Arthur Andersen'den denetimli deprem köyleri

Arthur Andersen'den denetimli deprem köyleri


     Mc Kinsey projeyi yürütüyor, Arthur Andersen denetliyor, Yapı Merkezi, Tabanlıoğlu, Arup, Geos, Lowe Adam, Bersay... Hepsi gönüllü. Ve TEGV, İzmit ve Sakarya'da depremzedelere 5 Hayat Mahallesi kuruyor

       Perşembe günü Amerikan Hastanesi'ndeydim. Hem beni yıllardır basit jimnastik hareketleriyle bel ameliyatından uzak tutan mucize doktorum Prof. Ender Berker'e muayene olmak, hem de Rahmi Koç'un davetine icabet ederek Amerikan Hastanesi'nin hizmete giren yeni bölümlerinin açılışına katılmak için...
       Hastanede genç bir depremzede hanımla karşılaştım. Gölcük'lüymüş. Eşi ve oğlu gözünün önünde ölmüş. Kendisi 8 saat enkaz altında kaldıktan sonra yaralı olarak kurtarılmış. Amerikan Hastanesi'nde bel ameliyatı olmuş. Şimdi de fizik tedaviye geliyor. Diğer tüm depremzedeler gibi tedavisi Amerikan Hastanesi tarafından ücretsiz yapılıyor.
       Artık onu Gölcük'e bağlayan hiçbir şey kalmadığı için, İstanbul'daki ablasının yanında kalıyormuş. Çadırda yaşayan depremzedelerin TV'lerdeki iç parçalayıcı görüntüleri yanında bu hanımı şanslı bulabilirsiniz. Ama onun birkaç cümleyle anlattıklarını dinlerken hayatla bağlarının neredeyse koptuğunu hissettim. Boğazıma bir şeyler düğümlendi. Yanına gidip de soru sorduğuma soracağıma pişman oldum. Ve düşündüm ki o en sevdiklerini kaybetmiş olsa da belki yine Gölcük'te yıllardır alıştığı çevrede, dostlarıyla komşularıyla yaşama olanağı bulabilse, daha kolay normale dönebilir.
       Hasteneden bu duygularla ayrıldıktan hemen sonra Trafikte Ortak Akıl Platformu'nda birlikte çalıştığımız Yapı Kredi Bankası eski Genel Müdürü Burhan Karaçam'la randevum vardı. Karaçam'dan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı TEGV'in, deprem bölgesinde kuracağı, depremzedelerin rehabilitasyonu da göz önüne alan Hayat Mahalleleri projesini dinledim. Ve o genç hanımı o mahallelerde hayal ettim. Ruh sağlığına kavuşması çok daha kısa sürerdi diye düşündüm.
       Çünkü bu Hayat Mahalleleri depremzedelerin sadece barınma ihtiyacını gidermeye yönelik değil, aynı zamanda rehabilitasyonlarının ve hayata uyum sağlamalarının da düşünüldüğü küçük köyler, kalıcı çözümler. Sakarya'da 2, Kocaeli'nde 2 ve Yalova'da 1 olmak üzere kurulacak 5 Hayat Mahallesi'nden 250 aile yararlanacak.

Depremzede öğretmene kalıcı lojman

       Depreme dayanıklılık gözönüne alınarak yapılacak Hayat Mahalleleri, prefabrik konutlar gibi geçici çözümler değil. İyi bir altyapının yanısıra çocuklar için oyun odası, kütüphane, anneler için el beceri odası, oyun bahçeleri, basketbol sahası gibi ünitelerin de yer aldığı mahallelerde depremzedeler diledikleri kadar kalabilecekler.
       Devlet bu mahalleler için arazi tahsisini yapmış. İlk aşamada İzmit'in Körfez ilçesinde ve Sakarya - Arifiye'de inşa edilecek olan 2 Hayat Mahallesi (toplam 100 ev) öğretmen lojmanı olarak kullanılacak ve buralara depremzede öğretmenler yerleştirilecek. Böylelikle bölgedeki öğretmen göçünün de önüne geçilmeye çalışılacak. İzmit'teki diğer Hayat Mahallesi ise depremzede ailelerin kendi arzularıyla ayrıldıkları günler geldiğinde Kocaeli Üniversitesi'nin öğrenci yurdu olacak.
       Zemin ıslahı, çevre düzenlemesi, altyapı ve sosyal tesisler de dahil evlerden her biri 15 - 20 bin dolara malolacak. Projede gönüllü olarak çalışan kuruluşlar arasında dünyaca ünlü Mc Kinsey ve Arthur Andersen de var. Arthur Andersen projenin mali denetimini sağlayacak olması, bağış yapacaklar açısından güvenli bir ortamın garantisi. Mc Kinsey ise tasarımından iletişime, aile seçiminin koordinasyonuna kadar projeyi yöneten kuruluş. Şu anda Mc Kinsey'in 3 elemanı sadece bu proje üzerinde çalışıyor. Mimari projeyi, bizim gazete binasını da inşa eden Tabanlıoğlu Mimarlık, statik kontrolünü Arup Mühendislik, zemin etüdünü Geos Geoteknik, tanıtımını Lowe Adam, medya ilişkilerini Bersay gönüllü olarak yapıyor. Yapı Merkezi uygulama desteği, Fahrettin Ayanlar uygulama kontrol hizmeti veriyor.

