Ahlak noksanı...

Her yıl nisan ayında aynı şeyi tartışıyoruz: n Ermeni tasarısı bu yıl ABD Kongresi’ne gelecek mi? Gelirse geçecek mi?
n ABD Başkanı, konuşmasında “soykırım” sözcüğünü kullanacak mı, kullanmayacak mı?
Ve tabii Amerika cephesinden Türkiye’ye yönelik “soykırım politikası!” bu yıl da geçmiş yıllardakinden farklı değil.
Her yıl bu konuda gerilim yaşanıyor. ABD’ye heyetler gidiyor. Pazarlıklar yapılıyor. ABD yeni bir şeyler koparmanın peşine düşüyor.
Bizim 1915 olaylarına bakışımız net? Evet, o tarihte hiç istenmeyen, çok üzücü olayların yaşandığı doğrudur. Pek çok ölümlerin olduğu da... Bunlar savaş koşullarında yaşanabilecek olaylardır. Ama soykırım olarak nitelendirilemez.
* * *
Peki, Amerika’nın 1915 olaylarına bakışı nedir? Olayları ya soykırım olarak görüyordur ya da görmüyordur. Görmüyorsa bunu şimdiye kadar çoktan açıklaması... Yok görüyorsa, neden gördüğünü önce belgeleriyle açıklayıp sonra da gereğini yapması gerekirdi.
Ama ne onu ne ötekini yapıyor. Yıllardır yaptığı tek şey, önümüze her yıl yeni taleplerle çıkıp... Bunları kabul etmezseniz tasarı Kongre’den geçer... Başkanımız da soykırım sözcüğünü kullanır, diyerek şantajı sürdürmesi.
95 yıl önce yaşanmış bir üzücü olayı böylesine şantaj malzemesi yapmak herhalde en az soykırım kadar ahlak dışı bir davranıştır. Koca Amerika’nın küçük oyununa bakın hele...

Balbay’a özgürlük
Cumhuriyet gazetesinde Mustafa Balbay’ın sütununda dün şu ibare yer aldı:
“Mustafa Balbay 364 gündür tutuklu”
Bugün 365. gün...
Mustafa Balbay hapishanede birinci yılını doldurdu.
Savunmasını çoktan yaptı. Artık ne kanıtları karartması söz konusu, ne kaçması... Ama o hâlâ tutuklu.
Mahkeme Başkanı tahliyesi yönünde oy kullandığı halde tutuklu...
Ergenekon’da 4 yargıçlı bir mahkemenin üzerine 6 bin sayfalık iddianame yüklendi.
Doğal olarak davalar kaplumbağa hızıyla yürüyor.
Bu davalar ne zaman sonuçlanır? Kimse bilmiyor.
Kimileri dalga geçer gibi konuşuyor: Merak etmeyin yargılamada aksaklık olursa Yargıtay’dan veya AİHM’den döner. Ne zaman? Meçhul...
Mustafa Balbay anlatıyor:
“Bir bilgisayara el koymak gerektiğinde içindeki bilgilerin bir kopyasının, bilgisayarın sahibine ya da avukatına verilmesi gerekiyor.
Eğer bu yapılmamışsa, o bilgisayardan elde edilen deliller hukuki kabul edilemez ve sanığın aleyhine kullanılamaz.
Benim durumum aynen böyle... Bilgisayarlarımın kopyası bana verilmedi.
Mahkeme heyeti tutukluluğun devamına karar verirken ‘mevcut delil durumunu’ da gerekçe gösteriyor. Delillerin hukuki olup olmadığına ise hüküm aşamasında karar vereceğini söylüyor...
O aşama ne zaman gelir?
En iyimser tahmin 5 yıl sonra... Gerçekçi tahmin 20 yıl sonra...”
Balbay’ın tutukluluğu yarınlarda telafisi olmayacak bir drama dönüşüyor. İnsanın vicdanı sızlamadan seyirci kalamayacağı bir dram...

Okul
Kandilli Kız Lisesi önünde yarın saat 14:00’te eğitimseverler buluşuyor. Kadıköy ADD, Üsküdar ADD, ÇYDD Üsküdar, Cumhuriyetçi Kadınlar Birliği, Çamlıca Kız Lisesi Mezunları Derneği, ve Eğitim İş’in katılımıyla bir basın açıklaması yapılacak. Okul satışları kınanacak.
İstanbul ’da 22 okulun satışı gündemde. Bu okullar:
Çamlıca Kız Lisesi,Kandilli Kız Lisesi, Etiler Otelcilik Meslek Lisesi, İlhami Örnekal İ.Ö, Fenerbahçe Lisesi, Mermerci Ananadolu Otelcilik, Etiler Lisesi, Levent Kız Meslek, Rüştü Uzel, Nilüfer Hatun, Paşamandıra İ.Ö. Ziyapaşa (Kağıthane,) Kartaltepe, Oruçgazi İ.Ö, İbrahim Ökten İ.Ö, Küçükyalı İÖ, Küçükyalı Merkez İÖ, Kemal Atatürk Lisesi (Kadıköy), Çağlayan İ.Ö , Maçka İÖ, Sait Çiftçi İÖ...
Kötü ekonomik yönetimin cezası okullar satılarak çocuklara ödetilmemeli... Çocuklar okullarından atılmamalı...

Gizli tanıklar kimi gizliyor...
Kendilerini mi yoksa onlara talimat veren kişileri mi?
Haldun Ertem

Gökçek
Ankara ve İstanbul’da otobüs zamlarının idare mahkemelerinin kararıyla geri alınması üzerine atanmışlarla seçilmişlerin oynadığı ters role dikkati çekmiştik.
Melih Gökçek gönderdiği açıklamada bizi insafa davet ederek diyor ki:
“Bizim otobüs taşıma ücretlerinde tam bilet fiyatları şu anda 1.5 lira... 2003 yılına döndüğümüz zaman, fiyatlar 90 kuruş oluyor. 2003 yılından bugüne kadar 7 yılda, yüzde 66 artış yapmışız. Aynı sürede gazetenizin fiyatı yüzde 150 artmıştır..”
Doğrudur... Her türlü malın ve hizmetin maliyeti artıyor. Ancak çalışan vatandaş emeğinin hakkını alsa.. Belediye kendi bütçesini tasarruf ölçülerine uyarak kullansa ve vatandaş buna inansa... Sanırız o zaman itirazlar ve isyanlar bu kadar büyük olmazdı.

Fikir
Sayın Başbakan partileri TBMM kapatsın dedi. Böyle bir oylamanın dürüst olması için o oylamaya kapatılması istenen partinin milletvekillerinin katılmaması gerekir...
Kemal Büke

Çılgınlar
95’lik genç kız Muazzez İlmiye Çığ bu ayın ortasında bin kişilik bir gençlik grubuyla Çanakkale’ye çıkarma yapacakmış... Tabii yanında da Toprak Dede Hayrettin Karaca olacak... Türkiye Gençlik Birliği’ne fahri üye olarak alınmış. Dedi ki önceki akşam sohbet ederken:
- Biz çılgın ihtiyarlar önde.. Cesur gençler arkada... Çanakkale’ye çıkarma yapacağız...
Bekle Çanakkale... Gençler geliyor...