Faiz düşüşü, mağaza kartına işlemez!

Faiz düşüşü, mağaza kartına işlemez!


     Advantage yüzde 17.5 gecikme faizinde ısrarlı. Desa ve Mavi Jeans yüzde 20’lerde seyreden faizlerini birkaç puan indirdi. Polo yüzde 8.5, YKM yüzde 10 uyguluyor

       Advantage kart sahibi okurumuz Şükrü Türesay, kendisine gönderilen son ekstreyi şöyle yorumluyor:
       “Borcumu son ödeme tarihi olan 17 Şubat’ta ödersem 72 milyon lira yatıracağım. Ama 3 Mart’ta gecikmeli olarak ödersem 85 milyon lira vereceğim. Tüm faizlerin düştüğü bir ortamda yüzde 17’yi geçen gecikme faizini nasıl açıklıyorlar?"
       Türesay’ın sözleri, konuyu kısa ve öz olarak ifade ediyor. Sorun sadece Advantage’la sınırlı değil elbette. Özellikle büyük kentlerde bir çok ailenin birden fazla mağaza kartı var artık. Dolayısıyla konu, geniş bir tüketici kitlesini yakından ilgilendiriyor.
       Merkez Bankası’nın para programını izleyen günlerde tüketici kredisi faizleri de düşmeye başladı. (Bugünlerde artık yüzde 3’le otomobil kredisi bulmak mümkün) Arkasından kredi kartı faizleri yüzde 6’lar seviyesine indi. Hatta küçük bankalar arasında kredi faizlerini yüzde 4’e kadar düşürenler var. Faizlerdeki düşüşe tek direnen, mağaza kartları kaldı.
       Mağazaların kredi kartı faizlerini bankaların kredi kartlarıyla birebir karşılaştırmak elbette doğru değil. Visa ve Master gibi kredi kartlarında toplam borcunu taksitlendiren tüketiciye asgari ödemesini yapması şartıyla faiz uygulanıyor. Taksidini yatırmakta geciken ise daha yüksek olan temerrüt faizine giriyor. Mağazalar ise toplam borcu taksitlendirmiyor, yapılan her alışverişi vade farksız, 3 ya da 4 eşit taksitte ödeme olanağı sağlıyor. Buna karşılık taksidini yatırmakta gecikene yüksek faiz uygulanıyor.
       Ancak her ne olursa olsun, gecikme faizlerinin yüzde 20’ler düzeyinde seyretmesi demek ki artık göze batmaya başladı.
       Zaten kendileri de bu durumun farkına varmış olmalılar ki, aralarında Mavi Jeans ve Desa gibi faiz indirimine gidenler var. Yapı Kredi’yle işbirliği içinde çalışan Polo mağazaları, ocak ayında yaptığı faiz indirimini önümüzdeki aylarda da sürdürme niyetinde. 800 bin üyesi bulunan Advantage yetkilileri ise böyle bir düşünceleri olmadığını belirttiler.
       Arkadaşımız Sinem Kütük bazı yaygın mağaza kartlarının gecikme faizi uygulamalarını araştırdı:
       n Advantage: Gecikme halinde uygulanan faiz yüzde 17.5. Kart sahipleri peşin ödeme yaptıkları takdirde, biriken puanlarıyla hediye çeki kazanıyorlar. Üye işyerine göre 2 ya da 3 taksitte ödeme yapanlardan ise vade farkı alınmıyor. Advantage Pazarlama ve Kurumsal İletişim Müdürü Özden Öke, “Ödeme takibi personel, malzeme, postalama ve fonlama, maliyetleri artırıyor. Üye sayımızı da dikkate alınca bu faiz oranı normal" diyor.
       n Mavi Jeans: Daha önce yüzde 20 olan gecikme faizi, ocak ayının ortalarından itibaren yüzde 15’e indirilmiş. Kredi kartları müdürü Cevdet Dinamit, piyasa şartlarına göre önümüzdeki aylarda faizi yüzde 10’a çekmeyi düşündüklerini söyledi.
       n Desa: Gecikme faizini yüzde 20’den yüzde 17’ye indiren Desa, taksitlerini de üçten dörde çıkarmış durumda.
       n Yeni Karamürsel: Aylık yüzde 10 gecikme faizi alınıyor. Kart, tüketicilerin peşin fiyatına 4 eşit taksitle vade farksız alışveriş yapmalarına olanak veriyor. Peşin ödemede yüzde 10 indirim yapılıyor. YKM Şişli Mağazası kredi müdürü İbrahim Özgen, piyasalarda istikrarın sürmesi halinde gecikme faizlerini daha da aşağı çekebileceklerini belirtiyor.
       n Polo: Önceki aylarda yüzde 10’lar düzeyinde seyreden faiz, Yapı Kredi Bankası’nın iradesiyle yüzde 8.5’a düşürülmüş. Polo kartıyla 3 eşit taksitte vade farksız ödeme yapılabiliyor. Kartın altyapısını sağlayan ve ödemeleri takip eden Yapı Kredi olduğu için gecikme faizini de Polo değil, banka alıyor. Polo kart merkezi yetkilileri, düşüşün önümüzdeki aylarda da süreceğini belirtiyorlar.

