Gemilerimizi okuyup üflemek şart!

Kuraklık yağmur duasıyla önlenebiliyorsa, RJ'lerden kurtulan THY apronda deve kesebiliyorsa, Ankara Feribotu'na da kurşun döktürülebilir!

"Trafik Canavarı dün yine 22 can aldı" Ya da "Trafik Canavarı'nın dünkü kurbanları arasında evine ekmek götürmek için hamallık yapan emekli işçi de vardı"Hiç merak etmeyin! İstanbul Boğazı'nda son 1 haftada meydana gelen akıllara durgunluk verecek 2 deniz kazasının da yakında suçlusunu buluruz biz! Nasıl ki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, başkentteki susuzluğa karşı "Allah'ın yağmura sadece "Yağ" demesi kâfidir; bir günde bütün barajlar dolar" diyerek sorumluluğu Allah'a havale ettiyse, eminim bizim gemi işletmecileri de "yaratıcı" fikirlerle karşımıza çıkacaklardır. Karayollarımızdaki her türlü denetimsizliği, aşırı hız ve alkollü araç kullanmak gibi akıl almaz sürücü hatalarını, bir "Trafik Canavarı" icat edip, onun sırtına yükleyerek temize çıkmış bir milletiz biz: Ulaştırma eski Bakanı Binali Yıldırım tarafından daha 4.5 ay önce hizmete alınmış, 7.5 milyon dolarlık gıcır gıcır deniz otobüsü Salih Reis - 4, neden koskoca Marmara Denizi'nde yer kalmamış gibi gider de, kıpırdamadan demirlemiş halde duran şilebe gümmmm diye çarpar ve 44 yolcusu yaralanır?Hem de güpegündüz, sabahın saat 10'unda...Yok efendim, kaptan İsmail Taşpınar'ın yanındakiyle sohbet ederken dikkati dağılmış da koskoca gemiyi görmemiş! Hatta bazı gazetelerde o sırada kadınların ve genç kızların kaptan köşküne girip çıktığından söz ediliyor. Bir "nişanlı" mevzuu bile var. Uzun saçlı, yakışıklı kaptan da "Pardon, dalgınlığıma geldi" diyerek özür diliyor. Yutar mıyım ben böyle numaraları! Külahıma anlatsınlar. Eminim ya kurşun dökülmediği için ya da Fethullah Gülen'in susuzluk için dediğine benzer şekilde gemidekiler "günahkâr oldukları ve 'tövbe' etmedikleri için" çarpmıştır o deniz otobüsü, fırlatmıştır 44 yolcusunu koltuklarından! Zaten işin içinde günahkârlık falan olmasa, kazazedeleri Salih Reis - 4'ten alıp Avşa'ya götüren Kemal Reis - 5 deniz otobüsü de dönüş yolunda arızalanıp, 400 yolcusuyla 15 dakika denizin ortasında kalakalır mıydı? Kaptan beni kandıramaz! Ya Bodrum - İstanbul seferini yapan Ankara Feribotu'nun, önceki gün Sarayburnu'na yanaşıp yolcu indirdiği sırada aniden motorlarının kendi kendine çalışmaya başlamasına ne demeli? Duran gemi, birden tam yol ilerlemeye başlıyor, iskele babalarından kurtulan halatlar ölüm kırbacı gibi masum insanların tepelerine iniyor! Deneyimli kaptanlar, biz bugüne kadar böyle bir şey görmedik diyorlar...Bence bu işin içinde mutlaka cinler, periler, iyi saatte olsunlar var, ama yine de Ankara Feribotu'nu 2004'te Türkiye Denizcilik İşletmeleri'nden özelleştirme kapsamında 2.5 milyon dolara satın alıp 19 Mayıs 2006'de çalıştırmaya başlayan Deniz Ferry Lines şirketinin ne diyeceği önemli. Zira bu şirketin ortakları arasında Fuat Miras, Şadan Kalkavan, Metin Kalkavan, Cengiz Kaptanoğlu, Eşref Cerrahoğlu gibi Deniz Ticaret Odası'nın eski ve yeni başkanları ile Türkiye Seyahat Acentaları Birliği TÜRSAB'ın Başkanı Başaran Ulusoy gibi denizi avucunun içi gibi bilen isimler var. mtamer@milliyet.com.tr Cinli-perili feribot!