ATM kameralarına güvenmeyin

ATM kameralarına güvenmeyin


       Bankalardaki gizli kamera kayıtlarına ancak savcılığın onayıyla ulaşılabiliyor. ATM’lerde dolandırılan banka müşterileri, önce başlarına geleni anlatan bir dilekçeyle Savcılığa başvuruyorlar, sonra da onay talimatını bekliyorlar. Pekiyi ya zaman harcayıp tüm bu işlemleri yaptıktan sonra bankadaki kameranın sadece caydırıcı amaçla kullanılan, sahte bir kamera olduğunu öğrenirseniz ne oluyor?
       Kadıköy yakasındaki bir Pamukbank ATM’sinde bankamatik hırsızlarının oyununa gelen Nükhet Kadıoğlu’nu, belki de dolandırılmaktan daha çok bu kameralar sinirlendirdi.
       ATM farelerinin en sık başvurduğu yöntem, makinenin içine bir cisim sıkıştırarak yapay arıza yaratmak. Kadıoğlu da aynı durumla karşılaşmış ve kartı ATM’de sıkışmış. O sırada yanında duran ve “iyiniyetli gençöi oynayan kişinin yönlendirmesiyle hem ATM’ye şifresini girmiş, hem de kartı orada bırakıp eve gitmiş. Aklı başına gelip de evden kartını iptal ettirene kadar atı alan Üsküdar’ı geçmiş tabii. Hemen arkasından kartı makineden çeken hırsızlar, hesabından da 200 milyon lirayı çekivermişler. Okurumuz konuyu bize ilettikten sonra başka bir ATM’den 400 milyon lira daha çekildiğini öğrendi.
       Pamukbank yetkilileri, hırsızın teşhis edilmesi için kamera kayıtlarının incelenmesi gerektiğini belirtmişler. Nükhet Kadıoğlu da tam bir gününü bu iş için ayırmış. Ve bunca zahmetin sonunda söz konusu şubedeki kameranın sahte olduğunu öğrenmiş! Ve tabii Pamukbank’ın bu bilgiyi kendisine neden önceden vermeyip bir gün boyunca uğraştırdığına sinirlenerek köşemize başvurmuş.
       Arkadaşımız Sinem Kütük’ün sorularını yanıtlayan Pamukbank güvenlik sorumlusu Deniz Gürle, “Savcılıktan kağıt getirmediği sürece gerçek mağdur olup olmadığını bilemezdik" diyor. Ayrıca kamera fiyatlarının çok yüksek olduğunu ve Türkiye genelinde 1000’e yakın şubesi bulunan bir bankanın böyle bir maliyetin altından kalkamayacağını da ekliyor.
       Banka yöneticilerinden aldığımız bilgilere göre ise kameraların fonksiyonel ya da caydırıcı olması bir bankadan diğerine değişiyor. Örneğin Yapı Kredi Bankası’nda mevcut kameraların hepsi fonksiyonel. Yani gerçek kayıt yapıyor. Ancak her ATM’nin çevresinde bir kamera yok. Şube dışındaki ATM noktalarında ise çoğunlukla kamera bulunuyor. Genellikle duvar tipi ATM kullanan İş Bankası’nda ise kamera uygulaması yok.

E - posta çöpüne karşı filtre

       Geçenlerde bir yazınızda e - posta adreslerini çöp kutusuna çeviren şirketlerden bahsetmiştiniz. Aynı sorundan ben de şikayetçiydim. Sonra hotmail’deki, e - posta kutumu araştırdım ve options’larda filtre denilen bir yer buldum. Bana Xoom.com diye bir adresten bir sürü e - posta geliyordu... Filtrede subject’i Xoom.com olan tüm e - postaları doğrudan ‘çöpe at’ komutunu verdim. Böylece Xoom.com’dan gelen e - postalar ben görmeden otomatik olarak çöpe yollanmaya başlandı."
       Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme 3. sınıf öğrencisi Talih Ziyadov’dan gelen bu e - posta, spam terörüne karşı oldukça basit bir çözüm gibi duruyor. Filtre sadece komut verilen adresi kapsadığı için sizi ilgilendirebilecek diğer mesajları almama gibi bir tehlike de söz konusu değil. Hepimizin bilgisayarında bulunan bu basit filtre sistemi belki her türlü spam için kesin çözüm olmayabilir, ama en azından spam’ların sayısını azaltacağı kesin.

