Köşede 38 yıl...

Bu köşe dün 38 yaşına bastı...

Açık Pencere yaşamına 19 Şubat 1982 tarihinde Güneş gazetesinde başlamıştı. O zamanki adımız Arka Pencere, genel yayın yönetmenimiz Güneri Cıvaoğlu idi... 1986 yılında Milliyet gazetesine geçtik, adımız Açık Pencere oldu. 38 yıldır okurumuzun karşısına imzamızla çıkıyoruz. Basın tarihinde kısa ama köşelerin tarihinde pek de kısa olmayan bir süre sayılır bunca zaman. En büyük mutluluğumuz bu süreçte görev olarak insanımızın derdine çare aramış, onları elimizden geldiğince bilgilendirmiş, hoşça vakit geçirtmiş olmamızdır.

İlkelerimizi anlatmaya gerek var mı?

Dürüst ve tarafsız olmalı. Okuru aptal yerine koymamalı. Çıkar çevrelerinin aleti olmamalı, ezilenin sesi olmalı.

Bu köşede her zaman ulusal çıkarları savunduk; laik, demokratik, çağdaş bir Türkiye’nin özlemini dile getirdik. Ulusça daha adil, daha uygar, daha onurlu bir ülkenin insanları olmayı hak ettiğimizi anlatıp durduk.

Pusulamız her zaman okurlarımız oldu. Bunca yıl ayakta kalışımızın sırrı okurlarımızın ilgi ve sevgisidir. Yazar ancak o destekle ayakta durur.
Bu süreçte pek çok gazeteci arkadaşımız da bu sütunu desteklemiştir. Çizerimiz Ercan Akyol ve muhabirimiz Fahrettin Fidan’la birlikte pek çok arkadaşımızın bu köşenin yaşamında emeği vardır.

Hem bizi destekleyen okurlara hem gazeteci arkadaşlara sonsuz teşekkür borcumuz vardır. Yıllar geçiyor, anıların masal tadı kalıyor geriye...

NASRO

Nasrettin Hoca’nın sözü malum:

“Tanrı fakir kulunu sevindirmek için eşeğini önce kaybettirir, sonra buldururmuş.”

Bizim yargı sisteminde de suçsuz insanlar önce hapse atılıyor, sonra beraat ediyor, bu şekilde mutlu ediliyor.

Ancak Osman Kavala bu sistemden de yararlanamadı. 840 günlük mahpusluktan sonra beraat ettirilip sevindirildi ama aynı gün tekrar gözaltına alındı. Meğer kendisi hakkında rafta bekletilen ikinci bir dosya varmış. 15 Temmuz’dan 3.5 yıl sonra 15 Temmuz’a bulaştığı için gözaltı oldu.

Hoca Nasrettin bu kadarını düşünmemiştir.

SAPIK

. Fakirin gayrimeşru çocuğu olursa piç, zenginin olursa yasak aşkın meyvesi olur.

. Fakir kız peşinde koşarsa sapık, zengin koşarsa playboy olur.

. Fakir toplanırsa çete, zengin toplanırsa kulüp olur.

. Fakir çalarsa hırsızlık, zengin çalarsa yolsuzluk olur.

Cepteki para zihindeki kavramları bile değiştirir.

(Can Yücel)

KRİTİK

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Kararlılığımızı hâlâ anlamamış olan rejime ve onu cesaretlendirenlere İdlib’i bırakmayacağız” derken Şam ile birlikte Rusya’yı da hedef aldı.

“Bir gece ansızın gelebiliriz” diye ekledi...

Kremlin sözcüsü Peskov cevap verdi:

“Böyle bir harekât başlarsa bu en kötü senaryo olur.”

Yalnız Şam değil, Moskova ile de kafa kafaya geldik.

NATO’nun ve ABD’nin bu noktada bize bir desteği olabilir mi?

Olamaz... Destek ancak topraklarımız saldırıya uğrarsa söz konusu olabilir. O destek gelene kadar da atı alan Üsküdar’ı geçer.
Olabilecekleri düşünmek dahi istemiyoruz.

FEYZ

Merkez Bankası dün faizi biraz daha indirdi.

Aynı gün dolar 6.07’ye, gram altın 314 liraya yükseldi.

Faizin düşmesi iyidir.

Ancak enflasyon ve özellikle mutfaktaki enflasyon aynı oranda düşmüyorsa alt ve orta sınıfın bankalardaki TL tasarrufları erimeye başlar. Faizler son 8 ayda yarı yarıya düştü, yüzde 10’lara geriledi. Enflasyon aynı oranda geriledi mi? Gerilemediyse bankadaki tasarruf aradaki fark kadar erimiş demektir. Olan odur.

İNTİHAR ÖZEL HATTI

Hemen her gün intihar haberleri duymaya başladık.

Dün de son olarak, Antalya Manavgat’ta bir yurttaşın 26 bin lira borcu yüzünden intihar ettiği haberi duyuldu. İnsanlar neden intihar ediyor? Sebepler genelde ekonomik zorluklar, yalnızlık, çaresizlik, geleceğe ilişkin umutsuzluk vs. diye sıralanır.

Fransa gibi ülkelerde intihara niyetlenenlerin derdini dinlemek, onları yoldan döndürmek için sabit telefonla 7/24 ulaşılabilecek danışmanlar vardır. Bizde de olsa işe yarar mı? Düşünmeli...

JERZY

Polonyalıların hınzır bir mizah yazarı vardır: Jerzy Lec.

Bu adam, kısa fıkra ve aforizma alanında belki de dünyanın en iyisidir. Birkaç sözcükle zihnimizi yerinden oynatır.

Mesela:

“Beni küçük görmek için büyüteçle izliyorlar.”

“Bazı bumeranglar geri gelmez, özgürlüğü seçer.”

“Kim bilir Kolomb daha neler keşfederdi, önüne Amerika çıkmasaydı eğer.”

“Ne yazık ki mutluluk ona giden yolda bulunmuyor.”

“Suç işlemeyen bir kişi yargı açısından için ilginç bir kişi değildir.”

“Vicdan tertemizdi, onu hiç kullanmamıştı.”

“Yurttaşlar salt titrese bile devletin temel duvarında çatlaklar oluşur.”

“Bakterilerin de bizi mikroskobun öteki ucundan izlediğini unutmayın.”