Hükümeti trafik istatistiklerinde ciddiyete davet ediyorum

ABD’de yapılan bir araştırmaya göre 2003-2009 yılları arasında cep telefonuyla konuşurken veya mesaj yazarken trafik kazası yapanlar, 16 binden fazla insanın ölümüne neden olmuş. Bu bir rekormuş. Bu kazalarda sürücülerin büyük bölümü 30 yaşın altındaymış. Söz konusu araştırmayı değerlendiren uzmanlar, direksiyon başındayken Twitter, Facebook, FriendFeed gibi hızlı mesaj girilebilir sosyal ağlardan bir türlü kopamayan sürücülerin de tehlike yarattığına işaret ediyorlar.
Bu araştırmayı görünce, öfkelenmekten kendimi alamadım. Adamlar araba kullanırken cep telefonuyla SMS çekenlerin neden olduğu ölümlü trafik kazalarının bile istatistiğini tutuyor; biz ise hâlâ kaza yerinden yaralı olarak hastaneye nakledildikten 3 saat sonra ölenlere bile istatistiklerimizde yer vermeyi beceremiyoruz. Daha doğrusu devlet büyüklerimiz bilhassa bu işin üzerine gitmiyorlar ki, trafik kazalarındaki yıllık ölü sayımız, bir anda 4-5 binden 8-9 bine fırlamasın.

Sağlık Bakanlığı’na soru
Türkiye’yi her alanda dünya klasmanında üst sıralara taşıdığı iddiasında olan AKP hükümeti, trafik kazalarında hayatını kaybeden insanlarımızı doğru saymaktan aciz olabilir mi? Hiç sanmıyorum. Örgüt olarak öteden beri en ileri teknolojiyi kullanan, internet üzerinden iletişimi en içine sindirmiş parti olan AKP, yıllardır iktidarda; hükümetin 2 bakanlığı arasında koordinasyon yıllardan beri nasıl sağlanamaz; anlaşılır gibi değil.
Yetkililere özel sohbetlerde sorduğunuzda “Bu iş için sistem kuramadık” deyip duruyorlar.
Bu ne kurulmaz sistemmiş böyle? Hastanede hayatını kaybedenlerin neye bağlı olarak öldükleri zaten yazılıyor. Artık internetin kullanımı da çok kolaylaştığına göre, bu bilginin hastaneler arasında bir merkezde toplanması çok mu zor?

Emniyet mi istemiyor?
Hastanelerimizde telefonla randevu almaktan eczanelerden ilaç alımına vatandaşın hayatına pek çok kolaylık getiren Sağlık Bakanlığı, bu istatistiki bilginin derlenmesine yardımcı olamaz mı? Tabii ki olabilir. Ama Sağlık Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’na bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü’nün biraraya gelmesinde galiba ciddi bir engel var. Şöyle ki:
Hastanedeki ölümlerin istatistiklere girdiği ilk yıl, trafikteki ölü sayımızda bir zıplama olacak. Hiçbir Emniyet Genel Müdürü bunu istemiyor. Herhalde AKP hükümeti de istemiyor. O kadar istemiyor ki bu iktidar döneminde bir ara polis bölgesindeki trafik kazalarında ölenlerle, kırsal kesimde jandarma bölgesinde ölenlerin istatistikleri bile birbirinden ayrıldı.
Türkiye’deki trafik sorunuyla ilk uğraşmaya başladığım 1997 yılından bu yana pek çok konuda önemli ilerlemeler kaydedilirken, birkaç önemli nokta hep yerinde saydı. Trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin gerçek sayısını açıklamaktan kaçınarak rakamın düşük gösterilmesi de bunlardan biridir. Bu ciddiyetsizliği, direksiyon başına geçen vatandaşımızın, “Bana bir şey olmaz” kaderciliğiyle gaz pedalına sonuna kadar basarak duvara toslamasına kadar uzatabilirsiniz.
Atalarımız boşuna “Balık baştan kokar” dememiş!