Globalleşme turizme yaramıyor

Globalleşme turizme yaramıyor


     "Deniz, kum, güneş..." Kitle turizminin üç halkası. Türkiye'de kitle turizminin başkenti Antalya. Antalya'dan son üç aydır iyi sinyaller gelmiyor. Çünkü mart ayından bu yana gelen yabancı ziyaretçi sayısı düşüyor. İşte rakamlar: 1 Ocak - 14 Mayıs 2002. Gelen turist sayısı 936 bin kişi... 1 Ocak - 14 Mayıs 2003. Gelen turist sayısı 701 bin kişi. 5 aylık dönemde geçen yıla göre kayıp yüzde 25. Üstelik Turizm Bakanlığı mart ayından bu yana aylık bazda gelen ziyaretçi sayısını yayımlamıyor. Acaba neden korkuyor?
     Diyeceksiniz ki; el insaf, daha Irak krizini yeni atlatıyoruz. Fakat kazın ayağı öyle değil. Sorun, bizim yaşadığımız Irak krizi değil, bir dünya devinin çöküşü. Yani, globalleşme olgusunun yarattığı bir sonuç...
     Merkezi Almanya olan dünyanın en büyük turizm devi TUİ, sıkıntıya girdi, sallanıyor. TUİ sallandıkça görünen o ki Antalya'da sallanacak. Sıkıntı bundan...
     Canım bize ne filan demeye kalkışmayın. TUİ, yıllık cirosu 16 ile 20 milyar euro arasında değişen bir şirketler topluluğu. 1998 yılına kadar küresel köyün kavalcısı olma yolunda ilerledi, şirket üzerine şirket satın aldı. Turizmden finansa kadar geniş bir yelpazede bir dünya devi olarak karşımıza çıktı. Ancak, 11 Eylül terörü, Irak krizi, izlediği strateji her şirket gibi TUİ'yi de etkiledi. Ama asıl krize girme nedenlerine gelince; markın yerini alan euronun giderek artan değeri seyahat edenleri engelledi. Sürekli şirket evlilikleri yapan TUİ, hantallaştı. Pazar talebi ile tüketici talebini yeterince doğru okuyamadı.
     Hal böyle olunca şirket, mali krize girdi. Ve iki hafta önce yıldırım hızıyla yönetimini değiştirdi. 7 kişilik yönetim kurulunu 4'e indirdi. Turizm kökenli yönetim kurulunun yerini sanayici kökenlilere bıraktı. Ve yeni yönetim marka değerini hiçe sayacak sürpriz bir açıklamayla "ucuzcu pazarına" giriyoruz deyiverdi. Herkes şok oldu ama asıl şok TUİ'ye yüzde 32 payla ortak olan WESTLB Bank'tan: "Bu durumda biz de büyük hissedar olarak denetimi ele geçirme kararı aldık." Ve ortalık karıştı. Şimdi bütün bunları niye yazdığımıza gelince; Türkiye'ye turist, ağırlıklı olarak OECD ülkelerinden geliyor. Yani Avrupa pazarı bizim için önemli. Elbette başı Almanya çekiyor. Geçen yıl TUİ, Türkiye'ye tam 900 bin kişi getirdi. Üstelik, TUİ Türkiye'de Magic Life, Tan Tur, Vasco gibi şirketlere büyük ortak olarak devreye giren bir şirket. Yani patron...
     Hal böyle olunca sektör sarsılmaz mı? Kitle turizmi kırmızı sinyal vermez mi? Tabii bu arada TUİ'nin yakın rakibi Thomas Cook'tan da rahatsızlık sinyalleri gelip gelmediği de çok önemli. İşte tablo, yorum yapmayalım, globalleşme rüzgarının esintisinin bize yansımasını doğru okuyalım. Ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu'ya, "böyle bir süreci fırsata dönüştürme şansımız var mı yok mu? Siz nasıl bir strateji izleyeceksiniz" diye soralım. Bu ülkenin kaynağa ihtiyacı var.