“Bir daha asla!” diyebilmek...

Yüzükoyun yere yatırılmış, elleri arkadan bağlı cansız bedenler... Az önce onları kurşuna dizen milisler, makineli tüfekleriyle kameraya sırıtıyor.
Siyah beyaz bir fotoğraf: Ellerinde tepsiyle, “beyaz adam”a hizmet veren yerli kadınlar...
Başka bir kare. Stadyumda, askerin denetiminde bekleşen gençler...
Trene bindirilip toplama kamplarına gönderilenler, tüm varlığını bir bavula sığdırarak sınırdışı edilenler...
Bu sahneler, Srebrenitza, Avustralya, Şili, ABD ve Bulgaristan’dan...
Ama pekala bu topraklarda da yaşanmış olabilirdi.
Yaşandı da.
1915 felaketi, Dersim, 6-7 Eylül olayları, Diyarbakır Cezaevi, Sivas katliamı, faili meçhul cinayetler...
Yakın tarihimiz, nice acı hadiseyle örülü.
Ülke, millet, ırk veya din, pek fark etmiyor... Gücü elinde bulunduran, güçsüz olanı eziyor, kullanıyor, işkence ediyor ve öldürüyor.

Özrün halleri
Son 100 yılda dünya tarihinde çok acı yaşandı, yaşanıyor da.
Ancak pek çok toplum, kendi geçmişiyle yüzleşmeye çalışıyor. Zaten demokratik ve sağlıklı bir toplumda yaşamak isteyen, buna mecbur.
Yüzleşmenin en önemli adımlarından biri, devletin resmen “özür” dilemesi.
İstanbul’da açılan “Bir Daha Asla!” sergisi, farklı toplumların geçmişteki çatışma, asimilasyon, toplu cinayet ve soykırımla nasıl mücadele ettiklerini anlatıyor. 1970’te Almanya Başbakanı Willy Brandt’ın, Varşova Gettosu anıtının önünde diz çöküşü, belki de tarihin en etkili “özür” sahnelerinden.
Avustralya, kendi sömürgeci siyaset tarihini 1995’te raporlaştırdı. Devletin özrü, 13 yıl sonra geldi.
Pearl Harbour baskını sonrasında ABD’de yaşayan Japonlar, toplama kamplarına gönderildi. 1991’de baba Bush’tan özür mektubu ve tazminat alabildiler.
Acaba bugün Suriye’deki iç savaşın ve Mısır’ın kanlı darbesinin aktörleri, bir gün özür dileyecek mi?
Guantanamo’daki insanlık dışı muameleyle ne zaman yüzleşilecek?

Biz başaracak mıyız?
Kendi karanlık tarihini “konuşmaya” başlayan Türkiye, Dersim özrüyle önemli bir adım attı.
Ama henüz Dersim’de yaşananlarla yüzleşmedik. “Bir daha asla” demediğimiz için de hala acı çekiyoruz, ötekileştiriyoruz...
Açık Toplum Vakfı kurucularından İshak Alaton, serginin sunuşunda dünyadaki özür örneklerini verip şöyle demiş:
“Benzer bir örneği acaba ülkemiz de yaratabilecek mi? Sebat edelim. İnanalım. Başaracağız. Belki ben göremeyecek olsam da.”

UNUTAN İLERLEYEMEZ

- Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür işbirliğiyle hazırlanan “Bir Daha Asla! Geçmişle Yüzleşme ve Özür” sergisi, İstanbul Tophane’deki Tütün Deposu’nda.
- Sergiyle aynı adı taşıyan kitapta (İletişim Yayınları) hem dünyadaki “hesaplaşma” örnekleri anlatılıyor, hem de özrün Türkiye’nin siyasi kültürünü nasıl güçlendirebileceğine odaklanıyor.

GAZİ’DE HALK BİENALİ!

- Hafta sonu İstanbul’un Gazi Mahallesi’nde “1. Sanat Buluşması” düzenleniyor. Sanat Meclisi çatısı altında önemli sanatçı ve aydınlar bir araya gelecek. Tema: Her yer Taksim...
- Oluşum, tüm disiplinlerin meslek sorunlarını çözmeyi; baskı gören aydın ve sanatçıları sahiplenmeyi ve elbette, antidemokratik uygulamalara karşı ses vermeyi amaçlıyor.
- Büyük Gazi Parkı’nda bugün 10-22.00 arasında halk sofrası kurulacak. Gezi’de ölenler, yaralananlar anısına sergiler, gösteriler, oyunlar düzenlenecek. Etkinlikler herkese açık ve ücretsiz.