Trafik sigortası hasarı aylar sonra ödendi

       Gün geçmiyor ki, okurlarımızdan 2000’li tarihlere verilen hasar ödemeleriyle ilgili bir şikayet gelmesin. Park halindeki aracına kamyon çarpan Yücel Gök, Akdeniz Sigorta’dan eylül sonundan beri 175 milyon lirasını alamıyordu. Bildiğiniz gibi trafik sigortası primi, peşin ödenmesi zorunlu olan bir sigorta. Bunun nedeni, ödemelerin de bir an önce yapılmasını sağlamak. Ancak okurumuza verilen gün 21 Ocak 2000.
       Arkadaşımız Sinem Kütük’ün sorularını yanıtlayan Genel Müdür Asistanı Hande Karadeniz, ödeme günlerini belirlerken günlük limitleri dikkate aldıklarını ve bu yüzden bazı dosyalarda hasar ödemesinin bir sonraki güne devrettiğini söyledi.
       Okurumuzun beklediği ve bekleyeceği süre gözönüne alındığında bu açıklama çok hafif kalıyor. Karadeniz’in hemen arkasından öne sürdüğü gerekçe ise deprem nedeniyle yaşanan sıkışıklık.
       Biz devreye girdikten sonra Akdeniz Sigorta okurumuzun parasını söz verdiği gibi
       7 Aralık’ta ödedi.

Gel de çık
işin içinden!

       İstanbullu okurumuz Cenk Laleli’nin ünlü markalardan oluşan damatlık giysisi, bütün tarafların kendince haklı olduğu çözülmesi zor bir tüketici sorununa dönüştü.
       Cenk Laleli ceket - pantolonunu Ferre’den, içindeki ipek gömlekle kadife yelek ve fuları ise Faruk Saraç’tan aldı. Yarım milyar liraya malolan damatlığını düğünden sonra da gerektiğinde giymek arzusundaydı. Ancak bu artık mümkün değil. Üstelik zararını Ferre’den karşılaması söz konusu bile olamaz. Faruk Saraç ise okurumuzun ödediği paranın tamamını zaten iade etti.
       Yine de okurumuzun zararı karşılanmış olmuyor! Çünkü Faruk Saraç markalı kadife yelek ve fular, düğün gecesi Ferre markalı beyaz ceketin kol ve yakasını fena halde boyadı. Kuru temizleme çözüm olmayınca Faruk Saraç yetkilileri iade edilen fular, ipek gömlek ve yeleğin yerine yenilerini vermeyi taahhüt ettiler. Ancak okurumuz yeni hazırlanan parçaların da aynı kumaştan olduğunu görünce “yine boyar" kaygısıyla kabul etmedi. Bunun üzerine Faruk Saraç, yelek ve fuların tutarı olan 200 milyon lirayı iade etti. İpek gömleğin ise yenisini verdi.
       Ancak ortada hâlâ bir sorun var. O da 300 milyon liraya alınan ve boyandığı için giyilmeyecek durumda olan Ferre takım.
       Arkadaşımız Sinem Kütük’ün devreye girmesinden sonra Faruk Saraç bizzat aradı ve kumaşı İTÜ’de test ettirdiklerini, sorunun kumaştan değil damadın terindeki asitten kaynaklandığını belirtti. Benzer durumlarla daha önce de karşılaştığımız için Saraç’ın söylediğinin uzak bir olasılık olmadığını biliyoruz. Ne var ki Cenk Laleli’nin teri de bugüne dek hiçbir giysisini boyamamış.


Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr