Özkan'dan projeye aykırı havuz!

Özkan'dan projeye aykırı havuz!


Siyasette geleceğe oynayan kişinin şu sıralar herhalde en yapmaması gereken, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i karşısına almak olmalı. 3 günden beri masamda ve e - postamda biriken mesaj yığınından çıkarttığım ilk sonuç bu. Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'ı Cumhurbaşkanı'na nankör dediği için kınayanların sayısı, (Sezer'e destek mesajları kadar yoğun olmamakla birlikte) yine de dikkat çekici boyutta.
Ve bu arada Özkan'la ilgili ifşaatlar da...
Yok efendim kendisinin İmam Hatip Liseli olduğunu toplum biliyor muymuş?
Al Capone'a taş çıkartan Orhan Aslıtürk'ün, Özkan'ın yengesinin kardeşi olduğu neden pek yazılmıyormuş?
İçi boşaltıldıktan sonra Fon'a devredilen bankalara, 4 yıl boyunca kendisine bağlı olan Halk Bankası tarafından tek imzayla açılan krediler, neden Cumhuriyet'ten başka gazetede yayınlanmıyormuş?
Hem Özkan, Sezer'in kiracısından istediği zam oranıyla uğraşacağına, Beykoz Konakları'nda sahip olduğu 2 villanın (birinde kızı oturuyor) önüne projede olmayan havuzu hangi gücüne dayanarak yaptırdığını izah etse daha isabet edermiş!
Özkan İmam Hatipli mi bilemem, olmasında bir sakınca da görmem.
Halk Bankası kredileri malum zaten. Umarız Devlet Denetleme Kurulu'nun incelemeleri sonrasında bugün gizlenenler de açığa çıkar.
Beykoz Konakları konusunu araştırdım ve okurlarımızdan gelen istihbarat doğru çıktı. Beykoz Konakları'nda villanın etrafına duvar çektirip önüne de havuz yaptırarak ortak kullanım alanına ilk tecavüz, Başbakan Yardımcısı Özkan tarafından yapılmış. Sonradan diğer bazı villa sahipleri de Özkan'ı örnek göstererek ortak kullanım alanlarını daraltacak tasarruflarda bulunmuşlar.
Bir okur da dün sabah İMKB Başkanı Osman Birsen'in danışmanı Emre Alkin'i CNN Türk'te görünce aradı ve "Özkan'ın damadının Birsen'in danışmanı olması sakıncalıdır" dedi. Prof. Erdoğan Alkin'in oğlu Emre, hem Özkan'ın damadı, hem de Birsen'in danışmanıymış.

"Kimsenin değinmediği bir nokta var. Hazine ihalesinin olacağını bile bile bu krizi neden yarattılar? Başbakan Ecevit'i yatıştırmak yerine neden yangının üzerine körükle gittiler? Mutlaka yine birilerine fayda sağlanmıştır. Cepleri dolmuştur!"
İstanbul'dan telefonla arayan adı bizde saklı okurumuzun bu görüşünü yabana atmamak gerek. Füze hızıyla yükselen gecelik faizlerden ve bir gecede katlanan döviz kurlarından ceplerini dolduran kulağı kesik büyüklerimiz vardır herhalde ve şimdi bıyık altından kıs kıs gülüyorlardır...

Önceki akşam Başbakanlıktaki kritik ekonomik zirveyi TV ekranlarından izlemeye çalışıyordum. Bir kanaldan diğerine zaplarken bir de baktım ki karşımda ANAP İstanbul milletvekili Güneş Taner.
Taner Başbakanlığa giriyor. İlk izlenim, kendisini bu kritik günde görüşlerinden yararlanılmak üzere ekenomi zirvesine davet ettikleri. Ancak daha sonra Taner'in Başbakanlıkta ANAP lideri Mesut Yılmaz'la görüştüğü anlaşılıyor. Dünkü gazetelere bakacak olursak Taner'in yıllardır çok yakın ilişki içinde olduğu Çukurova Grubu'nun patronu Mehmet Emin Karamehmet de aynı saatlerde Başbakanlıkta Mesut Yılmaz'la buluşmuş. Hatta Karamehmet'in randevusuna birlikte gittikleri söylentisi bile var.
Taner Başbakanlıktan çıkışında her zamanki çok bilen edasıyla krizi küçümsüyor. Çözüm için reçeteleri de hazır!
Taner'in geçmiş krizlerdeki performansı ve öngörüleri belli. Ekonomiden sorumlu Devlet bakanıyken patlak veren Rusya kriziyle ilgili tahminlerinde nasıl yanıldığı da hatırlarda...
Etibank'ın Cavit Çağlar'a, Türkbank'ın Korkmaz Yiğit'e satış fiyaskolarının altında da ekonomiden sorumlu Devlet bakanı olarak imzası var. Dahası Etibank havlu atmadan 2 hafta öncesine kadar Medya Holding Murahhas Azalığı koltuğunda oturuyordu.
Eh, bir kriz anında koalisyon ortaklarından biri görüşlerine başvurulacak ehil kişi arıyorsa, herhalde Taner'den daha isabetli bir seçim yapılamazdı!

Bu ülkenin her dakika beklenmedik hızla değişen gündemi, okurlarım karşısında beni mahçup bırakıyor. Birkaç ay önce Türk firmalarının marka imajıyla ilgili epey detaylı bir hazırlık çalışması ve röportajlar yapmıştım. Kasım krizi patladı, elimde kaldı. Şimdi o dosyalar bana, ben onlara bakıp duruyoruz!
2. Köprü'deki onarım işkencesinin ardından "Köprü ve otoyolları bedava yapmak trafiği kurtarır mı?" diye bir tartışma açayım dedim. Sağolun siz okurlarımız da büyük ilgi gösterip görüşlerinizi aktardınız.
MGK krizi patlayınca 1 - 2 gün bekleteyim dedim. Ama baktım ki "Neden yayınlamıyorsun?" diye sorularınız artıyor. Dün ilk bölümünü yayınladım. Üstelik kendimi bağlamak için "devamı yarın" diye not da düştüm. Ama ben nereden bileyim Başbakan Ecevit'in DSP grubunda aynı telden çalıp milletvekillerini ağlatacağını... Ekonominin iyice raydan çıkıp döviz kurlarının dalgalanmaya bırakılacağını da hesap edemezdim.
Dolayısıyla bedava köprüyle ilgili görüşler 1 - 2 gün ertelenecek. Kusura bakmayın.