Mucizevi! Busi soba

İlkay Özcan



Broşüründe yaşlanmayı durdurduğu, romatizmayı tedavi ettiği, D vitamini ihtiyacını karşıladığı idida edilen soba için bilimadamları öyle düşünmüyor
Bir soba alın ve hayatınız değişsin, güzelleşsin.
Busi marka sobanın tanıtım broşüründe, sobanın ısıtmanın ötesinde tedavi edici nitelikleri olduğu iddia ediliyor. Bir kere bu soba erken yaşlanmayı önlüyormuş. Ayrıca romatizma, siyatik, bel ve sırt ağrılarını tedavi ediyormuş. Gelişme çağındaki çocukların D vitamini ihtiyacını karşılıyor, sağlıklı kas ve kemik gelişimini sağlıyormuş.
Sözkonusu olan 45 milyon liraya satılan, altı üstü elektrikli bir soba.
Bu ne iştir diyerek Busi'nin İzmir'deki merkezini aradık ve satış sorumlusu Gülten Çakal'la görüştük. Çakal, Busi'nin Alman patentli farklı bir ısınma sistemi olduğunu ve doktorların bile bu özelliklerinden dolayı Busi'yi tavsiye ettiğini söyledi. Hatta dediklerine göre sobanın bu özelliklerini Dokuz Eylül Üniversitesi de onaylamıştı.
Oysa kendilerinin bize faksladığı üniversite raporunda sobanın tedavi edici nitelikleriyle ilgili tek satır bile yer almıyor. Raporda ısıtıcının kuvars tabir edilen kızılötesi bandında yayınım yapan bir ısıtıcı olduğu ve kapalı yerde kullanımının sakıncalı olmadığı belirtilmiş. Ayrıca farklı kademelerde ısıtıcı yüzeylerde ölçülen maksimum sıcaklık değerleri tespit edilmiş.
Zaten görüşlerine başvurduğumuz TÜBİTAK Makine Kimyasal Teknolojileri Malzeme ve İmalat Sistemleri araştırma grubu uzmanları da bilimsel olarak bir elektrik sobasının bu tür meziyetleri olamayacağını kesin bir dille ifade ettiler.

Gökçeadalılar, Petrol Ofisi'nden dertli

Gökçeada'daki tek benzin istasyonu, Belediye tarafından işletilen Petrol Ofisi. Ancak adalılar istasyonun verdiği hizmetten memnun değiller. Köşemize 30 kişinin imzasını taşıyan bir mektup gönderek, "benzine biz de aynı parayı ödüyoruz ama başkalarının çekmediği sıkıntılara katlanıyoruz," demişler ve istasyonla ilgili şikayetlerini bir bir sıralamışlar:
* İstasyonda kurşunsuz benzin yok. Oysa süper benzin yakan araçların çoğu turşunsuz benzin de kullanabiliyor. Üstelik kurşunsuz benzin süper benzinden daha ucuz olduğu için belki acil çözüm olarak süper benzin tankının yerine kurşunsuz benzin tankı konulabilir.
* Hava kompresörü yok.
* Yakıt pompalarının üzerinde sundurma bulunmadığı için yağışlı havalarda yakıt almak sorun oluyor.
* İstasyonda jeneratör olmadığı için elektrik kesildiğinde benzin almak için saatlerce beklemek zorunda kalıyoruz.
İstasyonu işleten belediye şirketi Gök A.Ş. Arkadaşımız İlkay Özcan'ın sorularını yanıtlayan firma müdürü Murat Suluoğlu'nun verdiği bilgiye göre daha önce cezaevi tarafından işletilen istasyonda süper benzin tankı bile yokmuş. Uzun uğraşlar sonucu Petrol Ofisi'nden gaz tankı yerine süper benzin tankı alınmış. Ancak 4. tank verilmediği için kurşunsuz benzin satılması şu an için mümkün değil. Belediye, adalıların sundurma ve jeneratör taleplerine ise sıcak bakmıyor. Suluoğlu, "biz burada kiracıyız. Bu maliyetin altından kalkamayız," diyor.
Petrol Ofisi yetkililerinin ifade ettiğine göre ise asıl sorun Gökçeada'daki istasyonun satış potansiyelinin düşük olması. O yüzden yapılacak ek masraflara da ölü yatırım gözüyle bakılıyor. Sundurmanın Gökçeada için lüks olacağını söyleyen yetkililer jeneratör, süper benzin tankı ve hava kompresörü taleplerinin ise gözönüne alınacağını belirttiler.

Fransa - Avis, tatili zehir etti

İstanbul - Avis'ten Fransa için araba kiralayan Bahadır Kayıcan'ın planları, Paris bürosunun kuralları bilmemesi yüzünden suya düştü

