"Aşırı" yüklemenin maliyeti de aşırı!

"Aşırı" yüklemenin maliyeti de aşırı!

       Yük sınırı 11.5 ton olan bir araç yüzde 30 fazla yüklendiği takdirde karayoluna 11 kat daha fazla zarar veriyor. Şehirlerarası yollarda kimi zaman saatte 5 km'nin bile altına düşen hız, trafik kazası riskini ciddi biçimde artırıyor
       Çekişi artsın diye pompasıyla oynanan araçlar, egzos kusuyor. Aşırı yükleme yüzünden Türkiye'deki kamyonlar Avrupa'daki kamyonların 8 - 10 katı daha fazla gürültüye neden oluyor

       Otoyollardaki kamyon trafiğinin genel trafiğe oranı, Avrupa'da yüzde 10'ken Türkiye'de yüzde 30'muş. Ayrıca ülkemizde ağır vasıtaların, zaman zaman kapasitelerinden yüzde 50 daha fazla yüklendiği de biliniyor. Aşırı kamyon trafiğine aşırı yükleme de eklenince, trafik kazalarına davetiye çıkarılmasının yanı sıra, ülke ekonomisi ve çevre de ciddi biçimde zarar görüyor.
       Otomotiv Sanayii Derneği'nin (OSD) geçtiğimiz mayısta Milli Prodüktivite Merkezi tarafından düzenlenen "Trafik Hizmetleri Açısından Ulaşım Sektörünün Geleceği" konulu sempozyum için hazırladığı rapor, bu konularda çarpıcı bilimsel veriler sunuyor.
       Türkiye'de 1 ağustos 1997'den beri azami yük sınırları Avrupa Birliği mevzuatına teorik olarak eşdeğer. Ancak denetim eksikliğinin de katkısıyla mevzuattaki değişiklik henüz yollara yansımış değil.
       Raporun, Otosan ürün geliştirme genel müdür yardımcısı Ufuk Güçlü tarafından hazırlanan yüklemeyle ilgili bölümünde öncelikle şu saptamalara dikkat çekilmiş:
       * Ağır vasıta trafiği her yıl ortalama 15 bin adet artıyor. Bu artış yol üstyapısına verilen hasarı da artırıyor.
       * Türkiye'nin pek çok yerinde kamyon trafiği, zaten yüksek olan ortalamanın da üzerine çıkıyor. Örneğin 1995'te Kömürler - Gaziantep'te yapılan ölçümlerde ağır vasıta trafiğinin toplam trafiğe oranının yüzde 50 olduğu görülmüş.
       * 1993'te Adana - Ceyhan devlet yolunda yapılan etüd sonuçlarına göre yaklaşık her 5 kamyondan birinin o zamanki yasal yük olan 13 tonun üzerinde yüklendiği belirlenmiş.
       * Ağır vasıtaların yaklaşık 20 bin adedi her yıl trafikten çekiliyor. Ancak ülkemizde ağır vasıtaların ortalama yaşı Avrupa'nın epey üzerinde.
       * Türkiye'de şu an için geçerli yükleme sınırları ise şöyle:
       - Tahrikli dingil için 11.5 ton
       - 2 dingilli araç ve römorklarda toplam 18 ton
       - 3 dingilli motorlu araçlarda 25 ton
       - 2 dümenlenebilir dingili olan 4 dingilli araçlarda belirli şartları sağlaması ile azami yüklü ağırlık 32 ton
       Bu sınırların aşılması, yollara tahmin edilenin üzerinde zarar veriyor. Aşağıdaki tabloda, dingil yükü arttıkça yol ömrünün de nasıl hızla azaldığını görmek mümkün.

       Dingil yükü Yol ömrü
       (ton) (yıl)
       -----------------------
       8.2 20.0
       10.0 8.4
       11.0 5.5
       12.0 3.7
       13.0 2.6

       Yapımı tamamlanan bir karayolunun, 20 yıl dayanması gerekiyor. Ancak tabloda da gördüğünüz gibi dingil yükündeki artışlar, yol ömrünü kısaltıyor. Örneğin yasal sınırı 11.5 ton olan bir araç yüzde 30 aşırı yüklendiği takdirde karayoluna normal koşullardakinden 11 kat daha fazla zarar vermekteymiş.

