Bu kızlara helal olsun!

Libya’ya hava bombardımanı, Nevruz ateşi, Japonya felaketi derken, Türkiye’nin ilk kez kazandığı kupanın sevincini hakkıyla kutlayamadık.
Oysa voleybolcu kızlarımızı bağrımıza basmamız, göklere çıkarmamız gerekiyor. VakıfBank Güneş Sigorta Türk Telekom takımı, Avrupa Şampiyonlar Ligi şampiyonu oldu! Hem de 12 maçın, 12’sini namağlup bitirerek...
İşin sırrı ne büyük transfer paralarında, ne de şık spor salonlarında... İşin sırrı, gönül birliğinde. Ve elbette ki VakıfBank’ın yıllardır altyapıya verdiği destekte. Takımdaki üç yabancı oyuncunun haricinde, hepsi Anadolu’dan yetişmiş sporcular.

Kütahyalı ikizlerin hikâyesi
Şampiyon takımın tüm oyuncuları, elbette birbirinden değerli... Ama Avrupa’nın en önemli kupasını Bu kızlara helal olsunkucaklayan ekipte, ikiz kardeşler Özge ve Gözde’nin hikâyesini herkes duymalı.
Gözde Sonsırma ve Özge Kırdar Çemberci, 1985 Kütahya doğumlu. Gözde takımın kaptanı, Özge ise pasörü... Voleybola daha 11 yaşındayken Kütahya Termik Spor’da başlamışlar. Hatta 1999’da Bayanlar Türkiye Şampiyonası, Kütahya’da yapıldığında şimdi birlikte oynadıkları ablalarıyla fotoğraf çektirmişler...
İkizler aynı yıl, Vakıfbank Güneş Sigorta Kulübü’nden transfer teklifi almış... Babayı ikna eden, antrenörleri olmuş. İstanbul’da antrenmanlarına, bugün hâlâ çalıştıkları salonda başlamışlar.
Daha 14 yaşında ailelerinden ayrı kalan ikizler, okulun yurdunda kaldıkları bir yılı “hayatımızın en zor zamanıydı” diye hatırlıyor. Anne yemeklerini, baba sohbetini özleyen kızlar, antrenmanlar yüzünden yemek saatlerini de kaçırıyormuş.

Günde 3 TL limiti
Sıkı disiplinle iki yıl içinde A takımına başlayan Özge ve Gözde, bugün “İyi ki o günleri yaşamışız” diyorlar... Kulüp, antrenman yaptıkları salona yakın bir ev tutunca, anne-baba daha sık ziyarete gelmiş. Sezon bittiğinde ikisi de Yıldız Milli takımına seçilmiş.
Özge anlatıyor: “O zamanlar 45 TL maaş alıyorduk. Kulübümüz her akşam sefertasları ile yemeğimizi eve gönderiyordu. Babamızdan para almamak için günde 3 TL’lik harcama limiti koyduk. Masrafımız yoktu, sürekli antrenmandaydık.”
2003’ten sonra Özge takımda yer bulamayınca bir süre başka kulüplerde kiralık oynuyor. Buna rağmen “Kulübüm bana hep sahip çıktı” demeyi ihmal etmiyor. Neyse ki Özge, pasör olarak 2007’de takıma dönüyor. Bu arada her ikisi de Maltepe Üniversitesi iletişimden mezun oluyor.
Kızların en büyük hayali, A Bayanlar Dünya Şampiyonası’nda beraber oynamak... Bir ay sonra bu hayalleri de gerçek olacak.
Biz de alkışlarımızla onları desteklemeyi ihmal etmeyelim!


MUHTAR’A “KADINCA” BİR TAVSİYE
Reha Muhtar’ın “Japon sevgili acaba ne yapıyor şimdi?” başlıklı manzumesi, medyada küçük çaplı bir atom bombası etkisi yarattı.
Deprem ve nükleer felaketten yola çıkarak 27 yıl evvelki Japon sevgiliyi yazmak, tuhaf şey... İnsan, Japonların acısıyla empati kurmak için başka bir şey bulamaz mı?
Muhtar’ın, “Beyaz Dizi” formatında kaleme aldığı ilişki, metafor falan değil, bildiğiniz ilk gençlik anısı. Tabii “evli” ve “sıkılmış”, kendinden “yaşça büyük” Japon kadının “kimonolu sürpriz” detayı da atlanmamış.
Muhtar, kendisini eleştiren meslektaşlarına dün “Şehvetten beyniniz sulanmış” diye cevap verdi. Kendisine “kadınca” bir tavsiye versem, acaba dinler mi:
İsmini vermeseniz de bir kadınla yaşadığınız özel anıları bir zahmet kendinize saklayın. Medyadaki kadın düşmanlarından değilsiniz, tamam. Ama “kadınları ne kadar sevdiğinizi” göstermek için ilişkilerinizi erotize ederek teşhir etmek, yersiz ve saygısızca.

TOKADI AYIPLAMAK
Silopi’deki nevruz kutlamasına katılan BDP milletvekili Sabahat Tuncel’in başkomisere tokat atması, hemen iktidar ve muhalefetten tepki gördü.
Pardon ama, hem bir milletvekiline basınçlı su sıkıp, hem de “Tokat attı” diye ayıplamak olmaz. “Kamu görevlisine el kaldırdı” diye efelenmeden önce, kamu görevlisi acaba haddini aşmış mı, diye sorulmaz mı?
Tuncel’in eylemini savunacak değilim. Ama aynı muamele, bir AKP veya CHP’li vekile yapılsaydı tepki ne olacaktı? “Kendini bilmez polis vekile su sıktı” denecekti.
TBMM’de yumruklarla, küfürlerle kavga etmekte beis görmeyen medeniyet abidesi vekillerimize de selam olsun.