Ecevit’e Amerikan komplosu!

Ecevit’e Amerikan komplosu!



Başbakan Bülent Ecevit, Hüsamettin Özkan’ın yakın arkadaşı olduğu gerekçesiyle Prof. Dr. Mehmet Haberal ve ekibini de azledince birden kafama dank etti ki, Sayın Başbakan bir Amerikan komplosuyla karşı karşıya!
Ayrıntılarını anlattığımda siz de bana hak vereceksiniz!
Türkiye’den mi esinlendiler bilemem, ama dev Amerikan şirketlerinin, üst yöneticileri ve denetçileri tarafından elbirliğiyle mükemmelen hortumlandığı peş peşe açığa çıktıkça, New York Borsası da taban üstüne taban yapıyor. Bilmem farkında mısınız, Dow Jones Endeksi önceki gün, son 5 yılın en düşük düzeyine indi. Nerede duracağı da belli değil.

ABD Başkanı George W. Bush fevkalade sıkışmış durumda. Amerikan kamuoyunun dikkatini ekonomiden uzaklaştırabileceği yeni bir oyuncak bulması lazım. Yoksa Irak harekatının bu yaz sıcağında aniden güncellik kazanması bu yüzden mi?
Biliyorsunuz Ecevit Türkiye’nin Irak harekatında aktif rol almasına baştan beri mırın - kırın ediyor. Böyle bir harekat için start verilecekse Ecevit’i tasfiye etmek, Bush’un ekmeğine yağ sürmez mi?

Belki de "sağ kol" Hüsamettin Özkan’la Bush yönetimi bu çerçevede anlaşmaya varmışlar ve plan adım adım uygulanmıştır! Fanteziye devam edecek olursak, Özkan Başbakanlık’ta pekala Ecevit’in çayına ilaç atıp karnını ağrıtmış ve apar - topar hastaneye kaldırılmasını sağlamıştır. Hatta Başbakanlık’ta arkasından itip merdivenlerden düşürmüş bile olabilir. Zaten ben baştan beri Ecevit’in kaburgasının Başbakanlık’ta kırıldığı iddiasındayım!
Rahşan Ecevit’in Başbakanlık’a gelip de eşini Başkent Hastanesi’ne götürdükten sonraki durum hepimizin malumu. Bush’un ve Özkan’ın isteği doğrultusunda adamcağıza yanlış tedavi yapıldığı için Ecevit bir türlü iyileşmek bilmedi. Başbakan’ın 2 aya yakın işinin başında olamadığı bir ortamda, zaten bıçak sırtında duran ekonomimizin sinirlerinin iyice bozulacağı belliydi. Ve iş dünyası ve medya aracılığıyla Ecevit’e karşı yoğun bir "hastasın, çekil" kampanyası başlatıldı.

Bu arada Prof. Haberal da 2 - 3 hafta daha yatak istirahati verince Ecevit ailesinde birden şimşek çaktı. Başbakan ertesi gün lacilerini çekip Cumhurbaşkanı ile haftalık olağan toplantısı dahil her türlü toplantıya girip çıkmaya başladı. Ve o günden beri sıkı korsesiyle dimdik ayakta ve işinin başında. Hele son 4 - 5 günlük performansına bakacak olursanız, neredeyse evine gidip yatmayı unutacak...
Evden çıktığı ilk gün dilinin fena halde dolanması da Özkan’ın yüzünden zaten. Başbakanımızın görevini yapamaz durumda olduğu izlenimini kamuoyunda güçlendirmek için Prof. Haberal’ı kafaya alıp yanlış ilaç verdirtmiştir mutlaka!
Irak’a harekat hazırlığı içindeki Bush yönetimi açısından İsmail Cem - Kemal Derviş - Hüsamettin Özkan üçlüsüne bakacak olursak... Özkan’ın her zaman işadamı ve idareci yönü ağır basmıştır. Kemal Derviş zaten IMF programının uygulayıcısı olarak ABD’den gelmedi mi? Bu üçlü Amerikan politikasına kolaylıkla uyum sağlar.

Ama Tansu Çiller gibi çok daha istekliler varken, onlara sıra kalır mı bilemem. Baksanıza Çiller’e, önceki gün kendisine mikrofon tutulduğunu görünce defalarca "Irak Harekatı sırasında Başbakanlık koltuğunda ben oturmak istiyorum, terörün başının nasıl ezileceğinde en tecrübeli benim" diye nasıl da esip gürledi!
ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz’in muhtemelen de Irak konusunda temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye geleceğini öğrenince böylesi bir senaryo yazmak geldi içimden.
Bu senaryoya sizler de katkıda bulunabilirsiniz aslında. Hatta elimizi çabuk tutup da bir kısa film çekebilirsek, Bil’s gömleklerinin temmuz sonunda sona erecek kısa film yarışmasına bile katılabiliriz belki...