       Aşırı yükleme, araç sahibine para kazandırıyor gibi gözükse de uzun vadede götürüsü getirisinden çok daha yüksek. Çünkü hem araçların kazaya uğrama riskini artırıyor, hem ömrünü kısaltıyor, hem de trafiği tıkıyor. Çevreye ve ülke ekonomisine verdiği ekstra zararlar da cabası.
       Aşırı yüklemenin yol açtığı olumsuzluklardan en önemlileri şunlar:
       * Beygir gücü başına 6 tonun altına düşüldüğünden trafiği çok yavaşlatıyor. Uzun konvoylar oluşuyor.
       * Aşırı yüklü kamyonlarda birçok aksam yorulup, direnci azalıyor. Özellikle fren ve direksiyon sistemlerinde emniyet zayıflıyor. Fren mesafesi artıyor.
       * Aşırı yükten dolayı yokuş çıkamayan araçlar, yokuş inerken de frenlerinin zayıflaması sonucu saatte 5 km'nin altına kadar yavaşlıyor. Gerek aşırı ısınmış balatalarla inen, gerek fren soğutmak için duran bu araçlar güvenli bir trafik akımı içinde bile tehlike yaratıyor.
       * Uzun yolda sürekli bu zorluklarla başetmeye çalışan sürücü, çabuk yoruluyor ve dikkati dağılıyor.
       * Otomobillerin uzun ağır vasıta konvoylarını geçmek istemeleri, hatalı sollama riskini yükseltiyor.
       * Sürekli zorlanan motor, normalin üzerinde yakıt harcayarak hem enerji tüketimini, hem de çevre kirliliğini artırıyor. Ayrıca Türkiye'deki kamyonların Avrupa ortalamasına göre 8 - 10 kat daha gürültü çıkardıkları da saptanmış.
       * Motorları zorlanan araçların egzosları da çevreyi kirletiyor. Çekişi geliştirmek için motor gücünün artırılması amacıyla pompa ile oynanması, egzos kirliliğini tamamen kontrolsüz bırakıyor.
       Ağır vasıta üreticileri, gelişen teknolojiye paralel olarak yeni modellerinde ton başına motor gücünü arttırdıkça, aşırı yüklemeyi de teşvik etmiş oluyorlar. Motor gücündeki artışın asıl amacının, aracın performansını yükseltmek olduğuna işaret eden OSD, "bu oranlar, tıpkı AB ülkelerinde olduğu gibi aşırı yükleme için değil, eğimde ve manevralarda aracın zaman kaybetmesini engellemek için yükseltiliyor," diyor.

       Kırmızı Işık Derneği, geçen yıl 49 kişinin yanarak öldüğü Konya - Karapınar kazasını anmak için yürüyüş düzenliyor

       Geçen yıl 24 ekimde Gelibolu ailesi kol, bacak, kafaların kömürleşmekten birbirine karıştığı cesetler arasında kızları Canan'ı arıyordu. Ailenin en küçüğü olan üniversite öğrencisi Canan, Konya - Karapınar yolunda meydana gelen ve 49 kişinin yanarak ölmesiyle sonuçlanan trafik kazasının kurbanlarından biriydi.
       İpek Turizm'e ait otobüsün yaptığı kazanın 1. yıldönümünde Gelibolu ailesi, Türkiye'nin bu trajik olayı unutmaması için bir anma töreni düzenlenmesi amacıyla harekete geçti. Yakınlarını trafik kazalarında kaybedenlerin kurduğu Kırmızı Işık Kazaları Araştırma ve Önleme Derneği'yle birlikte 24 ekim günü olay yeri olan Konya - Karapınar'a bir yürüyüş düzenlenecek. Bu yürüyüşe kendisini trafik mağduru ya da mağdur adayı hisseden her Türk vatandaşı davetli.
       Kırmızı Işık Derneği, "biz üstümüze düşeni yaparak, kaza mağdurlarının acılarını ve sorunlarını topluma duyurmak istiyoruz. Bu acıyı tanıyan tüm kaza mağdurlarını ve sorumluluk hissedenleri, 49 insanımızı olay yerinde anmak üzere davet ediyoruz," diyor.
       Karapınar kazasında ölenlerin bir bölümü, Canan gibi 29 ekim tatilini fırsat bilerek ailerini ziyarete gelen üniversite öğrencileriydi. Türkiye'nin dört bir yanında okuyan öğrenciler, şehirlerarası otobüsle en sık seyahat edenler arasında bulunuyor. Kırmızı Işık Derneği'nin belirttiğine göre bu duruma dikkat çekmek amacıyla Galatasaray, Mimar Sinan, Marmara, Yıldız, Niğde Üniversiteleri ve ODTÜ rektörleri ve öğrencileri yürüyüşe davet edilmiş. Ayrıca TCDD Emeklileri Derneği ve bazı sivil toplum kuruluşlarıyla Konya Valisi ve Karapınar Kaymakamı da anma törenine katılacakmış.
       Bilgi için Kırmızı Işık Derneği'ne telefon edilebilir: 0212 292 55 69 - 292 55 85



Yazara E-Posta: M.Tamer@milliyet.com.tr