Winter is coming (*)

Game of Thrones dizisini izleyenler, ilk bölüme adını veren bu repliği iyi bilir. Krallıklar, asiller, kabileler birbirini savaşlarda boğazlar, türlü entrikayı çevirirken insanlığı bekleyen asıl felaket başkadır: Yıllar sürecek çok zorlu bir kış, yani açlık, sefalet, hayatta kalma mücadelesi zamanı.
En barbar savaşlar, hatta zombi istilası bile Kuzeylilerin fısıldayarak söylediği “kış” kadar korkutucu değildir. Metaforik olarak kış, herkesin hayatında zorlu dönemler yaşayacağı düşüncesini ifade eder.
Yaşadığımız “modern” dünya, ne yazık ki hâlâ fantastik dizilere rahmet okutan şiddete, cahilliklere, vandallıklara, açgözlülüğe sahne oluyor.

Bayrak indirildi
Türkiye’de “kış” uzun zamandır kapıda: İnsan hakları ihlallerinden yargının ayaklar altına alınmasına... Laikliğin yerine din ve ahlakın konmasından toplumun kutuplaştırılmasına... Dış politikadaki akıl almaz hatalardan neo-kapitalizmin vahşi yöntemlerinin kutsallaştırılmasına...
Giderek hızlanan adımlarla, kış geliyor.
IŞİD gibi çağlar öncesi bir zihniyetin temsilcisi, dünyanın en azılı ve artık en paralı barbar örgütü. Suriye ve Irak’ta cihat ilan ederek nüfuzunu hızla genişletiyor, Musul’dan sonra Bağdat’a dayandı.
Türkiye topraklarında bayrağın yarıya indirilmesi infiale yol açarken... Ne ironidir ki bir gün sonra, Musul’daki Türk toprakları sayılan konsoloslukta bayrak tamamen indirilince suspus olunuyor.

Teröristler yuvalandı
Milliyet’in dünkü manşeti, IŞİD için 3 bin Türk’ün savaştığıydı... Anlaşılan Yüce Türkiye devleti, kırmızı fularlı kızları, yayıncıları, tek bir sabıkası olmayan yurttaşları, Gülencileri, Kürtleri, Alevileri “terörist” ilan etmedeki maharetini El Kaideciler için gösterememişti!
Gösterseydi, Reyhanlı katliamı davasının 115 sayfasında bir kere “El Kaide” adı geçerdi. İçişleri eski Bakanı Muammer Güler, birinci ağızdan El Kaide’yi aklamaz, hükümetin diğer şahinleri suçu “Suriye rejimi”nde bulmazdı. Sınırda yakalanan şüpheli İHH araçları böylesine sahiplenilmezdi.
Şimdi konsolosluk görevlilerimiz IŞİD’in elinde rehin. TC 5 milyon dolar vermezse her gün bir TIR şoförünü öldüreceklerini söylüyorlar.

On yıllar sürecek
“Böyyük” devletimiz için para elbet sorun olmaz. Zaten kaçak petrol satın alarak, ülkede İslamcı militanların yuvalanmasına ve serbestçe hareket etmelerine olanak verip beslemiyorlar mı? Asıl sorun, bundan sonra başka ne tavizlerin verileceği.
Velhasıl, kış kapımızda... Çatışmalar, insan kaçırmalar, saldırılar, tehditler, kafa kesmeler, tecavüzler, can havliyle kaçan mülteciler ve tüm bunlardan doğan ekonomik ve sosyal sıkıntılar belki on yıllarca sürecek.
Bunu görmemek için ya aptal olmak ya da başka bir amaç gütmek lazım.
Soru şu: Türkiye’yi yönetenler, herkes için facia anlamına gelecek “kış”ı uzak tutabilecek güç ve beceriye sahip mi? Yoksa “Ne de olsa Sünni kardeşlerimiz bizi kesmez, yeter ki biz iktidar olalım, işimize bakalım” düşüncesi mi hakim?
Korkarım sonuncusu geçerli. Bu mantık iktidarda olduğu sürece, hep kış.
(*) Kış geliyor

GELİN YETİŞTİRMEK NEYİN KAFASI?

* Posta, 5. Sınıf Sosyal Bilgiler dersi için MEB onaylı kitapta kız öğrenciler için önerilen “oyun”u yayımladı.
* “Kız öğrencilerinizden birine gelin rolü verin” denilen kitapta, “Kınayla gelinin evinin ve kocasının yoluna gerekirse kurban olacağının vurgulandığını söyleyiniz” şeklinde tavsiyeler var.
* Küçük kız çocuklarını “kültür ve gelenek” kisvesi altında gelin olmayı, kurban edilmeyi öğretmek, tam da IŞİD tadında olmuş. Tebrikler.