Bizim sokak engerek, sizinki pens olsun!

Bizim sokak engerek, sizinki pens olsun!


Eskişehir'deki 6 bin 26 sokaktan 3 bin küsurunun adı nüfus sayımı öncesi aceleyle değiştirilince, ortaya gülünesi durumlar çıktı.


     Engerek, piton, mayonez, despot, pens, jüri, havyar, kraker, emprime, aplik, roka, sauna, aseton, rimel, pelüş, antikor, adrenalin, anofel, antitez, akrostiş...
       Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, nüfus sayımından önce 3 bini aşkın sokağın ismini değiştirdi. Yukarıdaki sözcükler de yeni sokak isimlerinden bir seçki. Belli ki iş biraz aceleye gelmiş.
       Konuyu gündeme getirmemize Eskişehir'de yaşayan Alman Liseli sınıf arkadaşım Orhan Aydın vesile oldu. Gönderdiği faks mesajında uygulamayı şöyle eleştiriyor:
       "60'dan fazla mahallede yapılan değişikliğe bakıldığında, yeni sokak adlarının önemli bölümünün yabancı sözcüklerden oluştuğu görülüyor. Bir sokağa verilen adın, o sokakla maddi - manevi ilişkisi olmaması bir yana, bunların rastgele ve alabildiğine özensiz seçildiği anlaşılıyor.
       Şu kadarı bile densizliğin boyutlarını ortaya koymaya yeter. Batı dillerinden alınan sözcüklerden oluşturulan 100 sokak adını saptayıp, bir değerlendirme yaptım ve gördüm ki bu seçim Batı'nın vasat bir kültürünü yansıtmaktadır. Bunlar domino, mikado, patent, antreman, jüri, havyar, kroki, pens, plaj, feribot gibi sözcükler...
       Yeni sokak adlarının yüzde 20'ye yakın bölümü ev ve yemekle ilgili. Örneğin aplik, aseton, biblo, emprime, dekorasyon, kakao, korniş, kraker, mayonez, rimel, saten gibi...
       Bir bölümü doğayla ilgili, meteor, mika, metalurji, nikel, kuvars, piton, engerek gibi.
       Sonra antikor ve adrenalin gibi tıbbi deyimler geliyor.
       Bir de bazı kavramlara yer verilmiş; örneğin mitoloji, plasman, rekolte, riziko gibi.
       Yukarıdaki sözcükler Fransızca, Latince, Yunanca dillerinden alınmıştır. Bazıları dilimizde kullanılır, bazıları çok özel mesleki terimlerdir.
       Eğer sesimi duyurabilirsem "İmdaaaat!! diye bağırmak istiyorum. Böylesi bir kültür budalalığından bizi kim kurtaracak?"
       Orhan'dan öğrendiğime göre Eskişehirlilerin yaklaşık yarısının bir gecede adresleri değişivermiş. Bu durum doğal olarak belli bir rahatsızlık yaratmış. Özellikle de yeni fatura bastırmak durumunda kalan esnaf, bugünlerde epey sıkıntılıymış.

Büyükerşen: "Beğenilmeyen sokak adları değiştirilir"

       Bir kentte 6 bin küsur sokaktan yarıdan fazlasının adı değişir de kıyamet kopmaz mı? Kopan kıyametin gürültüsü kent sınırlarını aşıp da taa İstanbul'lara ulaşmaz mı?
       Eskişehirli Orhan Aydın'ın yukarıda özetlediğim mektubuyla ilgili olarak Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Yılmaz Büyükerşen'i aradım. Ve anladım ki Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nin yaratıcısı Büyükerşen, şimdi de Türkiye'nin en iddialı elektronik belediyesini kurmak için kolları sıvamış. Kentin sağlıklı bir envanterini çıkartmayı kafaya koymuş. "Her 6 sokaktan 1'inin isimsiz, o sokak sakinlerinin de kayıtsız olduğu bir kentte vergi de alamazsınız, belediye gelirleriniz de güdük kalır ve neden güdük diye yakınmaya da hakkınız olmaz" diyor.
       Zaten Devlet İstatistik Enstitüsü de, numaralamanın en bozuk olduğu 4 ilden biri olarak Eskişehir'i seçmiş ve önceki günkü nüfus sayımı öncesinde elektronik numaralamanın tamamlanmasını istemiş. Bu bağlamda numarasız evlere 135 bin yeni numara vermişler. Bu arada da çoğunluğu kaçak yapılaşma sonucu oluşmuş, ama elektriğini - suyunu kimi kaçak, kimi yasal yoldan alan binaların bulunduğu mahallelere numara ve sokak isimleri vererek onları da bir anlamda kayıtlı hale getirmişler.
       Ve bu kapsamlı işe girişirken, mükerrer sokak isimlerinden de kurtulmak istemişler. Çünkü belediye kayıtları tümüyle elektronik ortama aktarıldığında Eskişehir'de yaşayanlar ya adlarına, ya da adreslerine göre elektronik ortamda aranabilecekmiş. Dolayısıyla da mükerrer sokak isimleri ciddi karışıklık yaratabilirmiş.
       Aslında İçişleri Bakanlığı'nın taa 1963'te çıkardığı bir genelgeye göre hiçbir ilde mükerrer sokak ismi olmaması gerekiyormuş. Eskişehir'de ise toplam 6 026 sokaktan 2 683'ünün ismi mükerrermiş. Örneğin 18 adet Menekşe, 17 adet Aydın sokak, 15 adet Bahar sokak ve 13 adet Badem sokak varmış. 1 017 sokak ise tamamen isimsizmiş.
       Prof. Büyükerşen, "Sokak adlarının yeniden belirlenmesi için komisyonlar oluşturduk, ama yine de kimisi yazım hatasından kimisi de belki kelime bulma zorluğundan bazı gariplikler olmuş. Sokak isimlerini beğenmeyenler bize başvursunlar, değiştirelim" diyor.
       DYP'liler Tansu Çiller Bulvarı ve Hamit Dedelek Caddesi kaldırıldığı için aleyhte propaganda yapıyorlarmış. Fazilet Partisi ise aslı havza olduğu halde yazım hatası sonucu kayıtlara havra olarak geçen sokağa şiddetle itiraz etmişler.
       Büyükerşen, "Siyasi parti liderlerinin ya da yakınlarının adları sokak ve caddelere verilemez" diyor. Sadece o ilden yetişmiş siyasiler ve diğer ünlülerle, kente büyük katkıda bulunmuş kişilerin adlarının, doğup büyüdükleri yer esas alınarak cadde ve sokaklara verilebileceğine işaret ediyor. Ve bu bağlamda Hasan Polatkan'ın adının eski Mutallip Caddesi'ne, Kemal Zeytinoğlu adının Odunpazarı'ndaki bir caddeye verildiğini, Yusuf - Nermin Abadan'ların yaşadıkları evin bulunduğu sokağı da Abadan sokak olarak adlandırdıklarını anlatıyor.



Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr

DİĞER YENİ YAZILAR