımı "oyun " diye niteliyorlar.Papadopulos hala dünya'nın ve KTTC'nin değiştiğini görmek istemiyor. Uluslar arası kamu oyundaki bıkkınlığın da farkında değil. Türk tarafını "gaddar istilacı" gibi göstererek bu işin altından kalkabileceğini sanıyor.Yanılıyor.Talat bu adımlarını arttırabildiği sürece Rumları sıkıştıracak, hiç değil Türk tarafının çözüm istediğini daha iyi anlatabilecek. KIBRIS'IN BERLİN DUVARI ARTIK YIKILIYOR… (Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. ) mabirand@e-kolay.net