"Gri" İran'dan bugünün İran'ına 16 yıllık yolculuk

"Gri" İran'dan bugünün İran'ına 16 yıllık yolculuk



Tam 16 yıl önceydi. Şoke olmuştum. İstanbul'dan uçağa binen mini etekli hanımlar anında çarşafa girmiş, erkekler kravatlarını çıkarıp atmışlardı. Tahran Havalimanı'ndaki mescit bir anda dolmuştu. 1988 yılı Şubat ayında indiğim İran bana sadece gri görünmüştü.
Yine şubat ayı idi. 16 yıl önce bu dönemde İmam Humeyni Paris'ten Tahran'a dönmüştü. Tahran Havalimanı'na indim. Mescit kapalı, havalimanı tenhaydı. Dikkatimi çeken tek şey, havalimanındaki sigara satan mağazadaki 9 dolarlık Marlboro kartonuydu.
16 yıl önce savaşı izlemek için İran'a gitmek istemiştim. Cepheye değil, İmam Humeyni ailesinin konuğu olarak Tahran'a inmiştim. Beş kadın gazeteci davetliydi. Türkiye'den de bir tek ben...
İranlı kadınlar, "devrim" sürecinde kendilerini dünyaya anlatmak istiyordu. İran - Irak Savaşı 6. yılındaydı. İmam Humeyni köşesine çekilmiş, iki önemli siyasetçi; Rafsancani ve Hamaney, "İmam'ın" gölgesinde ülkeyi yönetiyor, devrimi şekillendiriyordu.
Bizi İmam'ın Derbent Dağı eteklerindeki iki göz odalı evine götürdüler. Karısı tonton, kendisi sakindi. Uzaktan elini kaldırıp, hoş geldiniz dedi.
Humeyni'nin karısı, kızı, oğulları savaşın gölgesindeki İran'ı bize anlattılar, gezdirdiler. Tahran, İsfahan, Tebriz, Şiraz, Kum şehri vs. O vakitler kadın askerlerin kampına giriş yasaktı. Bizi oraya da götürdüler. Atış eğitimi yapan kadınlar, Kum şehrindeki eğitim merkezlerinde eğitim alan 15 - 18 yaşındaki Afganistanlı, Pakistanlı, Türkiyeli kız öğrencilerle sohbet olanağı sundular. "İmamın aslanları" diye anılan erkek askerlerin eğitim merkezleri uzaktan gösterildi.
Kısacası; sonradan çok şekil değiştirecek olan "İmam'ın aslanları" iktidarı ele geçirmişti. Ama devlet geleneğini göreneğini yeni yeni öğreniyor, kendi bürokrasilerini kurmaya çalışıyorlardı. Tahran o yıllarda ışıl ışıldı. Beni düzenli haliyle etkilemişti. Bir de kayak yapan İranlılar. Kayak merkezleri tıklım tıklımdı. Çarşaflı kadınlar kayak yapıyordu. Çocuk yuvalarını da gezmiştik. Savaş çocukları da kara kalemle çarşaflı kadın çiziyorlardı... Şimdi savaş çocukları İranlı gençleri temsil ediyor. Kimi rock dinliyor, kimi ilahi...

Zehra Mezarlığı
İran, Irak'la yaptığı o savaşta tam 1 milyon şehit verdi. Şehitler Tahran'da Zehra Mezarlığı'na gömülüyordu. Zehra Mezarlığı, gül bahçesine dönmüştü. Çok ağladım. Savaşa karşıydım. Şehit mezarları güllerle, kırmızıyla bezenmiş, şehitlerin resimleri mezarlara yerleştirilmişti. Bir kalabalık, bir kalabalık sanki mahşer yeri gibiydi.
TAV'ın işletmesini üstelndiği İmam Humeyni Havalimanı'nın açılışı nedeniyle gittiğimiz İran'da bizi 16 yıl sonra farklı bir tablo karşıladı. İşte yine Zehra Mezarlığı'ndayım. İmam Humeyni de orada yatıyor. Her yer boş. Resmi görevliler var ortalıkta. Biraz da ziyaretçi. Kanalizasyon akıyor, keskin bir kokuku ortalığı sarmış...