‘TONOZ AÇILIMI’NIN ÜÇÜNCÜ YILINDA

Zaman ne çabuk geçiyor.. Üç yıl olmuş.. 2009’un Eylül ayıydı.. Göcek’ten açıldık, koyları dolanıyoruz..
Buraları yavaş yavaş ölüyor dediler..
Olur mu ya demiştim.. Pırıl pırıl sular, dibi görünüyor, nasıl ölür?
Kirlilikten değil demişlerdi, teknelerin demirinden ölüyor; balıklar ölüyor..
Demiri atıyorlar, dibi tarıyorlar, balık yuvalarını tahrip ediyorlar; eskiden çizgili sarpa, sarıkum, sarıgöz çıkardı, şimdi ara ki bulasın..
Çare ne diye sormuştum..
Tonoz dediler.. Koylara tonoz atılacak, tekneler tonoza bağlanacak, balık yumurtaları zarar görmeyecek..
Üç yıl önce bunları yazmıştım..
Adına tonoz açılımı demiştik!..
Yazdıklarım boşa gitmedi, Muğla Valisi, Fethiye Kaymakamı bu işe gönül verdi.. Bir hayli yol alındı..
* * *
Yine aynı koylardayım.. Tekneler birçok koyda artık tonoza bağlı..
Bağlı da iş biraz tavsamış.. Valinin tayini çıkınca gerisi gelmemiş.. Yarım kalmış..
Körfezin yarısında tonoz var, yarısında yok.. Sadece Fethiye Körfezi değil, Gökova Körfezi de tonozlanmalı.. Türkiye’nin tüm koyları..
Balıklar tepelerine demir yemekten kurtulmalı!..
* * *
Bu gittiğimde anlattılar.. Her koya tonoz atsan da mesele bitmiyormuş.. O tonozların bakımı lazım..
Kim bakacak?
Basit gibi duruyor ama önemli sorun.. Kim bakacak?
* * *
Diyorum ki bu işi yerel yönetimler üstlense.. Koyları ihaleyle birilerine verse, tonoza bağlanan her tekne park parası ödese!.. O paradan da tonozların bakımı çıksa..
Şöyle düşünün..
Arabanı park ediyorsun, para alıyorlar..
Tekneni park ediyorsun bedava..
Olmaz!..
Şimdi diyecekler ki Allah’ın denizi paralı mı olacak.. Allah’ın yolu paralıysa denizi neden olmasın..
Ama yol için, park yeri için masraf yapılıyor, bedeli de isteniyor..
İşte ben de tam bunu söylüyorum.. Koylar için de masraf yapılsın tekneler bedelini ödesin, koyun koruyanı, sahip çıkanı olsun..
* * *
Bu işi bilen, denizi seven, doğaya âşık teknecilerin gönülden destekleyeceğine inanıyorum..



Rehacığım torik değil çinekop!



Reha Muhtar benim için neredeyse yarım sayfa yazmış, cevap vermiş..
Aslında mesele incir çekirdeği bile değil.. Rehacığımın canı beni köşesine manşet yapmak istemiş anlaşılan..
Çünkü yazdıkları tamamen hayal ürünü..
Hayal edip cevap yazmış..
Efendim Reha ‘palamut mevsimi’ diye bir yazı yazmış da ben de ‘çocukluk, gençlik günlerimizde torik masaya gelmezdi, biz o zamanlar torik yemezdik’ diye yazmışım..
Bunun neresi laf çakma ayrı mesele de hayal ürünü olan kısmı şu..
Ben, çocukluğumuzda, gençliğimizde masaya çinekop gelmezdi dedim.. Çinekop nedir bilmezdik lüfer yenirdi, kofana yenirdi diye yazdım.. Bunları da çinekop yasağını desteklemek için yazdım..
Torikten söz etmedim, toriğin adını anmadım..
Rehacığım Boğaz çocuğu olduğu için torik ile çinekop balığını karıştırmış herhalde..
* * *
Reha’yı nasıl düzelteceğimi şaşırdım..
En iyisi Alev Alatlı’nın Viva La Muerte kitabından yardım almak..
Rehacığım diyor ki..
Turgut Reis, 21 Ağustos 1565’te Nice’e çıktı..
Ben de diyorum ki, Rehacığım..
Turgut Reis değil, Barbaros Hayrettin..
21 Ağustos değil 21 Temmuz..
1565 değil 1543..
Nice değil Marsilya..
* * *
Torik değil Reha çinekop; çinekop..
Farkı çok!





Federasyon ligi haybeden başlattı



Önce belgelere bakacağız dediler.. Sonra iddianameyi beklemekte karar kıldılar, şimdi de şike cezası sezon sonunda diyorlar..
Federasyon ipin ucunu bi kaçırdı, bir türlü toparlayamıyor..
Diyelim ki aralık ayında iddianame çıktı, ekleri yayımlandı, belgeler bilgiler ortaya saçıldı..
Sezon ne zaman bitecek?
Mayıs ayında..
Altı ay nasıl geçecek? Şikeyle suçlanan takımlar altı ay boyunca sahaya nasıl çıkacak?
Taraftarı ne yapacak?
Altı ay içinde mahkeme de bitmeyeceğine göre, ne değişecek!
* * *
Diyelim ki kuvvetli şüpheli olan üç takım da play-off’a kaldı..
O ‘play off’un kime ne yararı olur ki..
Kim izler ki..
Diyelim ki kuvvetli şüpheli üç takım ligi birinci, ikinci, üçüncü bitirdi..
Herhalde, kusura bakmayın haybeye oynadınız denilecek.. Bizlere de haybeden seyrettiniz, maçlara haybeden gittiniz..
Anlaşılan o ki; Federasyon ligi haybeden başlattı..