Telsimde iptaller haftada bir gün

       Telsim’de hat kapatma işlemlerinin haftanın bir gününe sıkıştırılması, aboneler tarafından gereksiz bir “zora koşulma" olarak niteleniyor. Kısa aralıklarla köşemize başvuran İstanbullu Fatma Akgül ve Ankaralı Turgut Yeşilyurt, sırf bu yüzden işlerin uzadıkça uzadığından yakınıyorlar. Her ikisi de haftalardır GSM numaralarını iptal ettirmeyi başaramamışlar, çünkü perşembe günleri bir türlü müsait olmamış.
       Arkadaşımız Sinem Kütük’ün Telsim Pazarlama ve İrtibat bölümünden Aynur Berberoğlu’ndan aldığı bilgiye göre devir işlemleri de yalnızca salı günü yapılıyormuş. Telsim’in aksine Turkcell’de iptal ve devir işlemleri istenilen her gün yapılabiliyor.

Uyanık bayiye Opel’den uyarı

       Sipariş arabaya 300 milyon lira zam yapan! Opel’in Hatay bayii Anıl Otomotiv, Opel - merkezin uyarısı üzerine hatasından döndü.
       Adanalı okurumuz Sadık Menderes Kestir, fiyatı 14 milyar 650 milyon lira olan dizel motorlu model için 26 Ocak’ta proforma fatura kestirdi. 1 Şubat’ta banka onayını aldığını belirten okurumuz, “Arabayı teslim almaya gittiğimde 300 milyon lira zam geldiğini ve 14 milyar 950 milyon lira ödemem gerektiğini söylediler. Üstelik bana söz verdikleri arabayı zamlı fiyatla bir başkasına satmışlar ve ellerinde araba da kalmamış" diye yakınarak köşemize başvurdu.
       Arkadaşımız İlkay Özcan’ın sorularını yanıtlayan Anıl Otomotiv’in satış müdürü Can Öktem, önce kaparo almadıkları için proforma faturanın geçerli sayılamayacağını iddia etti. Kestir’in sipariş ettiği arabanın satılmasını ise diğer şubelerinin hatası olarak niteledi.
       Devreye girmemizden sonra Opel yetkilileri okurumuzun haklı olduğuna karar verdiler ve bayiyi uyardılar. Ve okurumuz, sipariş ettiği arabayı 300 milyon lira fark ödemeden aldı.

İhlas Kargo’da zararlar ödenmez!

