Kadınlara müjde: İstanbul sözleşmesi onaylanacak!

Ferdane Çöl gibi haberlere bakıp “Benim de kocam beni öldürür mü?” diye korkan ve ertesi gün şiddetin kurbanı olan kadınlarımız, artık devletin onları korumak için her türlü önlemi alacağını bilsin!

Kadınlara müjde: İstanbul sözleşmesi onaylanacak

Kadına şiddetin son sembolü Ferdane Çöl oldu.

Cumartesi sabahı içimi ferahlatan üç önemli telefon aldım: TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, teker teker arayıp İstanbul sözleşmesiyle ilgili açıklamalarda bulundu...
Müjdeler olsun hanımlar, beyler, çocuklar! Hükümetin temsilcileri, “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlemesi” ile ilgili Avrupa Konseyi sözleşmesinin TBMM onayına sunulacağını ve bizzat bu işin takipçisi olduklarını garanti etti.
Kısaca hatırlatayım: Dün, CHP milletvekili Gülsüm Bilgehan’ın bu sözleşmenin onayı için TBMM’ye kanun teklifi sunduğunu... Fakat TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in bu teklifi “dış politikaya müdahale olur” diye geri çevirdiğini yazdım. İstanbul sözleşmesini sahiplenmemiz gerektiğini, ancak bu şekilde şiddetle etkin bir mücadele verebileceğimizi de dile getirdim.
Başta Cemil Çiçek olmak üzere, Bakan Şahin ve Bakan Davutoğlu, bu konuda geri adımın söz konusu olmadığını açıkladı. İşte bakanların ve TBMM Başkanı’nın verdiği bilgiler...

İç tüzük sorunu
TBMM BAŞKANI ÇİÇEK:
“Uluslararası sözleşmelerin TBMM’ye sunumu ve onayı, hükümetin sorumluluğunda. Bu nedenle diğer tasarılardan farklı bir usul izleniyor... Sayın Bilgehan’ın teklifini geri çevirme nedenim kişisel değil, iç tüzük böyle.
Şahsi kanaatim, sözleşmenin bir an evvel Genel Kurul’dan geçmesi. Bu nedenle Sayın Şahin’i de arayıp “bana düşen ne varsa sonuna kadar destek veririm” dedim. Hükümet, sivil toplum, muhalefet, hep birlikte çalışalım ve bu işin yasal düzenlemesini yapalım.
BAKAN ŞAHİN: “İstanbul sözleşmesinin önce Bakanlar Kurulu’ndan geçmesi, sonra parlamentoda onaylanması gerekiyor. Bu bizim önceliğimiz... 90 maddelik bu sözleşmenin onayı için Adalet ve İçişleri bakanlıkları ile koordinasyon halindeyiz. Zira sözleşmede olan, fakat şu anki yasal düzenlemeyle uymayan maddeler var. Yeni yasayı hazırlarken de bu sözleşmeyi baz aldık.
Meclis Başkanı ile 1 ay önce konuştuk, ciddi parlamento desteği var. Mali sorun da yok. Sivil toplumla konuştuk, sona yaklaştık. Sözleşmenin onayıyla kadının korunma sorunu kendiliğinden çözülecek.”

Şahsi meselem
DAVUTOĞLU:
“İstanbul sözleşmesi, Türkiye’nin dönem başkanlığında imzalandı. Bizim öncülük ettiğimiz, hatta bizim ilk imzayı attığımız bir sözleşme. Benim, şahsi olarak sahiplendiğim bir mesele. Dolayısıyla “dostlar alışverişte görsün” durumu söz konusu değil.
İmza mayıs ayında atıldı, ancak araya seçim ve yaz tatili girdi. Meclis yasama dönemine yeni başladı. Bu arada teknik süreçle ilgili bakanlıklardan görüş aldık. Var olan mevzuatla uyum olmasa bile çekince koymadan, benim imzamla Bakanlar Kurulu’na sevk edildi.
Süreçte hiçbir yavaşlama olmadı. Bürokraside yavaşlama olsa bile müdahale ederiz. Şahsen takip ediyorum, önem veriyorum. Şimdi kanun taslağına dönüşüp Meclis’e sevk edeceğiz.

Devlet söz verdi
Elbette devletin en yetkin isimlerinden bu sözleri duymak, hepimiz için mutluluk verici... Ferdane Çöl gibi, haberlere bakıp “Benim de kocam beni öldürür mü?” diye korkan ve ertesi gün şiddetin kurbanı olan kadınlarımız, artık devletin onları korumak için her türlü önlemi alacağını bilsin!
Ama rahatlamak için henüz erken... Çünkü şiddet ve cinayet vakalarını önlemek için alınacak yol, çok uzun ve çetrefilli.