Şükran Moral istediğini aldı

Bir galeride, yüz kişinin önünde seks yapmak sanat mıdır? Yok-sa mide bulandırıcı bir teşhir-cilik, alenen pornografi mi?

Bir galeride, yüz kişinin önünde seks yapmak sanat mıdır? Yoksa mide bulandırıcı bir teşhircilik, alenen pornografi mi?
İstanbul, Şükran Moral’ın “Amemus” adlı performansının yankılarıyla çalkalanıyor. Moral, Casa Dell Arte’de, davetlilerin önünde bir kadınla 20 dakika sevişti. Aynı zamanda “performans” fotoğraflandı ve videoya çekildi. Neye uğradığını şaşıran kimi davetliler, mekânı terk etti. Haber, dün internet sitelerinde “Galeri açılışında lezbiyen seks!” ve “seks rezaleti” gibi başlıklarla yer aldı.
Tepkilerden çıkan sonuç şu: Sanatçı, amacına ulaştı. Provokatif işlerle yurtdışında adından söz ettiren Şükran Moral, Türk kamuoyunda pek tanınmazdı. Şimdi adı, herkesin beynine kazındı. Tabii, “canlı lezbiyen seks yapan kadın” olarak!

En cesur kadın sanatçı
Moral, dün meşhur olmadı. Gila Benmayor, beş yıl önce Moral’ın İtalyanları şoke ettiğini yazıyordu. Çünkü çıplak olarak çarmıha gerilmiş Hz. İsa pozu vermişti. İtalya’dan, 1994’te sınırdışı edilmesinden sonra “çektiği acıları” böyle anlatmıştı.
Daha doğrusu, Türkiye’de işini böyle anlatırken Almanya’da verdiği röportajda, aynı eser için “Türkiye’de kadın sanatçı olmanın ne anlama geldiğini gösterdim” diyecekti.
Bugün Moral’ın işleri Victorian Albert’tan British Museum’a önemli müzelerin koleksiyonunda. Geçen yıl Berlin’deki “Istanbul Next Wave” adlı sergiye altı işiyle katılıp kendinden söz ettirdi. Hatta Bild gazetesi onu “Türkiye’nin en cesur kadın sanatçısı” diye lanse etti. Bunlar, pek az çağdaş Türk sanatçısının elde ettiği bir başarı. Şu işe bakın ki Türkiye’de ünlü olması için “canlı seks” yapması gerekti? Hem de bir “bayan”la!

‘Hep korkuyorum’
Savaş, kadın, din ve göç temalarını işleyen Şükran Moral’ın geçen yıl Der Spiegel’de yayımlanan ilginç bir röportajı var. Türkiye’de, kadının konumu ve kadına şiddetle ilgili eserleri yüzünden “hep korktuğunu” söyleyen Moral, “Ama ne olacağını bilemezsiniz. Hep korkuyla da yaşanmaz ki?” diyordu. Kaldı ki Türkiye’de eserleriyle ilgili olay çıkmadı. Oysa arkadaşları “Öldürecekler seni, kaç buradan” diyordu...
Moral, evrensel konuları ele alsa da “özellikle Doğu toplumlarının” kadın ve kızlara karşı nefret beslediğine inanıyor. Ve bugün olay yaratan performansının ipucunu şu sözlerle veriyor: “Kadın orgazmından korkarlar. Kadın cinselliğinden korkarlar. Çok erkekle beraber olan kadınlardan korkarlar.”
Anlaşılan o ki Moral, kendini teşhir yoluyla bizi rahatsız etmeye devam edecek. Sanat mıdır, değil midir derseniz... Marina Abromoviç’in 70’lerden bu yana yaptığı eserlerine ve New York’ta olay yaratan “The Artist Is Present” sergisine bir bakın.
Kızdığınız şey çıplaklık ve teşhircilikse, her yerde var. Bugünkü gazetelere bakmanız yeterli!

Şükran Moral istediğini aldı

BÖYLE SANATIN...
- Moral, Terme’de doğup büyüdü. Ailesi, “O... olursun” diye ortaokula yollamak istememiş!
- Her şeye rağmen direnen ve 18’inde Ankara’da Güzel Sanatlar okumaya giden Moral, 1989’da İtalya’ya taşındı. Bu ülkeden sınırdışı edildikten sonra dava açıp kazandı ve 1994’te Roma’ya döndü. Academia di Belle Arti’de derece aldı.
- Moral, kadına karşı şiddetin sadece Türkiye’de değil, Fransa’dan Almanya’ya, evrensel bir sorun olduğunu savunuyor.
- “Suçlu Bulundu” adlı eserine bakan bir adamın “Böyle sanatın ...” dediğini anlatan Moral, bu sözleri iltifat kabul ettiğini belirtiyor: “İnsanların ..... böyle sanatı” demesini istiyorum!