Yaşar Kemal...

Yarın, 28 Şubat, edebiyatın büyük ustasının, Yaşar Kemal’in 5’inci veda yıl dönümü.

Memleketi Adana’da ve İstanbul’da Sarıyer Belediyesi’nde anma etkinlikleri düzenleniyor. Daha da renkli gösterilere vesile olabilir bu anma günü.

Örneğin, Yaşar Kemal’in eserinden bestelenen “Teneke” operası en azından Ankara’da sahneye konulabilirdi. İtalyan besteci Fabio Vacchi’nin bu bestesi ünlü La Scala Operası’nda 2007 yılında sahnelendi. Büyük beğeni topladı. Türkiye’de adı bile anılmıyor. En azından bu operanın kimi parçalarından oluşan bir konser düzenlenebilirdi. Demek akıl edilemedi.


Yaşar Kemal deyince dilimizi en güzel kullanan, en renkli yazarlardan biri akla gelir elbet. Onun unutulan katkılarından biri de Akdamar Kilisesi’dir. O da ne diyeceksiniz...
Gençliğinde röportaj yapmak için gittiği Diyarbakır’dan dönerken Van Gölü feribotunda bir yüzbaşıyla tanışır. Yüzbaşı gazeteci olduğunu öğrenince:

- İyi ki sizinle karşılaştık, der, burada Akdamar adasında Ermenilerden kalma bir kilise var. Bir yapı başeseri. Bugünlerde bunu yıkıyorlar. Engel olabilir miyiz?

Ertesi gün birlikte adaya giderek kiliseyi görürler. Yaşar Kemal dönüşte gazetesinin patronu Nadir Nadi’yi arayarak durumu anlatır. Nadir Nadi o sırada DP milletvekilidir. Hükümeti harekete geçirir. Kilise yıkılmaktan kurtulur. Sonraki yıllarda onarılır, bir kültürel zenginlik olarak topraklarımızda yerini alır. O yüzbaşının ve Yaşar Kemal’in çabası unutulur.
Büyük yazarı sevgiyle saygıyla anıyoruz...

NİMET

Kemal Kılıçdaroğlu son MYK toplantısında:

- Çok yakında iktidar olacağız, tabanımız buna hazırlıklı olmalı, diye konuştu...

Yakında seçim olacağına, CHP’nin iktidara geleceğine ilişkin bir belirti yok. Peki, Kemal Bey neden böyle konuşuyor? Belli ki kurultay öncesi parti tabanına: “İktidara çok yaklaştık. Beni eleştirmenin ve parti için demokrasiyi tartışmanın sırası değil. Eleştirilere kulak asmayın, kendinizi iktidar nimetlerine odaklayın” mesajı veriyor.

Ayrıca...

CHP iktidar olacaksa tabandan önce genel merkezin hazırlıklı olması gerekir? Hangi sorunu, hangi programla, hangi projeyle nasıl çözecekler? Bu yönde en küçük hazırlık var mı?..

BENNA


1928 yılında kurulan Müslüman Kardeşler teşkilatının kurucusu Hasan el Benna’nın şu görüşlerini Rıza Zelyut’un “Din ve Siyaset” adlı kitabında okuduk:

“İslam ilkelerine dayanmayan devlet düzenini ve siyasi partilerinin hiçbirisini benimseyip kabul etmiyoruz. Biz tüm gücümüz ve varlığımızla her yönüyle İslam esaslarını yeniden canlandırmaya ve İslam hükümetini bu esaslara göre oluşturmaya gayret edeceğiz.”

Müslüman Kardeşler teşkilatının amacı “Dini kurallara yani şeriata dayalı anayasayla yönetilen bir devlet” kurmaktır.

Suriye ve Libya’da bu umutla savaş alanındalar.

ERKEK

Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı aile ve dini rehberlik büroları, kendilerini arayan kadınlara tavsiyeler veriyor.

Alman ajansı DW’nin haberine göre, Çorum müftülüğüne “Şiddet gördüğümde ne yapmam gerekir?” diye soran kadına “Vurursa tepki vermeyin, oradan uzaklaşın. Odanıza çekilin. ‘Nasıl istiyorsan öyle yapayım’ diye olayı örtmeye çalışın, ama uygun zamanda açın. Suçlayıcı dille konuşmayın. ‘Nasıl istiyorsun, bilemedim. Bilsem öyle yapardım’ gibi konuşun” deniliyor.

Akla gelen ilk soru: Diyanet İşleri tarihin hangi dönemini yaşıyor?

TURGUTREİS

Köşemizde “REİS” başlığıyla “Bodrum Turgutreis’te Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait liman inşaatı”nı konu etmiştik. Muğla Milletvekili Burak Erbay bu projenin şehrin ortasında turizmi ve doğal çevreyi etkileyecek şekilde inşa edilmesinin rahatsızlık yarattığını bildirmişti...

E. Deniz Kurmay Albay İsmet Hergünşen gönderdiği notta düşüncesini belirtirken yer seçiminin harekât ihtiyacından kaynaklandığını ve genellikle üç dört yıllık çalışma sürecinden sonra, yerel yönetimle gerekli koordinasyon sağlanarak inşa faaliyetine geçildiğini anlattı. Konuyu tekrar Burak Erbay’la konuştuk...

Erbay bize, seçilen yerin denize girilebilen tek nokta olduğunu, Bodrum Belediyesi’nin de seçilen noktaya itirazının olduğunu ve konuyu mahkemeye götürdüğünü anlattı. “Askeri liman inşaatı Turgut Reis’in birkaç kilometre dışında inşa edilebilir kanısındayız” dedi...

FIKRA

Bir karasinek, iki arkadaşın bulunduğu bir odada oradan oraya uçarken çıkardığı vızıltıyla rahatsızlık veriyormuş. Arkadaşlardan biri dayanamamış, tabancasını çekmiş, o sırada arkadaşının alnına konmuş olan sineği bir kurşunla etkisiz hale getirmiş.

Tabii kurşun arkadaşının da beynini delip geçmiş. Yaman silahşor silahını yerine yerleştirirken şöyle söylenmiş:

- Bir sizden, bir bizden...

Fıkradan isteyen istediği dersi çıkarabilir...

FACİA

Gaziantep’te olay sokak kamerasıyla görüntülenmiş. İki Suriyeli genç kaldırımda konuşuyorlar. Derken biri aniden kendini yandan geçen otomobilin altına atıyor. Metrelerce sürükleniyor. Görüntüleri sosyal medyaya aktaran kişiler:

- Suriyeliler kendilerini arabaların altına atarak sigortadan para sızdırıyor, demiş.

Twitter’a görüş yazan sayısız kişi de buna inanmış, basmış küfrü. Valilik bunun bir intihar olduğunu, ezilen kişinin bel kemiğinin kırıldığını açıkladı. Ancak Suriyelilere dönük küfürler sürdü. Evet, Suriyeli göçmenler geleceğe yönelik tehlikedir. Geri gitmeliler. Ancak onlara yönelik düşmanlığı körüklemek bu çözüme hizmet etmez. Bizi insanlıktan çıkarır sadece. Olan odur.