Borusan Filarmoni, Viyana kapılarında!

İstanbul, hükümet yetkilileri ve iş dünyasının hükümete yakın meslek örgütleri istiyor diye Uluslararası Finans Merkezi olmaz elbet. Dünyanın belli başlı finans merkezlerine baktığımızda, daha oraların çooook uzağında olduğumuz ayan-beyan görülüyor.
Öte yandan Başbakan Erdoğan ve AKP hükümetinin ne kadar umurunda bilemiyorum, ama İstanbul son birkaç yıldır dünyanın ilgisini mıknatıs gibi çeken bir sanat merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Özellikle resim ve heykel gibi görsel sanatlarda ve klasik müzikte...
Klasik müzikseverler içinse İstanbul son birkaç yıldır gerçek bir cennet. Artık virtüözleri dinlemek için Londra’ya ya da Newyork’a gitmeye gerek kalmadı; Yo-Yo-Ma ve Alfred Brendel gibi klasik müziğin hep zirvedeki duayenlerinden, kontrtenor Philippe Jaroussky ve çellocu Gautier Capuçon gibi yıldızı hızla parlayan genç virtüözlere, dünyada en gözde ve zirvede kim varsa İKSV, İş Sanat, CRR, BÜ ve Borusan tarafından ayağımıza kadar getiriliyor.

Köçekçe ile yılbaşı
Perşembe akşamı Borusan İstanbul Filarmoni Orktestrası’nın Lütfi Kırdar’daki yılbaşı konserindeydik. Laf aramızda yılbaşı konserlerinden pek hoşlanmam; fazla popüler bulurum. Ama Rachmaninov’un 3 nolu piyano konçertosuyla başlayıp Ulvi Cemal Erkin’in Köçekçe’si ile biten bir programa şapka çıkardım. Hele arada Richard Strauss ve Respighi’den seçilen parçalar da sizi adım adım Köçekçe’ye hazırlıyorsa...
Müthiş hoş bir sürprizdi. Alkışlamaktan kollarım yoruldu. 36 yaşındaki genç ve karizmatik Avusturyalı şef Sacha Goetzel, orkestraya bambaşka bir ruh ve tını getirdi.
Arada Borusan Kültür Sanat’ın Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi’den aldığım bilgilerle herşey yerli yerine oturdu. Meğer bu programın kısmen benzeri, Borusan Filarmoni’nin Goetzel’le ilk CD’si olarak kayda çekilmiş ve gelecek yaz Salzburg Festivali’yle birlikte Avrupa’da satışa sunulacakmış. Eserler seçilirken, Türkiye’de yaşamış ya da Türkiye ile bağı olan sanatçıların yapıtları olmasına özen gösterilmiş.

Salzburg Festivali’nde
Çünkü Borusan Filarmoni, İstanbul 2010 Kültür Başkenti projesi çerçevesinde Avrupa’ya açılıyor; genç Avusturyalı şefiyle 2010 Salburg Festivali’nin 25 temmuzdaki açılış konserlerinden birini verecek. Bu, Borusan Filarmoni için büyük bir başarı, orkestranın adında İstanbul olduğu için İstanbullular adına da bir onur.
Goetzel’le Borusan Filarmoni’nin başına geçtikten birkaç ay sonra tanıştığımızda, “2010’da Avrupa’da herkesin bizden konuşmasını istiyorum. Tıpkı 15 yıl önce futbol takımlarınızın Avrupa’da kendilerini kanıtladıkları gibi...” demişti.
Ne demek istediğini şimdi daha iyi anlıyorum. Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kocabıyık gibi mükemmeliyetçi bir stratejistten de destek aldıklarına göre hedefi 12’den vuracağa benziyorlar.