Kampanyamızda bugün söz okurlarımızın

1 - Toplanan paranın nereye gittiğini görmek istiyoruz

Bugün söz sizlerin: Gazetemiz Milliyet'in katalizör görevi üstleneceği "Baba beni okula gönder" kampanyasıyla ilgili olarak sadece benim e - postama gelen öneriler bile, siz okurlarımızın hesap verilebilirliğe çok önem verdiğinizi ve bu gerçekleştiği takdirde maddi - manevi her türlü katkıya hazır olduğunuzu gösteriyor. Kampanyanızı yürekten destekliyorum. Ülkenin kanayan yarasına parmak basmak herkesin arzusudur. Ancak bu, lafta kalmamalıdır.12 Eylül ve sonrasında "Kendi okulunu kendin yap" kampanyası ile halktan Milli Eğitim Bakanlığı için katkı payları toplandı. Bugüne kadar bu katkı payı ile yapılmış herhangi bir okul var mıdır? Bu katkı payları maalesef hükümetlerin bütçe açıklarını kapatmak için kullanıldı. Başlattığınız kampanya özel ve halkın kendi kendine bir işi başarabilme kampanyasının ilki olacaktır. Bu nedenle çok önemlidir. Bu kampanyanın başarıya ulaşmasını sizden daha çok istiyorum. Hoşgörünüze sığınarak, her kesimi bu kampanyanın içine çekmek için bazı önerilerim olacak:1) Örnek oluşturmak maksadıyla ilk olarak yurt ve okul yapılması şart olan öncelikli bir bölge ve yer tespit edilsin. 2) Toplanan paralarla buraya derhal ve çok kısa sürede depreme dayanıklı bir yurt ve okul yapılsın. 3) Bu yapılan yurt ve okulun halkın katkısıyla yapıldığı, gazete ve televizyon reklamlarıyla halka bildirilsin. Toplanan paranın nereye gittiğini halk görmelidir. 4) Halk yaptığı bağışın boşa gitmediğini, en kısa zamanda okul ve yurt yapımında ve bunların idamesinde kullanıldığını görmelidir. Böylece katılımın artacağına ve sürekli bir destek sağlanmış olacağına inanıyorum. Sivil toplum olarak halkın bir işi başardığını görmesi ve halkın kendine güvenmesi, EN ÖNEMLİ HUSUSTUR.5) Bu başarıyı diğer başarılar takip edecektir. Bu kampanyanın en büyük hedefi halka kendine güvenerek bir işi başarmanın mutluluğunu yaşatmak olmalıdır. Kanal D'de yayınlanan "Havaya Savrulan Trilyonlar" haber serisi, bu ülke insanının yıllarca aldatılmış olduğunun belgesidir. Yıllarca aldatılan ülke insanının kendi kendine iş başarmasının zamanı gelmiştir. Bu nedenle bu kampanya çok önemlidir. Bu kampanya türü, halk için bir ilktir Sevinçle katılacağımız bir teşebbüs. Yeter ki okumamış kızımız, kadınımız kalmasın! Yeter ki "içimize sinecek bir paylaşma noktası" bulalım. Milliyet'i ve sizi yakından izliyoruz. Gelişmeleri bize bildirirseniz seviniriz. İçimize sinecek bir paylaşma noktası Kampanyanızı yürekten destekliyorum. Ancak nüfus planlaması olmadan, gerçek bir gelişmenin sağlanamayacağı bellidir. 25 yıllık öğretmen olarak ben kendi adıma, elimden geleni yapmaya çalışıyorum; ancak nüfus planlaması gerçekleştirilmezse, yapılan bunca fedakârlığın boşa gideceğinden korkuyorum. Önce nüfus planlaması Bugün Milliyet'teki köşe yazıları beni derinden etkiledi. Kim bilir benim gibi bu yazıları okuyan kaç kişi size geri döndü ve umarım benim de fikrim, sayenizde hayat bulur. Fikir şudur: Okula gidemeyen ya da çok zor koşullarda okuluna devam eden öğrenciler için bir yardım havuzu oluşturalım. Bunu yapmak için güçlü ve güvenilir bir kurumun önder olması lazım. Bir banka hesabı açılsın ve her vatandaştan bu hesaba sadece 1 YTL yatırmalarını isteyelim. Gelecek meblağ küçük olabilir, ama insanlar verdikleri paranın nereye gittiğini bilirlerse, eminim ki bu yardımın arkası kesilmez. Ben de üniversitede okuyan bir gencim. Ben ve benim gibi bir çok arkadaşım bu noktaya ulaşmaya nail olduk. Ama ya ulaşamayanlar? Umarım benim ya da bu uğurda fikir yürüten herhangi birinin görüşleri hayat bulur ve bu çocuklara yardım eli uzanır. Herkes 1 YTL versin, yardım havuzu kuralım mtamer@milliyet.com.tr Fatih Ulu Üniversiteli bir genç