TARİKAT KÜLTÜRÜ...

Bir türlü çağa ayak uyduramayan gündemimizde şimdi de tarikatlar ve cemaatler var.

Tarikat şeyhinin küçük bir kızı istismar etmesi dikkatleri o yöne çekti.

Akşamları ekranlarda tarikatlar konuşuluyor.

Hepsinin kötü olmadığı, sosyolojik alanda ihtiyaç oluşturdukları, vs. anlatılıyor.

Verilen rakamlara göre... Sadece İstanbul’da 445 tekke var. 800’ün üzerinde medrese faaliyet gösteriyor. Ülke çapında 2480 tarikat yurdunda 380 bine yakın çocuk barınıyor.

En az 1 milyon çocuğun tarikatlarda eğitim gördüğü söylenirken...

Acaba bu tür eğitimin çocuklara ve gençlere ne gibi faydaları vardır?

Bakınız, tarikatları olumsuzlayan eğitimciler hangi sakıncalar üzerinde duruyor:

- Tarikatlarda çocuklara ve gençlere teslimiyetçi kültür aşılanır.

- Eğitim, lidere sorgusuz sualsiz inanma ve itaat üzerine kuruludur.

- Bu yapı bireyin hür düşünce sistemini yok eder.

- Kişinin dünya görüşü, ait olduğu tarikat tarafından şekillenir.

- Liderin yönlendirdiği tek tip insan yaratılır.

- Çocuk ve gençler şeyhin karşısında bir şeyi yanlış da bulsa söyleyemez. Çünkü saygısızlık sayılır. Böylece bireylerin ve toplumun kendini geliştirmesi, doğrulara yönelmesi önlenir.

Böyle bir eğitim ve kültür çağımıza uygun mudur? Tartışılması gereken budur.

Atina’nın silahları

Yunanistan Fransa’dan 18 adet Rafale uçağı satın alacakmış. Ayrıca, 4 savaş gemisi ve 4 helikopter için ihale açılacakmış.

Başbakan Miçotakis önümüzdeki 10 yılda 10 milyar dolar harcama yapılacağını açıkladı.

Yunan halkı sevindi mi bu habere? Üzülmesi gerekir.

2000 yılında Yunanistan’da adam başına milli gelir 17 500 dolar dolayındadır.

2008 yılında bu rakam 22 bin 500 dolara yükselir.

O yıl başlayan kriz sonucu milli gelir bugün yine 17 bin dolar düzeyine inmiştir. Kardak krizinin ardından yükselen savaş harcamaları Yunanistan’ın krize girmesinde başlıca etkendir.

Bugün yine benzer noktadayız.

Bu harcamalar Türkiye’yi de zorluyor.

İki ülke barışsa, silah harcamalarından yapacakları tasarrufla halklarını gül gibi yaşatırlar. Ama bunu beceremiyoruz.

Politika alanına maalesef silah tekelleri hâkim.

TARİKAT KÜLTÜRÜ...

ATA

Bu fotoğrafı Anıtkabir Derneği’nin 2019 yılı takviminden aldık. Daha önce hiçbir yerde görmemiştik. Atatürk 1930’larda Haydarpaşa Garı’na geliyor ve orada böylesine şık giyimli ve zarif bir topluluk tarafından karşılanıyor. Arşivlere takılıp kalmış ama 1930’ların İstanbul zarafetini göstermesi açısından çok anlamlı bir fotoğraf bu.

GIDA

Gıda ve Tarım Bakanlığı hileli ve taklit üretim yapan 91 firmanın adını ilan etti. Bu firmalar arada bir ilan ediliyor. Peki, ne işe yarıyor? Hiç...

  1. Denetim ekipleri yetersiz, ancak ihbarları değerlendiriyor.
  2. İhbar üzerine bir ürün incelenip raporu çıkana kadar zaten halk tarafından tamamı tüketilmiş oluyor.
  3. Yazılan ceza yetersiz. Sahtekâr üretici cezayı ödüyor, üretime devam ediyor.
  4. Yeni bir yasa esnaftan çekinildiği için yapılamıyor. Bu bozuk gıda düzeni o yüzden devam ediyor.

Kimse kimseyi aldatmasın. Bu ülkede halkın sağlığı önemsenmiyor.

SIZMA

2002-2010 arası AKP iktidarına destek olan ancak kullanıldıktan sonra kenara atılan, “İkinci cumhuriyetçi” veya “Yetmez ama evetçi” diye de anılan liberal aydınlar “Aksaçlılar” diye bir grup oluşturdular. İktidara karşı sert bildiriler yayımlıyorlar.

Acaba şimdi ne yapmaya çalışıyorlar?

Enver Aysever, Cumhuriyet’teki sütununda şu tahminde bulunmuş:

- Muhalefete sızmaya çalışıyorlar.

BARIŞ

CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz’e kocaman bir alkış.

Sebebine gelince...

1 Eylül Dünya Barış Günü’nde çeşitli etkinlikler yapılırken...

Kimsenin aklına gelmeyen şey Saltuk Deniz’in aklına geldi.

Ve o İsmet İnönü’yü andı.

Dünya Barış Günü, malum, Alman ordularının Polonya’ya girerek İkinci Dünya Savaşı’nı başlattığı gündür. Dünya savaşı 60 milyon insanın ölümüne yol açtı. Dünya Savaşı’ndan ülkesini sağ salim çıkaran da bir lider vardı: Cumhurbaşkanı İsmet İnönü... İnönü’yü birçok yönden eleştirebilirsiniz. Ancak diplomasi manevralarıyla Türkiye’yi büyük savaşın dışında tutması çok büyük başarıdır.

Türkiye her yıl 1 Eylül’de İsmet İnönü’yü anmalı.

İnönü barış kahramanıdır.

KINA

Bahreyn’in İsrail ile ilişki kurması bizim Dışişleri Bakanlığı tarafından protesto edildi. Emekli Büyükelçi Namık Tan:

“İsrail ile ilişkisi bulunan bir ülkenin, İsrail ile ilişki kurdu diye başka bir ülkeyi kınamasını komik buldum” diyor.

Derken, bizim Dışişleri Bakanlığı Fas’ın İsrail’e sivil uçuşlar için izin vermesini bir açıklamayla kınadı.

THY İsrail’e günde 14 sefer yaparken Fas’ı kınamak... Bu da aynı şekilde garip kaçtı.