Bırakın Sezer'i nankör kalsın!

Bırakın Sezer'i nankör kalsın!


Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e "nankör" diye bağırmış ya...
Nankör olmayıp bonkör olan selefi Süleyman Demirel'i tekrar seçtirmeyi başarabilselerdi, devletin zirvesinde bu tür kavgalar hiç çıkmaz, taraflar al gülüm ver gülüm, müthiş bir uyum içinde çalışır, gül gibi geçinip giderlerdi.
Ne var ki onlar gibi düşünmeyen halkımız, kendini seçenlerin dümen suyuna girmeyen "nankör" bir Cumhurbaşkanımız olduğu için çok mutlu. Ona acayip güveniyor, sahip çıkıyor.
Devletin zirvesinde kriz patlak verdiğinden beri benim köşeme Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer'e destek mesajları yağıyor. Tümü de artık bu yolsuzluk soruşturmalarının iyice derinleştirilerek siyasi ayağının da ortaya çıkartılmasını istiyor. Okurlarımız benimle iletişim kurmaya yıllardır alışık olduğu için, Dr. Burhan Dağ'ın aşağıdaki satırlarına benzer uyarılarını da esirgemiyor:
"Objektif olun. İnandırıcılığınız sizin en büyük silahınızdır. Halkın Sayın Cumhurbaşkanı'na verdiği desteği ve güveni asla küçümsemeyin. Onu karalamaya çalışanlar, güneşi balçıkla sıvamaya uğraşanlara benziyorlar. Ecevit'e oyunuzu verdiniz, ancak Ecevit'in düştüğü hataya siz düşmeyin. Saygılarımla..."
Cumhurbaşkanımızdan bundan böyle de nankör olmaya devam ederek, kendisini o koltuğa oturtanlara kadar uzanabilecek yolsuzlukların üzerine gidilmesi için elindeki tüm imkanları kullanmasını bekliyoruz.
Bonkör olup da devletin kaynaklarını yeğene - manevi evlada ikram eden bir Cumhurbaşkanı yerine, halkımız nankör bir Cumhurbaşkanı istiyor.
Var mı itirazı olan!

Bugüne kadar dokunulur ve dokunulmaz hırsızlar için kaç 5 milyar dolarları sokağa attı bu millet? Siyasiler ve yüksek bürokratlarla al takke ver külah, en mütevazi dolandıran 1 milyar dolar çarptı gitti.
MGK'daki krizi yaratan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer değil, 3 büyük kamu bankasının sahiden denetlenme ihtimalinin ilk kez gündeme gelmesidir.
Devlet bankalarında batan 40 milyar doların acaba ne kadarı Ecevit - Yılmaz ikisilinin hükümette oldukları 1997'den sonra batmış? Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'ın 1997'den beri kanatları altında bulunan Halkbank, 2 ay önce Recep Önal'ın üzerine yıkılıncaya kadar yeğen Murat Demirel'in Egebank'ına ya da Dinç Bilgin'in Etibank'ı ve Sabah Yayıncılık'ına kaç milyon dolar aktarmış?
Sezer'in üyelerini değiştirerek yeniden oluşturduğu Devlet Denetleme Kurulu kamu bankalarının Fon'a devredilen bankalara verdikleri kredileri incelemeye kalkarsa, işte hep bunlar gün ışığına çıkıverecek.
Yolsuzluklarla mücadeleyi gündeminin ilk maddesi yapmış bir Cumhurbaşkanımız var. Ve Fatih Altaylı'nın da dediği gibi "Bir kez de namuslular için trilyonları sokağa atalım. Çünkü hırsızlardan kurtulursak, bu parayı bir günde geri alırız."

Cumhurbaşkanlığı makamına hakaretten yediği 16 ay hapis cezası (paraya da çevrilemiyor) şimdilik ertelenmiş olan bendeniz, şu anda müthiş bir merak içindeyim:
Acaba Adalet Bakanlığı'na bağlı savcılar, Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'ın MGK toplantısında Cumhurbaşkanı sayın Anmet Necdet Sezer'e sarfettiği sözler üzerine de harekete geçecekler mi?
Zavallı Ben! Tüm ülkeyi derinden sarsan büyük depremin hemen ertesi günü o psikolojiyle yazdığım bir yazıda "Enkazın baş sorumlusu bu ülkenin kaderine 40 yıldır damgasını vuran Süleyman Demirel'dir" dediğim için "Cumhurbaşkanlığı makamına hakaretten" hüküm giydim. Oysa Demirel o yılların büyük bölümünü Başbakan olarak geçirmişti.
Aynı Adalet Bakanlığı'nın aynı savcıları, Cumhurbaşkanlığı makamını "Nankör, sizi biz seçtik oraya! (Yani bize hizmet etmen gerek demek istiyor) diyerek fevkalade küçük düşüren Özkan hakkında da adli takibata geçeceklerdir herhalde. DSP'li Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'e bağlı savcıların DSP'li dokunulmaz Hüsamettin Özkan'a karşı bakalım nasıl bir tavır alacaklar? Eğer harekete geçmezlerse onlar da Cumhurbaşkanlığı makamını siyasilerin elinde piyon ya da kukla olarak görüyorlar demektir.
O zaman da Özkan, kendisinden tam beklendiği gibi sıkıştığını hissettiği bir anda Cumhurbaşkanı'na "Enflasyon hedefi yüzde 12 olduğu halde, siz kiracınızı dolar üzerinden yüzde 25 zamma zorluyormuşsunuz..." da diyebilir.
Eski çarkın dişlileri, Çankaya'ya hakarette pek hassastılar. Görelim bakalım kendileri şimdi neredeler?