
CHP Genel Başkanı Özgür konuşuyor:
“Ortak vatanımızda, ay yıldızlı bayrağımızın altında, kardeşçe, huzur içinde hep birlikte yaşayacağız.”
Cümle kulağa sıcak geliyor.
Ancak siyasette bazı kelimeler, kaynağından bağımsız düşünülemez.
“Ortak vatan” ifadesi, bu ülkede daha önce masum bağlamlarda kullanılmadı.
Örneğin 2009 yılında Öcalan bir mesajında:
“Türkiye ve Kürdistan ortak vatandır” demişti.
Bu tür kavramlar siyasi bir iddianın taşıyıcısı da oldu.
Bugün aynı soru akla geliyor:
Bu sözler birliği mi anlatıyor, yoksa başka anlamlara kapı mı aralıyor?
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı, “ortaklığa” değil, eşitliğe dayanır.
Kimse kimsenin ortağı değildir. Herkes aynı devletin eşit yurttaşıdır.
Kavramlar bulanıklaştıkça, aidiyet de bulanıklaşır.
“Ortak vatan” gibi muğlak ifadeler, iyi niyetle söylense bile, bu ülkede geçmiş tecrübeler nedeniyle soru işaretleri doğurur. Kimse bu ülkede kimseyi dışlamadı.
Kimseyi “ortak” ilan etmeye de gerek yoktur. Birlik, yeni kavramlar icat edilerek değil, mevcut hukukun ve vatandaşlığın korunmasıyla sağlanır.
Bu ülkeyi yönetenler PKK’nın kurmaca diliyle değil Cumhuriyet’in diliyle konuşmalı. O cenahın silahlı mücadeleyi barış, insan hakları gibi yüce kavramlar perdesi altında sürdürdüğünü unutmayalım. Dilleri ve niyetleri farklıdır. “Ortak vatan” masum bir ifade değildir. Birilerini memnun edelim diye kendi varlığımız üzerinde tartışma yaratmayalım…
BAYRAK
Kurtuluş Savaşı kazanıldı. Kuvayı Milliye Ordusu 9 Eylül’de İzmir’e girdi. Ertesi gün Mustafa Kemal Paşa vilayete gelirken önüne, üzerine basarak geçmesi için, vilayetten indirilen Yunan bayrağını serdiler. Paşa, bayrağa basmadı, “Bayrak bir ulusun onurudur” diyerek onu kaldırttı.
Bayrak katlanıp bir dolaba konuldu.
Bu olay efsane olarak anlatılır...
O bayrak sonra ne olmuş peki?
Bilmiyorduk, Muzaffer Ayhan Kara’nın Muhalif Medya’daki güzel yazısından öğrendik...
İstanbul’da Askeri Müzeyi gezerken o bayrağı görmüş Muzaffer...
Esir General Trikopis’in eşyası yanında o bayrak da öylece duruyormuş.
Bir ulusun bayrağına gösterdiğimiz saygının en parlak misalidir bu.
Şimdilerde Türk bayrağının indirildiğine ilişkin haberler okuyoruz... Son haber Nusaybin’den geldi.
Kendi bayrağımıza da gereken saygının gösterilmesinde duyarlı mıyız?
Gereği yapılıyor mu?
Yeterli tepki gösteriliyor mu?
Unutmayalım... Bir ulusun onuruna saygı, sadece başkalarının bayrağına davranışla değil, kendi bayrağını koruma iradesiyle ölçülür.
İKİ YÜZ
Donald Trump “Grönland’ı istiyorum, her pahasına ele geçireceğim” dediğinde Avrupa ülkelerinin tepkisini hatırlıyorsunuz...
İsveç’i, Norveç’i, Fransa’sı, Almanya’sı ayağa kalktılar.
Uluslararası hukuk, dediler.
Birleşmiş Milletler ilkeleri, dediler.
Devletlerin egemenliği, dediler...
Sınırların dokunulmazlığı, dediler...
Aradan iki üç hafta geçti.
Şimdi Donald Trump, İran’a saldırı hazırlığı yapıyor.
Hiçbir hukuki gerekçesi ya da haklılığı yok.
Fakat garip değil mi?
O dün “uluslararası hukuk” diye ayağa kalkan Avrupa’nın hiçbirinden ses çıkmıyor. Hiçbiri dünyayı ateşe atabilecek bu eylemin tehlikesinden söz etmiyor. Hiçbiri Trump’ı bu harekâttan caydıracak bir kelime etmiyor... Hatta sessizce destekliyorlar...
Demek ki hukuk, yalnızca güçlüye dokunmadığı sürece hukuk. Grönland olunca evrensel ilke, İran olunca derin sessizlik…
Bu düpedüz iki yüzlülük.
SDG
Strateji Uzmanı Emekli General Nejat Eslen kısa bir not geçmiş:
“Suriye merkez yönetimi (HTŞ) ile SDG (PKK - YPG) anlaşmış; SDG’nin Suriye’de üç tugaylı tümeni olacakmış. Yani; düne kadar savaşan düşman iki askeri güç birlikte ordu kuracakmış. Böylece Suriye’de savunma ve güvenlik alanında istikrar sağlanacakmış. Bu Tom Barrack’ın planı galiba. Buna inanan kim varsa çok saf olmalı!”
CİNSEL
Futbolcu oyun sırasında rakip takımın taraftarlarına cinsel organını göstererek hakaret daha doğrusu küfür ediyor.
Futbol medyası ayakta,
Ama kendi kulübünden ses seda yok.
Ne demiş Atatürk:
- Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklı olanını severim...
Atatürkçülük lafla olmuyor…
ENFİYE
Enflasyon hiç düşmez mi?
Düşmez olur mu?
Altı ayda bir…
Emekli ve emekçinin alacağı maaş saptanırken düşer.
Ertesi ay ayaklanır.