Nükleer atığın tam ortasında nefes alıyorlar

Rusya’daki Mayak nükleer tesisi 60 yıldır zehir saçıyor. Nükleer atığın sızdığı ırmak kenarındaki radyasyon seviyesi normalden 150 kat fazla!

Nükleer atığın tam ortasında nefes alıyorlar
Çeçenistan göçmenleri, Geiger aletini ellerinden düşürmüyor.

Çernobil’in yıldönümünde dünya, bir kez daha nükleer tesislerin yarattığı tehlikeleri konuşuyor. Ancak 30 km’lik bir çapta çevresi boşaltılan Çernobil’den sonra da nükleer felaketler yaşandı ve hala yaşanıyor! Üstelik şu anda Çernobil’dekinden çok daha yüksek seviyelerde radyasyonla yüklü yerlerde yaşayanlar var... Dünya onlardan habersiz, onlarsa “biz yetkililerin gözünde zaten yaşamıyoruz” diyorlar.
Kayıtlara geçen en büyük nükleer kazalar, sırasıyla Fukuşima, Çernobil ve Mayak... Rusya’nın 2. Dünya Savaşı döneminde “Almanların ulaşamaması” için Ural dağlarının doğusunda kurduğu Mayak nükleer tesisinde, şimdiye dek 50’ye yakın nükleer kaza oldu.
Nükleer atıklar, hala bölge halkı için büyük bir sorun. Zira Rusya’nın her yerinden, hatta yurtdışından gelen nükleer atıklar burada depolanıyor.
Sanırım şu rakam fikir verecektir: Radyasyon sızıntısının olduğu bölgede doğan bebeklerin yüzde 98’i bir hastalıktan mustarip. Kanser vakaları yüksek, ayrıca radyasyon bağlantılı hastalıklar son derecede yaygın.
Çelyabinsk’te Mayak faciasının yaşandığı bölgeyi gözlerimizle görmesek belki inanmazdık. Greenpeace Rusya ekibiyle birlikte nükleer tesisin zehirlediği ırmak boyunca hem radyasyon ölçümü yaptık... Hem de radyasyon seviyeleri yüzünden vahim sağlık ve barınma sorunları yaşayan köylülerle konuştuk.

Hayalet köy: Müslümovo
Çoğunlukla Müslüman Tatarların yaşadığı Müslümovo köyü, Techa ırmağından akan zehirden en fazla etkilenen yerlerden. Su kullanılamaz halde, ancak köyden gelen hayvanlar hala buradan su içiyor, otluyor. Yer altı suları bile zehirli!..
Kıyafetlerimizi kuşanıp Müslümovo’ya gitmeden ölçüm yapıyoruz. Giydiğimiz tulumlar, bizi radyasyondan korumuyor ancak yüksek dozda radyasyon alırsak hemen imha edebilmek için gerekli.
Müslümovo köyünden Gusman ve Greenpeace’in nükleer uzmanlarının rehberliğinde ölçüm yapıyoruz... Arabamızın park ettiği yerde ölçüm, saatte 0.15 mikrosievert çıkıyor. Ancak nehre ilerledikçe radyasyon ölçme cihazından gelen takırtılar, korkutucu biçimde artıyor! Alarm seviyesi 1’de başlıyor. Nehir kenarında bu rakam, yer yer saatte 30 mikrosiverte ulaşıyor...
Bu rakam, Fukuşima çevresinde boşaltılan merkezde 2011 Eylül’ünde yapılan bir ölçümdeki radyasyon seviyesiyle aynı! Çernobil’de, yasak alanda bile bu oranın altında...
Kısa süreliğine bu miktar “zararsız”. Ancak burada yaşayanlar, sürekli radyasyona maruz kalıyor.
Nehrin birkaç yüz metre ötesinde, eskiden öğrenci yurdu olarak kullanılan binanın hemen yanında paslı bir tabela var. Meali, “Tehlikeli bölge. Sadece yetkililer girebilir”. Ancak 100 metre ötedeki bir evde yaşayanlar var. Çeçenistan göçmeni Gilani Denbayev ve karısı Zuhra, bir Amerikalı gazetecinin hediye ettiği Geiger aletini ellerinden düşürmüyor.
Gilani, çalışmak için Müslümova’ya 1998’de gelip abisinin yanına yerleşmiş. 2001’de ailesi ona katılmış.
Denbayev, bir çanta dolusu evrağını bize gösteriyor: Maruz kaldığı hastalıklar için aldığı belgelerle dolu!
Yıllardır uğraştığını anlatan Denbayev, Rusya devletinin vermeyi kabul ettiği 1 milyon ruble (yaklaşık 31.250 dolar) tazminatın, şehirde dört kişilik bir ev almaya yetmediğini anlatıyor. Başka gidecek bir yeri yok!

MAYAK’TA NÜKLEER KAZALAR
- Mayak, Rusya’nın en büyük nükleer tesislerinden. Nükleer silah için plutonyum üretimi ve nükleer işleme tesisleri bulunan Mayak, Çelyabinsk sanayi şehrinin 72 km kuzeybatısında.
- Mayak, tam Techa ırmağının doğduğu yere kurulmuş. 1940-1950 arası nükleer atık direkt ırmağa bırakılmış. 1957’de en büyük nükleer patlama burada oldu. (Kazanın tehlike derecesi, 7 üzerinden 6). Sovyet rejimi bu kazayı 30 yıl gizledi.
- 1967’de radyoaktif tozlar bölgeye saçıldı. Son 45 yılda, bölgede yaşayan toplam 400 bin insan radyasyondan etkilendi.
- Neredeyse her yıl bir “kaza” yaşanan tesisler kapatılmadığı gibi, 90’larda ve 2000’lerde de sızıntı oldu. Likit nükleer atıklar, yoğun zehirlenmeye neden oluyor.
- Mayak’ın işletmesi Rosatom’a ait. Şirket, Mersin Akkuyu’da nükleer santral yapmaya talip olan Rusya’nın nükleer tekeli.
- 1990’lardan itibaren Greenpeace ve başka sivil toplum örgütleri, en çok zarar gören Müslümovo’nun başka bir yere taşınması için baskı yaptı. Ancak 2006’da Rosatom, “yeniden yerleştirme”yi kabul etti. Fakat bu program yetersiz kaldı.