Ali Şener'in itirafı

Ali Şener'in itirafı

Ali Şenerin itirafı
Ali Şener'in itirafı

Meral TAMER
Amca'nın kayınbiraderi Ali Şener ne demiş: "Sayın Demirel'in parayla pulla işi olamaz." (Dünkü Milliyet)
Ali Bey haklı. Aile fotoğrafındakilerin her biri milyar dolarlarla oynarken, Amca'mız iş bölümü gereği ülkeyi yönetiyordu. (Pul işlerine bakmak ise herhalde o dönemin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Necdet Seçkinöz'ün göreviydi!)
Demirel'in Cumhurbaşkanlığı koltuğunda kalabilmesi için geçen yıl Ankara'da kurulan milletvekili pazarında kelle başına 3 milyon dolardan dem vuruluyordu da, ben de saf saf bu paraları kim nereden nasıl verir diye gülüp geçiyor, söylentilere inanmıyordum.
Yoksa veren vardı da, yeterli sayıda alan mı bulunamadı?
Kaz gelecek yerden herhalde tavuk esirgenmez değil mi?

IMF'nin namus meselesi

IMF, Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler gibi 2. Dünya Savaşı sonrasında Batılı gelişmiş ülkelerin öncülüğüyle oluşturulan uluslararası örgütlerin devrini tamamladığı, artık pek işe yaramadıkları, küreselleşen dünyada eski reçetelerle hastalığın tedavi edilemediği yorumları giderek yaygınlaşıyor. Hatta bu kurumların lağvedilmeleri bile bir süreden beri tartışılıyor.
IMF Başkan Yardımcısı Stanley Fisher geçen yıl tam bu ortamda Türkiye'ye dört elle sarılmış, programın açıklanmasının 1 ay kadar sonrasına rastlayan Davos toplantılarında kendi konuşmasını bile Türkiye örneğiyle süslemişti. (IMF'nin ne kadar gerekli olduğunu savunmak için)
Dolayısıyla Türkiye şu anda IMF'nin de namus meselesi. Ellerinde patlamış yeni bir ülke olmasını hiç istemiyorlar. Bu da bizim şansımız.

Amca Cumhurbaşkanı, Çörtük yükseliyor

Bayındır Grubu ve Kamuran Çörtük'ün fotoromanına önceki gün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ama önce yayınlanan bölümün özeti:
Bayındır, sanki gizli bir el düğmeye basmış gibi Amca'nın 1991 sonunda 7. kez Başbakan olmasından sadece 15 - 20 gün sonra medyanın gündemine girmiştir. 1992 ortalarında Bayındır Tıp, Amca'mız tarafından hizmete açılmiş, Çörtük ertesi yıl Türkiye'de bile bankası yokken Romanya'da banka satın alma cesaretini göstermiştir. Bu arada Pakistan'daki 500 milyon dolarlık dev otoyol ihalesi de devlet büyüklerinin desteğiyle Bayındır'ın olabilmiş, finansman için kredi bulamayınca Hazine'nin Çörtük için dış borç bulması sağlanmıştır. Bu arada Cumhurbaşkanı olan Amca'mız, yaz tatillerini Çörtük'ün Antalya'daki Alda Tatil Köyü'nde geçirmeye başlamıştır.

* Diz üstünde kaydırmaca: Refah Partisi milletvekili Şinasi Yavuz, Bayındır Tıp Merkezi'nin milletvekillerinin tedavi masraflarını şişirdiğini ortaya çıkardı. Diz filmi çektiren Yavuz, fiyatın 5.7 milyon lira olduğunu öğrendi. Boş faturaya imza attırılan milletvekili, daha sonra TBMM'ye gönderilen faturayı incelediğinde rakam 10.8 milyon lira olarak karşısına çıktı. Hata! düzeltildi.
30 Ekim 1993 Sabah

* Milletvekilleri Bayındır'ı sevdi: Milletvekillerinin 9 ayda 80 milyar lirayı aşan (yaklaşık 6.7 milyon dolar) sağlık harcamalarında aslan payını Bayındır Tıp aldı. TBMM, Çörtük'ün sahibi olduğu 5 yıldızlı otel konforundaki hastaneye, 1992'nin Haziran sonundaki açılışından yıl sonuna kadarki 6 aylık dönem bile 23 milyar 466 milyon lira (2 milyon dolar) ödemişlerdi.
31 Ekim 1993 Sabah

* Ah keşke Sağlık Bakanı olsam! Milletvekillerinin bir yıl içinde milyarlar akıttığı Bayındır Tıp Merkezi'nin sahibi Çörtük, Türkiye'nin sağlık sorunlarına dikkat çekerek "Ah keşke Sağlık Bakanı olsam da bu çarpıklıkları bir bir düzeltsem" dedi.
6 Aralık 1993 Meydan

Gördüğünüz gibi Bayındır Tıp, daha kurulduğu gün TBMM'nin işlerini kaparak az zamanda büyük işler başarmak üzere yola koyulmuş. Milletvekilleri bir yandan TBMM'nin kesesinden (yani bizlerin vergileriyle) 5 yıldızlı otel konforuna sahip Bayındır Hastanesi'ne yüklü faturalar bırakırken, diğer yandan da tedavi için hastaneye gelen milletvekilleri ve yakınlarıyla bizzat ilgilenen Kamuran Çörtük'e değişik partilerden siyasilerle sıcak ilişki kurma olanağı sağlamıştır. (Düşünsenize hastasınız ya da çoluğunuz - çocuğunuz hasta ve sizinle bizzat hastanenin sahibi ilgileniyor)
1994 ortalarına gelindiğinde Bayındır'ın işleriyle siyasetin içiçe geçmesi, artık gazetelere manşet olmaktadır:

* Havaalanı ihalesine siyaset karıştı: Antalya Havalimanının yeni terminal binasının ihalesinin, teknik komisyon tarafından iki kez elendiği halde Bayındır Holding'e verilmesinde, siyasi ağırlıklı bir kurul olan üst komisyonun etkili olduğu ortaya çıktı. Ulaştırma Bakanı Mehmet Köstepen tarafından oluşturulan üst komisyon, ihalede Net Holding - Yüksel İnşaat grubunun seçilmesine karşın, alt komisyona kararın iptal edilmesi yönünde talimat verdi.
30 Mayıs 1994 Cumhuriyet

Az daha unutuyordum. Bu yazıları hazırlarken Bayındır Holding'den "Biraz da iyi olumlu haberlerimize yer verin" diyerek koca bir küpür dosyası geldi. Eh Çörtük'ü kıracak halimiz yok ya...

* Çörtük yılın uluslararası işadamı seçildi: Merkezi ABD'de bulunan Uluslararası Yönetimi Geliştirme Derneği (IMDA) adlı bir kuruluş, Çörtük'ü Yılın Uluslararası İşadamı seçti. IMDA'nın Başkan Yardımcısı bir Türk. (Çörtük'ün gönderdiği küpür dosyasından)
13 Temmuz 1995 Milliyet

(Devamı Yarın)