Amaç, 2 mahalleyi bayrama yetiştirmek

       Amaç, 2 Hayat Mahallesi'ni bayramdan önce öğretmenlere teslim edebilmek. Projenin mali portesi 5 milyon dolar. Şu ana dek toplanan para 1 milyon dolar cıvarında. Ayrıca TÜSİAD ve Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği üyeleri de TEGV ile protokol imzalayarak projeye yüklü bağışlarda bulunmayı taahhüt etmişler.
       Depremin hemen ardından halkın yaptığı bağışlar, doğrudan devletin kasasına gidince ve vatandaşın devletimize güveni de sıfır olunca, çoğumuzun depremzedelere yardım arzusu, kursağında kaldı. Hala gittiğim dost toplantılarında bana, "sen gazetecisin bilirsin, topladığımız parayı güvenle teslim edebileceğimiz yer bulamıyoruz" diyenler var.
       Elbette sağlıklı yürüyen başka projeler de vardır, ancak ben en ince ayrıntıları düşünülmüş ve tümüyle kendi alanlarında yetkin profesyonel kuruluşların gönüllü katkılarına teslim edilmiş bu projeyi önerebilirim.
       Projeyi yürüten TEGV Yönetim Kurulu üyesi Burhan Karaçam ile Vakıf Başkanı İbrahim Betil ve Koç'un üst düzey yöneticilerinden TEGV Yönetim Kurulu üyesi Cengiz Solakoğlu, İçişleri Bakanlığı'ndan 1 yıl süreyle bağış toplama yetkisi de almışlar. Dolayısıyla bağışların devlete gitmeyeceğinin garantisi var.
       Mc Kinsey ve Arthur Andersen gibi "markalar" ise, depremzedelere yardım etmek isteyen ancak devlete bağış yapmak istemeyen yabancı ve uluslararası kuruluşların işini kolaylaştıracak.

Karapınar'da 49 cana fidan

       Konya - Karapınar'da 2 yıl önce İpek Turizm'e ait yolcu otobüsünün tankerle çarpışması sonucu yaşamını yitiren çoğu üniversiteli 49 kişi, bugün kazanın olduğu noktada anılacak.
       1950'lerde zamanın başbakanı Adnan Menderes tarafından yaptırılan yol fazla dar ve tek şeritli olduğu için bugüne dek pek çok kazaya neden olmuş. Karapınar Belediye Başkanı Kamil Bülbül Okuyucu, "önlem alınsaydı ne bu kaza ne de diğer vahim kazalar meydana gelirdi," diyor.
       Karapınar Belediyesi bu üzücü olayı unutmamak ve unutturmamak için geçen yıl bir anıt yaptırmıştı. Bu yıl düzenlenen anma toplantısında ise 49 kişinin her biri için adlarının yazılı olduğu çam fidanları dikilecek.
       Kazada ölenlerin yakınlarıyla irtibatlarını koparmadıklarını söyleyen Başkan Okuyucu, "Onların acılarını biz de yüreğimizde hissediyoruz ve paylaşıyoruz," diyor.
       Karapınarlılar, yetkilileri önlem almaya ikna etmek için Cumhurbaşkanı Demirel'e kadar çıkmışlar. Başkan'ın ifade ettiğine göre 145 km'lik Konya - Karapınar - Ereğli karayolunun projesi yapılmış, ama henüz ihale edilmemiş. Okuyucu, "Bu yolda bugüne dek meydana gelen kazalarla ilgili raporu sayın Demirel'e 8 ekimde verdik. Trafik kazalarıyla mücadelenin öncelikli konusu olduğunu söyledi. İlgisini bekliyoruz," diyor.
       Anmaya kazada ölenlerin yakınlarının yanı sıra çeşitli sivil toplum kuruluşları, Konya Valisi, Karapınar Kaymakamı katılacak. Tabii kazayı unutmamak, unutturmamak isteyen herkes davetli.


Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr