Dijital taciz: Ne yapmalı?

İnternet, hayatımızı kolaylaştırdığı ve bizi özgürleştirdiği gibi, pek çok sorunu da beraberinde getirdi.

Güvenlik, taciz, şiddet, eşitsizlik, ayrımcılık gibi dertler, gerçek hayatta olduğu kadar hatta bazen daha da çok- dijital ortamda da yaşanıyor.

Şirketler kâr, devletler ise “güvenlik ve ahlak” adı altında bireyi kontrol etmeye odaklanırken marjinalize edilen grupların (kadınlar, LGBTİ, engelliler, yoksullar gibi) işi, her zamanki gibi zor.

Neyse ki ifade özgürlüğüyle sansürün kesiştiği noktalara kafa yoran hatırı sayılır miktarda etkili insan var...

Geçen hafta Harvard Üniversitesi’nin Berkman İnternet ve Toplum Merkezi’nde düzenlenen bir toplantıya katıldım.

Dünyanın farklı yerlerinden gelen akademisyen, hukukçu, aktivist, bilişim uzmanları ve gazetecilerin bulunduğu etkinliğin adı “Online Mizojeni”, yani internette kadın düşmanlığıydı...

Taciz örnekleri ve sorunlar

Toplantının içeriğini aktarmaya yetkim yok. Ancak dijital ortamdaki taciz ve ayrımcılıkla mücadeleden örnekler vereceğim. Zira cinsiyetçiliğin yaygın olduğu Türkiye’de, özellikle kadın gazeteciler, LGBTi ve Beren Saat gibi şöhretlerin hedef yapıldığı saldırılarla mücadele etmemiz gerek.

Pew Araştırma Merkezi’ne göre kadınlar, genel olarak dijital taciz ve şiddetten en çok etkilenen grup. Bağımsız feminist platform Kadınlar, Aksiyon ve Medya (WAM!) Twitter’da tacizin tespiti, incelenmesi ve nasıl karşılık verileceği konusunda rapor hazırladı.

Rapordan Twitter ve sosyal medya platformlarına çıkan tavsiyeler şöyle:

- Online taciz ve istismarı daha geniş ve net tanımlamak, “doğrudan, özel şiddet tehdidi”nin ötesine taşımak. Taciz ve tehditlerin yüzde 19’u, tek bir düğmeyle tanımlanamayacak kadar karmaşık.

- Twitter istismar bildirimi için arayüzünü yenilemeli. Çünkü dijital ortamda taciz ciddi travmalara sebep oluyor.

- Twitter’ın, “taciz ve tehdit” kriterlerini aşmasını beceren tacizcilerin kullandığı metotları gözden geçirmesi gerekiyor. Mesela tweet’i paylaşıp silmek, bunlardan biri.

- Kullanıcı, nefret söylemi ve taciz içeren şüpheli hesap ve içeriği filtreleyebilmesi, bu yolla Twitter âlemini desteğe çağırabilmesi (dogpiling*) için güçlendirilmeli.

- Online taciz ve nefret söylemini yayanlarla, spam ve başka sebeplerle hesapların askıya alınması, birbirinden ayırt edilebilmeli.

Beyaz erkek yöneticiler

WAM!, kadın düşmanlığı başta olmak üzere, internette taciz, şiddet ve nefret içerikli söylemle baş etmek için bilişim şirketlerinin kendi yapılarında eşitliğe gidilmesini tabii ki unutmamış.

Twitter’ın yönetici kademesinin yüzde 79’u erkek! Yüzde 72’si “beyaz” erkek. (2014)

Dijital ortamda kadınların, hele ki siyah, hispanik ve asyatik kadınların en çok tacize uğrayan kesimken bilişim şirketleri de buna göre kendi içlerindeki liderlik yapısını gözden geçirmeli.

Twitter, cinsiyetçilikle mücadelede sosyal medyaya öncülük edebilir. Dezavantajlı gruplar; sadece kendilerini korumak adına değil, eşitlik için #HarassStats başlığıyla yayımlanan raporları takip edip, yaygınlaştırılmasını sağlayabilir.

Dijital ortamdaki taciz ve nefret söyleminin önüne geçebilmek için Türkiye’de de benzer oluşum ve çalışmaları hızlandırmalıyız.

* Dogpiling: Yüzlerce, hatta binlerce Twitter kullanıcısının birleşip, trolleyen veya ayrımcılık yapanları açığa çıkarması.

TWITTER’DA TACİZİN FARKLI YÜZLERİ
Kadın (LGBTİ kadınlar dahil) tweet’çilerin yüzde 27’si nefret söyleminin kurbanı.
Yüzde 22’sinin kişisel bilgileri, onayları olmadan internette yayınlandı (buna doxxing deniyor.)
Yüzde 12’si, şiddet içeren tehditler aldı. Yüzde 19’u tehdidin başka şekillerine maruz kaldı.
Yüzde 3 “intikam pornosu” denen, kişinin onayı olmadan yayınlanan görsellerle tehdit edildi. Yüzde 9’u, hedef aldığı kadın hakkında yanlış-sahte içerik üretti.
Yüzde 3’ü, hem sanal hem gerçek hayatta başkaları tarafından da taciz edilmeye davet edildi. (Kaynak: WAM! Taciz Raporu)