Maske mesafe!

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, uyarı üzerine uyarı yapıyor.

İstanbul’da korona salgını ülke genelinin yüzde 40’ına ulaşmış.

Valilikte toplantı yapılmış, tedbirler gözden geçirilmiş.

Bendeniz ise alınması gereken önlemlerin hâlâ alınmadığı inancındayım. Nedir onlar? Sıralayayım...

- Lokanta ve kafelerin tuvaletleri pistir, kontrol yoktur.

- Bu mekânların garsonları maske takmakta ama mutfaklarında çalışanlar maske takmamaktadır. Oysa salataları, soğuk mezeleri vs. ağız mesafesinde hazırlayanlar onlardır. Kontrol yoktur.

- Okullarda tuvaletler hijyene uygun değildir.

- İstanbul’un vitrini sayılacak Kadıköy’de yüzlerce kişinin girip çıktığı marketlerde dezenfektan yoktur. Kontrol eden de yoktur.

- Kafe ve lokanta masalarının her müşteri değişiminde silinmesi gerekmektedir. Ama bunu yapan iş yeri çok azdır. Kontrol yoktur.

- Bütün bu kontroller devlet-belediye iş birliğiyle kotarılabilir. Maalesef böyle bir iş birliği oluşmamaktadır.

Gerekli kontrolleri ne ilgili bakanlıklar ne belediyeler yapıyor. Ya da yapılan kontroller yeterli olmuyor.

Böyle devam ederse koronanın azalmasını kimse beklemesin...

MEİS tartışması!

Yunanistan’ın Meis Adası’yla birlikte yanındaki Karaada’yı da silahlandırdığını yazmış, bu adanın Yunanistan’a ait olmadığına ilişkin tezlere değinmiştik.

Emekli büyükelçi dostumuz Daryal Batıbay gönderdiği notta diyor ki:

- 1947 Paris Antlaşması’nda, Meis’in ve “adjacent islets” olarak adlandırılan civarındaki adacıkların egemenliğinin İtalya’dan Yunanistan’a devredildiği belirtiliyor. Bu tartışma, haklı olduğumuz konuda bize haksız duruma düşürebilir.

AİHM eski yargıcı Rıza Türmen aynı fikirdedir. Ancak Karaada’nın adacık değil başlı başına ada olduğu ve Paris Antlaşması kapsamına girmediği de savunuluyor. Kimi görüşler ise adaların gayri askeri statüsüne uymayan Yunanistan’ın egemenlik hakkını da kaybettiği yolundadır.

Karaada’nın statüsü ne olursa olsun... Ana sorun değişmiyor.

Bir... Yunanistan Meis, ve Karaada’yı 1947 Paris Antlaşması’nın kesin hükümlerine aykırı olarak silahlandırmıştır.

İki... Yunanistan bu adaların kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge (MEB) haklarının bulunduğunu, Oruç Reis’in Meis’in Yunan kıta sahanlığında sismik araştırma yaptığını öne sürüyor.

Türkiye ise bu adaların ana karanın uzantısı olduğunu belirterek kara suları dışında yetki alanı bulunduğunu kabul etmiyor.

Meis çevresindeki gerginliğin sebebi budur. Peki, Türkiye haklı tezlerini dünyaya anlatmakta ve savunmakta başarılı oluyor mu? Orası tam bir soru işareti.

YUVA

Ankara Mamak ilçesinin Eserkent semtinde, 5 blokta 1 artı 1 büyüklüğünde toplam 400 sosyal konut... 2002 yılında inşaatı bitmiş ancak her nedense devamı getirilmemiş, yerleşime açılmadığı için her biri zamanla harabeye dönmüştü.

Mansur Yavaş Ankara Belediye Başkanlığı koltuğuna oturunca bu konutlara da el attı. Kısa süre hepsini adeta yeniden yarattı. 29 Ekim günü düzenlenecek kura töreniyle daireler kiracılarına kavuşacak. İçlerindeki beyaz eşyalarıyla (buzdolabı, çamaşır makinesi, masa üstü ocak, fırın ve davlumbaz) teslim edilecek dairelerin aylık kirası mı?

Sıkı durun: 100 TL. (Yazıyla yüz lira)

Peki, isteyen herkes kuraya katılabilecek mi? Hayır. Maddi durumu iyi olmayan yeni evli çiftlerle aynı durumdaki 65 yaş ve üzeri muhtaçlara kiralanacak konutlar.

GÖSTERİ

Pazar günü Gaziantep, Konya, İstanbul başta olmak üzere birçok ilde eş zamanlı olarak Suriyeliler gösteri yürüyüşü yaptılar. Suriyeliler Fransa Cumhurbaşkanı Macron’u protesto etme gerekçesiyle (bahanesiyle) sokaklarda yürüdüler. Hilafet sloganları attılar. Korona hassasiyeti tamamen unutuldu. Anlaşıldı ki korona siyasi davranıyor.

Siyaseten doğru bulduğu eylemlerde bulaş faaliyetini durduruyor!

TOGG

Yerli otomobil TOGG’un bataryası için Çinli Farasis’in seçilmesiyle birlikte son durum şöyle:

Elektrikli motor: Alman Bosch

Batarya: Çinli Farasis

Araç entegrasyonu (aktarma organları) : Alman EDAG

Şasi sistemleri: İngiliz Mira

Tasarım: İtalyan Pininfarina

Yerli oto meraklıları bu tablo karşısında biraz şaşkın... Ancak iyimser olmak için sebepler de var. Hiç değilse aranan parçalar dışarıdan bulunabiliyor.

LİSTE

Padişah Abdülmecit dönemindeki saray çılgınlığını, lüks ve israfı yazmıştık geçen defa. Okurumuz İbrahim Esen tarihçi Sinan Meydan’ın bir yazısından alıntı göndermiş. Bir arşiv belgesi bu...

“T.C. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Belge no: Y.PRK.SGE.00001.00023.001. Tarih:H.23.07.1295”

Abdülmecit’in eşi Şevkefza Valide Sultan’ın alışveriş listesi:

24 şişe kına kına şarabı

300 şişe Bordo şarabı

2 ambar Viyana birası

24 şişe Porto şarabı

Ufak fıçı derununda sardalya

Lakerda

Havyar

Bu israfa imparatorluk mu dayanır? Tabii dayanamadı...