       Anadolu’nun ücra köşelerine bile kargo hizmeti götürmesiyle dikkat çeken İhlas Kargo, taşıma ya da teslim sırasında zarar gören eşyaların tazmin edilmesinde sınıfta kalıyor. Bize başvuran okurlarımız arasında geçtiğimiz ekim ayından beri zararları karşılanmayanlar var.
       İstanbul’da faaliyet gösteren Barbaros Elektronik ekimde Antalya’daki bir müşterisine, içi pahalı elektronik malzemeyle dolu bir koli gönderdi. Ancak paket Antalya şubesinde kayboldu. Şirket yetkilileri bütün resmi belgeleri tamamladıkları halde hâlâ paralarını alamamış olmalarına bir anlam veremiyorlar.
       Kargo şirketlerinde ödemeler sigorta fonundan karşılanıyor. Paketin bulunması olasılığına karşı 45 günlük bekleme süresi var. Ancak gördüğünüz gibi aradan 4 ay geçmiş, süre fazlasıyla aşılmış!
       Arkadaşımız Sinem Kütük’ün sorularını yanıtlayan İhlas Kargo pazarlama ve müşteri hizmetleri müdürü Selçuk Bir,
       ödeme günü için Genel Müdürlük’ten çıkacak kararı beklediklerini söyledi. Bizim devreye girmemizden sonra da uzunca bir bekleyiş süresi geçmesine karşın herhangi bir ödeme yapılmadı. Yetkililer yazının yayına girdiği gün, firmayla anlaşma sağladıklarını ve 317 milyon liralık borcun 110 milyon liralık kısmını ödediklerini bildirdiler.
       Ekim ayından beri zararının karşılanmasını bekleyen bir başka okurumuz da Dr. Yusuf Doğar. İhlas, Adıyaman’daki bir sanat festivaline katılan Dr. Doğar’ın tablolarını, İstanbul Aksaray yerine Aksaray iline götürmüş, bu arada da bazı çerçeveler kırılmıştı. İhlas, okurumuzun topu topu 20 milyon lira tutan ödemesini hâlâ yapmadı. Geçenlerde 20 milyon lira için müşteri çeki vermeyi teklif etmişler. Ancak okurumuz parasının nakit ödenmesini istiyor.

Demirel okul açarken, konvoyu çocuk öldürürse...

       Haberi en güzel bizim gazete vermiş: “Demirel’in konvoyunda kaza: 1 çocuk öldü" Hürriyet de “Konvoy aracı çocuk ezdi" diye başlık atmış.
       Diğer gazetelere bakıyorum. Cumhurbaşkanı’nın Urfa’da İbrahim Tatlıses’in yaptırdığı ilköğretim okulunu açışı büyük haber, ama konvoyun aşırı hız yüzünden 4 yaşındaki bir çocuğu öldürmesine ya hiç değinilmemiş ya da haberin en altında tek cümle olarak yer verilmiş.
       Bu olay “Konvoy kazalarına bir yenisi daha eklendi" denip geçiştirilebilir de... Ama ben, “Siyasetçilerimiz Türk
       usulü alaturka konvoy alışkanlığından ne zaman vazgeçecekler?" diye bir kez daha sormadan edemiyorum.
       İşe bakın! Demirel çocuklar daha iyi eğitim görsünler diye okul açıyor. (Aslında o da yutturmaca. Çünkü okul bir yıldan beri eğitim veriyor, ama Demirel herhalde Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi faaliyetleri çerçevesinde okulu bir yıllık rötarla açmakta sakınca görmüyor. Bu durumda belki bizim gazete binasının açılışını bile yapabilir! Ne olacak, şunun şurasında sadece 6,5 yıl oldu biz bu binaya taşınalı!)
       Yutturmaca parantezini kapatıp konumuza dönersek... Demirel, çocuklar daha iyi eğitim görsünler diye okul açmaya giderken, kendisine yolu açan polis aracı, aşırı hız yüzünden o okulda eğitim görmeye aday 4 yaşındaki Ahmet Dulundur’u ezerek öldürüyor.
       Şimdi ben merak ediyorum, Demirel’in konvoyundaki Bölge Trafik Müdürlüğü’ne ait 63 A 5967 plakalı aracı kullanan polis hakkında ne tür bir işlem yapılacak?
       Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesindeki piar haberlerine ters düşecek ama ben, “yılların deneyimiyle dünya çapında ağırlığı olan bir siyasetçi" olduğu belirtilen Demirel’in, kendi konvoyunda bir trafik cinayeti işleyen polis ve kurdelesini kestiği okulda öğrenim görecekken mezarda yatan küçük Ahmet hakkında ne düşündüğünü çok merak ediyorum.
       n Örneğin polisin elini - kolunu sallaya sallaya ortalıkta dolaşması onu vicdanen rahatsız etmeyecek mi?
       n Urfalı küçük Ahmet’in, 2 yıl rötarla kurdelesi kesilen bir yutturmaca yüzünden yaşamını yitirmesi içini sızlatmayacak mı?
       Demirel’den siyasetçi konvoylarının her türlü trafik kuralını ihlal etmelerine dur diyecek yeni bir düzenlemeye ve trafik cinayetlerini “kaza" kapsamından çıkartacak bilinçli taksirin Türk Ceza Yasası’na konmasına ön ayak olmasını bekliyoruz.




Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr

DİĞER YENİ YAZILAR