‘Müzisyenler 10 aydır alkış alamıyorlar’

'Müzisyenler 10 aydır alkış alamıyorlar. Sahne ve alkış yasağı adil olmalı. Alkışlandığımızda maddi gelirimiz olabiliyor ancak. Maaşla çalışanlardan değiliz.'

Bu sözleri dün Cahit Abi (Berkay) Twitter hesabında paylaştı. Pandeminin başından bu yana, özellikle ikinci dalgayla birlikte müzisyenlerin durumu çok ama çok zorlaştı. Şu anda sosyal medyada timeline’ımda bu tip mesajlar o kadar fazla ki. İsyan edenler, müziği bırakma noktasına gelenler, kiramızı ödeyemiyoruz diyenler. Bırakın gönülden bağlı oldukları sanatlarını icra edememeyi, çoğu müzisyen artık hayatta kalmakta güçlük çekiyor. Bunu hâlâ birinci dünya problemi
ya da daha sonra ilgilenilecek ikincil bir sorun olarak görenlerin olduğunu biliyorum ama durum hiç de böyle değil. Müzisyenleri kaybedersek bu sadece manevi değil maddi bir kayıp olur. Sadece müzik değil bütün toplum kaybeder, yoksullaşır. Her anlamda.

Müzik emekçileri bütün dünyada zor durumda. Ancak hükümetler bu durumun farkında ve destek paketleri açıklanıyor. İngiltere’de, pandemiyle mücadelede hiç de parlak bir sınav verememiş İngiltere’de, geçen temmuzda hükümet 2 milyar pound tutarında sanata destek paketi açıklamıştı. Buna rağmen müzisyenlere destek veren daha pek çok kurum ve sivil dernek var.

Bunların dışında yepyeni finansman uygulamaları da hızlı bir şekilde hayata geçmeye başladı. Değişim ve dönüşüm hızlandı.

Fyooz nedir duydunuz mu, emin değilim. Ama bu şirket şu anda konser veremeyen ve geliri olmayan müzisyenlere alternatif bir finansman modeli sunuyor. Tek başına soruna çare olacak bir şey değil, çok tartışmalı yanları da olabilir ama çok hızlı değişen dünyanın nereye gideceğini anlamak için önemlidir diye anlatmak istedim.

İsviçre merkezli Fyooz, sanatçılara yatırım yapmayı mümkün kılan bir sistem. Burada yer alan sanatçılar kendi para birimlerini yaratıyorlar. Beatcoin gibi şifreli bu paranın birim başına ücreti var. Satın alabiliyor ve sanatçının üretimine destek ve ortak olabiliyorsunuz. Sanatçı borsasına yatırım yapmak gibi. Yeni nesil rap’çilerden Lil Yachty bu uygulamayla kendi para birimini yaratınca ve bu sistemi uygulayan ilk büyük isim olunca Fyooz adı gündeme geldi. Şirketin yöneticisi Remo Prinz, şirketin web sitesinde önceki gün bir açıklama koydu. “Sanatçılar konser veremedikleri sürece sadece para değil görünürlüklerini de kaybediyor” diye başlayan bu açıklamada önerilen sistemin yeni nesil müzisyenlerin hayranlarıyla arasındaki maddi ilişkiyi yeniden düzenleyeceği iddiası var.

Konserler illa geri gelecek ama müzisyenlerin ve müzik sektörünün yine de yeni finansman modellerine ihtiyacı var. Sanatçı hayran denkleminde aradaki durakları kaldıran bir sistemin yaşayıp yaşayamayacağını ben de merak ediyorum.

Çoban Yıldızı

Bazı müzikler, şarkılar insanı duyar duymaz belli bir döneme ışınlıyor. Bilinçaltına yerleşmiş gibi kayıtsız kalamıyor, önce felç oluyor, sonra bu neydi diye düşünmeye başlıyor, ardından müziğin, şarkının sizi aniden götürdüğü yerlere şaşakalıyorsunuz. Gittiğiniz yerdeyse, o şarkının sizi götürdüğü yer neresiyse, ben buraya nasıl geldim diye düşünürken bir yandan da şarkı sırlarını ele vermeye başlıyor. Bütün bunların bir saniyeden daha kısa bir sürede gerçekleştiğini söylememe gerek yok sanırım. 

“Bir Başkadır”ın finalinde yer alan müzik ve görüntülerin etkisi bu oldu. “Çoban Yıldızı” bir Melih Kibar bestesi. Yıllarca TRT’nin içinde yer aldığı Eurovision şarkı yarışmasının sinyal müziğiydi “Çoban Yıldızı”. Dizinin finaline bu müzik, 70’lerde Türkiye’yi gösteren görüntüler eşliğinde verildi. Avuçlarımızdan çoktan kayıp gitmiş, uzak anı olmuş bir Türkiye. Melih Kibar’ın bestelerinin, Hababam Sınıfı’ndan Çoban Yıldızı’na o Türkiye’yi hâlâ yaşattığını bilmek beni gene de rahatlatıyor. Sanki bu besteler çalındığı sürece yaşayacakmış gibi bütün o insanlar, olaylar, anılarımız. 

Bu vesileyle Melih Kibar’ı ölümünün 15’inci yılında anmış olalım.