İnterneti toptan yasaklayın bari

Haber alma alışkanlıkları, tüm dünyada değişiyor. Hele bizdeki gibi basın özgürlüğü hızla kısıtlanan ülkelerde, internet yayıncılığı tek umut...
Ancak Türkiye’de zaten sorunlu olan internet özgürlüğü, hükümetin yeni ataklarıyla iyice kısıtlanacak:
AKP’nin, internette denetim ve yaptırımların genişletilmesine ilişkin kanun teklifi, torbalaştırılarak alt komisyonda kabul edildi...
Zaten ne çektiysek torba kanunlardan çıkmadı mı!
Nefret söylemini engellemek, özel hayatın gizliliğini sağlamak ve çocukların zararlı içeriğe erişmesini engellemek gibi amaçlarla yola çıkılsa da...
Konunun uzmanları, bu teklifin internet sansürünü daha da ağırlaştıracağını vurguluyor.
İyi de neden ve nasıl?

Muğlak ve keyfi
1. Her şeyden evvel teklif hazırlanırken, uluslararası alanda uzman uygulamacı ve akademisyenlere, STK’lara danışılmadı.
2. Yıllardır tartışılan 5651 sayılı kanunun genişletilmesi, yolsuzluk belgesi, videosu vs gibi içeriklerin yayınlanmasına engel olacak.
3. Erişim engelleme nedenlerine “nefret söylemi” de eklenecek. Ancak konuyla ilgili yasa hayli muğlak. Ne de olsa nefret söyleminin “Sünni-Türk-Müslüman” değerlerle sınırlandırıldığına defalarca tanık olduk.
4. Yer sağlayıcı yurtdışındaysa bile erişim engellenebilecek... DNS değiştirerek bir siteye girilemeyecek.
5. Sansür, URL adresi tabanlı yapılabilecek: Anahtar kelimelerle “uygunsuz içerik” belirlenip sayfa kaldırılabilecek.

Hâkim kararı yetecek
6. Hosting firmaları her kullanıcının izini sürebilecek. Tüm bu “gözetleme” eylemleri internet trafiğini aşırı derecede yavaşlatacak.
7. Hâkimler, 24 saat içinde sansür kararı verebilecek. “Zararlı” görülen içerik çıkarılmazsa, 500-1.000 TL arasında günlük para cezası kesilecek.
Dünyada, bilginin serbest paylaşımını savunmak amacıyla kurulan Korsan Parti’ye göre yeni tasarının her maddesi facia:
Muhalif fikirlere ait sitelerin “nefret söylemi” kapsamında değerlendirilmesi ve bir bir kapatılması mümkün olacak.
Popüler sosyal paylaşım siteleriyse “gerekirse” toptan engellenebilir...
Ayrıca tüzüğünü devletin belirleyeceği “Erişim Sağlayıcıları Birliği”ne üye olmak zorunlu hale getirilecek.
12 maddelik tasarının detaylarıyla tartışılması hayati. Yoksa bu gidişatın sonu Çin.
(Yeni tasarı ve eleştiriler için: tbmm.gov.tr, alternatifbilisim.org, korsanparti.org)

KORU’NUN BALBAY’DAN FARKI NE?

- Dört yıl önce manşetlerde Mustafa Balbay’ın günlükleri vardı. Dönemin Cumhuriyet Ankara temsilcisinin generallerle yaptığı konuşmaların notları, satır satır ifşa edildi.

- Balbay, günlükleri nedeniyle sadece hükümeti devirme teşebbüsünde bulunmakla suçlanmadı... “Darbecilerin medya kalemşoru” ilan edilerek itibarsızlaştırıldı. Ergenekon sanığı olarak 4.5 yıl hapis yattı.
n Bugün, Cumhurbaşkanı-Başbakan ve Hocaefendi üçgeninde arabuluculuk ve posta güvercini girişimleriyle konuşulan bir başka gazeteci var: Fehmi Koru... Gülen’i devletin yöneticilerine mektup yazmaya teşvik eden ta kendisi.

- Peki zamanında Balbay’ın askerle ilişkileri “siyaseti dizayn etme hevesi” diye kınandıysa Koru’ya ne demeli? Siyaseti yönlendirmek bir yana, parçası olmaya pek hevesli bir “gazeteci” portresi çizmiyor mu? Mesele sadece bir tarafın sivil (dini lider) diğerinin asker olması mı? Yoksa gazetecinin mesleki sınırları zorlayan kişisel ilişkileri mi?

POLONEZKÖY EKSİKTİ!

- İstanbul’un tüm yeşil alanları betona dönüşmeden durmayacaklar: Son olarak Polonezköy Tabiat Parkı’nı yapılaşmaya açacak imar planları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca onaylandı.

- Otel, SPA, lokanta, “düşük yoğunluklu” konut gibi tesislerin imar planlarına itiraz için 1 ay süre var. Hoş, itiraz edilince ne oluyor derseniz, o da ayrı bir konu.

- Bianet’e konuşan İÜ Orman Mühendisliği’nden Prof. Dr. Sedat Ayanoğlu “Polonezköy parkı, İstanbul’un doğal bitki türlerinin tamamını bulunduruyor. Parkı bir kez yapılaşmaya açarsanız, geçmiş olsun” diyor.