İstanbullu okurumuz Bahadır Kayıcan'ın yılbaşı planı, 3 arkadaşıyla birlikte Fransa'da araba kiralayarak dolaşmaktı. Niyetleri 3 gün Paris'te kaldıktan sonra Avis'ten arabayı alarak yola koyulmak, önce yüksek lisans yapmayı düşündüğü Brüksel'deki üniversiteleri gezmek sonra da Maastricht'e geçmekti. Pratik olsun diye arabayı İstanbul - Avis'ten kiraladı ve 95 doları da İstanbul ofisine yatırdı.
Ancak Bahadır Kayıcan'ın 21 yaşında olması, daha doğrusu Avis - Paris'in yaş faktörünü yanlış yorumlaması, 3 arkadaşın planlarını alt üst etti.
Avis'in İstanbul bürosu, Fransa'da C sınıfı araç kiralamak için 21 yaşından büyük olmanın ve 1 yıllık ehliyet sahibi olmanın dışında herhangi bir koşul aranmadığını söylemişti. Kayıcan bunun üzerine 2 - 3 ocak tarihleri için bir araba kiraladı. Ardından Maastricht'teki arkadaşını arayarak 2 ocak tarihi için 2 tane çift kişilik oda tutmasını istedi.
Paris'teki otelden check - out yaptıktan sonra Avis'in Paris ofisinin yolunu tuttular. Ve bu noktadan sonra tatilleri zehir oldu.
Fransız görevli, Türkiye'den getirdikleri belgelere rağmen Kayıcan'a arabayı vermemekte kararlıydı. Gerekçesi 23 yaşını doldurmamış olmasıydı. Rezervasyonun 23 yaşından büyük olan bir arkadaşlarının üzerine kaydırılması ya da para iadesi yapılmasına ilişkin önerileri de Avis'in Paris bürosu tarafından anlaşılmaz bir inatla reddedildi.
Arabayı alamayacaklarını anlayan Kayıcan ve arkadaşları, başka bir şirkete gittiler ama kiralanacak araba bulamadılar. Çaresizlikle otele geri döndüklerinde oda çoktan satılmıştı! Son bir umutla gara giderek Brüksel'e tren sordular, ama orada da rezervasyonlar çoktan dolmuştu.
Bundan sonrasını Paris'te boş otel arayarak geçirmeye başladılar. Ellerinde bavullarla tam 17 otelden "boş yer yok" yanıtını aldıktan sonra ikişer ikişer ayrılarak 2 farklı otele yerleştiler.
Böylece ne Brüksel'e ne de Maastricht'e gidemeden İstanbul'a geri döndüler. Kayıcan döner dönmez köşemizi arayarak olayı aktardı. Paris'te başına gelenlerden İstanbul'u suçluyordu.
Arkadaşımız İlkay Özcan ve Ceyda Karaarslan'ın araştırmaları ise hatalı tarafın Paris - Avis olduğunu ortaya koyuyor.
İlkay'ın sorularını yanıtlayan İstanbul - Avis'in satış pazarlama müdürü Ömer Tolga, "bizdeki bilgiler C sınıfı araç kiralama yaşının 21 olduğunu gösteriyor. Sorun tamamen o gün Avis'te görevli olanların kural hatası işlemelerinden kaynaklanıyor," dedi.
Ceyda'nın Paris ofisinden aldığı bilgi de aynı yönde. Hatanın kendilerinde olduğunu kabul eden Fransızlar, "Fransa'da yaş sınırı 23. Ama başka ülkeden rezervasyon yapılmışsa ve kişi 21 yaşından büyükse o zaman arabayı vermek zorundayız," dediler.
İstanbul - Avis'in olayı İngiltere'deki merkeze aktarmasından ardından Paris ofisi uyarıldı.
Daha sonra okurumuzu arayan Avis yetkilileri hem yazılı olarak kendisinden özür dilediler hem de 180 dolarlık maddi zararını karşıladılar.

Çarşı'da erken ödeme iyi değil

Mağazalardan yapılan taksitli alışverişlerde son ödeme tarihini kaçırmak kadar erken davranmak da sorun yaratabiliyor.
İstanbullu okurlarımızdan Yasemin Çakır, 3 ocakta Çarşı kredi kartıyla ilk alışverişini yaptı ve bir anlamda deneyimsizliğinin kurbanı oldu.
Çarşı'nın ödeme sistemine göre 50 milyon lira tutan alışveriş bedelinin yarısı
2 şubatta ödenecekti. Çakır ise devlet memuru olduğu için maaşını 15 ocakta alıyordu. Alır almaz Çarşı'nın borcunu yatırdı. Bir sonraki ödeme olan 12.5 milyon lirayı ise mart ayında yapacağını umuyordu.
Ama evdeki hesap Çarşı'ya uymadı. Ekstrede mart ayındaki taksit şubata kaydırılmıştı ve okurumuzdan 5 şubata kadar 12.5 milyon lira daha yatırması isteniyordu. Çakır, Çarşı yetkilileriyle görüşüp, konuyu açıkladığı halde "yatırmazsanız, borcunuza faiz işler" yanıtını aldı. Hatta "erken ödeme yapmasaydınız" diye terslendi.
Okurumuz için taksitli alışverişin hiçbir avantajı kalmamıştı. Sorunu kendi başına çözüme kavuşturamayacağını anlayınca köşemizden yardım istedi.
Arkadaşımız İlkay Özcan'ın sorularını yanıtlayan Çarşı müşteri ilişkileri risk takip grup yöneticisi Erdinç Yıldırım'ın verdiği bilgiye göre sistem hesap kesim tarihinden önce yapılan ödemeleri taksit tutarı olarak değil, ara ödeme olarak algılıyor. Çarşı'da hesap kesim tarihi her ayın 20'si olduğu için okurumuz da ara ödeme yapmış sayılmış. Ancak müşterilerin başvurusu halinde sistemin bu yanlışı gideriliyormuş. Yıldırım okurumuzun örneğinde bir yanlış anlaşılma olduğu kanısında. Gerçi neyi yanlış anladıklarını biz anlamadık ama okurumuzun hesabında gerekli düzeltme sonunda yapıldı.



Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr