Turkcell'de küsuratlar nereye gider?

Turkcell'de küsuratlar nereye gider?


     5 milyon cep telefonu abonesinin aylık faturalarındaki milyarlarca liralık küsuratlar bankaların kasasında kalıyormuş!

       "Sayın Tamer,
       Mutlaka sizin de dikkatinizi çekmiştir. Turkcell faturalarının son rakamları 870 lira, 3225 lira gibi ödenmesi mümkün olmayan küsuratlardan oluşuyor. Piyasada bulunan en küçük bozuk para ise 5 bin lira. Banka gişeleri, faturada yazan ne olursa olsun en az 5 bin lira fazla para almak zorunda kalıyor.
       Şimdi şöyle düşünelim, Turkcell'in 300 bin abonesi her ay fazladan 5 bin lira ödemiş olsa açıktan ödenen para 1.5 milyar liraya ulaşır.
       Geçtiğimiz ağustosta Turkcell'e bir öneri getirdim. 'Türk Telekom'un faturalarını örnek alın' dedim. Türk Telekom'da 'fatura edilmemiş borç' diye bir bölüm var. Bu bölümde 10 bin liranın altındaki küsurat her ay belirtildikten sonra bir sonraki aya aktarılıyor ve böylelikle ödenecek tutarın son rakamının 3 sıfır, yani küsuratsız olması sağlanıyor.
       Kendilerine 4 Ekim'de gönderdiğim faksa da maalesef yanıt alamadım. Ve konuyu dikkatlerini sizin aracılığınızla çekmeyi uygun buldum. Bana göre sözünü ettiğim küsurat rakamları haksız kazanç ve gaspa girer.
       Ayrıca bir kurumdan hizmet alıyorsunuz. Karşılığını tıkır tıkır ödüyorsunuz. Sözde müşteri hizmetleri diye bir kavram var. Bir cevap bile alamıyorsunuz. Bence temel sorun budur."
       Ankaralı okurumuz İsmail Özkahraman'ın küsurat hesabı çok mütevazı. Okurumuz herhalde hala devletimize güveniyor. Cep telefonlarında abone sayısı 400 bini bulduğunda üçüncü GSM ihalesi açılacağını vaadeden eski hükümetlere inanmış!
       Hangi 300 bin! Sadece Turkcell'in abone sayısı 5 milyona ulaşmış durumda. Dolayısıyla küsuratları hesaplamaya kalkışacak olursanız, Turkcell abonelerinden fazladan alınan paranın öyle 1,5 milyar lira falan değil, ayda 20 - 25 milyarı bulabilir.
       Turkcell Kurumsal İletişim Direktörü Okşan Atilla'nın belirttiğine göre küsuratlardan doğan farklar Turkcell'in değil, tahsilatı yapan bankaların, yani Turkcell faturalarını kabul eden Yapı Kredi, Pamukbank, İş Bankası, Vakıfbank, Emlak Bankası, Halkbank, İktisat Bankası, Ziraat Bankası ve Şekerbank'ın kasasına giriyor. Çünkü Turkcell, anlaşmalı olduğu bankalardan yalnızca faturanın üzerinde yazılı olan 'ödenecek tutar' hanesinin altında yazılı olan miktarı alıyor. Bankaların aşağı ya da yukarı yuvarladıklarıyla Turkcell'in bir ilgisi olmuyor. Bankaya otomatik ödeme talimatı olan Turkcell abonesi ise küsuratların yuvarlatılmasından kurtuluyor.
       Ancak Turkcell şimdi Türk Telekom'unkine benzer bir sisteme geçme hazırlığında. Attila'nın verdiği bilgiye göre yazılım firmasının çalışmaları bittiğinde, abonelerin faturaları 50 bin lira ve katlarına göre alta yuvarlanmış şekilde bilgisayardan çıkacak. Dolayısıyla bankalarda bir yuvarlanma sorunu yaşanmayacak. Attila sistemi anlatırken, "Diyelim ki konuşma ücreti 5 milyon 780 bin 617 lira tuttu. Fatura 17 bin lira eksik düzenlenecek ve bu miktar bir sonraki faturaya eklenecek. Eğer yuvarlanacak rakam 50 bine çok yakınsa (49 bin 648 lira gibi), o zaman üste yuvarlama yapılacak. Fazladan alınan 2 lira da abonenin hesabına alacak olarak geçecek" diyor. Bu detaylar faturalarda gösterilecek.

İki motosiklet parasına 1 tane!

     Ödedikleri senetleri Kuralkan'ın batan bayiinden geri alamayan 62 kişiden icra yoluyla 3500 - 4000'er marklık senetleri yeniden ödemeleri isteniyor

       Motosiklet üreticisi Kuralkan, batan Orhangazi bayiinin teminat olarak verdiği müşteri senetlerini tek tek işleme koymaya başladı. Ancak sorun şu ki, bu senetlerin önemli bölümü aslında ödenmiş. Bayi Orhan Güzeler, ödenmiş senetleri müşterilerine geri vermediği ya da veremediği için 62 kişinin hiçbiri borcunu ödediğini kanıtlayamıyor. Ve bu yüzden şimdi her biri, aldığı ürünün cinsine göre 3500 - 4000 markı yeniden ödemek zorunda.
       62 mağdur adına köşemize başvuran Ahmet Usta'nın verdiği bilgiye göre senetlerin bir kısmı toplam borç üzerinden tek senet. Bir kısmı da seri senet.
       Aslında içine düştüğü maddi zorluklar yüzünden dükkanı kapatmak zorunda kalan bayi Güzeler, 62 kişiden kimin ne kadar borcu kaldığını Noter'den tasdikli bir listede sıralamış. Çoğunun 150 milyon lira, 250 mark gibi ufak - tefek borçları görünüyor. Listede borcu bitenler de belirtiliyor.
       Borçları bitenler senetlerini geri almak için bayiye başvurmuşlar. Ancak Orhan Güzeler hep oyalamış. Müşterilerin çoğu, çocukluğundan beri kendisini tanıyan kişiler oldukları için güvenmişler. Bu arada da bayi kapanıvermiş.
       Aslında senetlerin ödenen kısmı için müşterilerin elinde makbuzlar var. Ancak Kuralkan bu makbuzları ve bayinin hazırladığı listeyi dikkate almadan hepsini toplam borç üzerinden icraya vermiş.
       Arkadaşımız İlkay Özcan, batan bayi Orhan Güzeler'le görüştü. Kuralkan'a toplam 10 milyar lira borcu olduğunu söyleyen Güzeler, "Bunun zaten 5.5 milyarlık kısmını ipotekli dairem karşılıyor. Onlara topu topu 3.5 milyar lira borcum kaldı. Ama haksız yere tahsil etmeye kalkıştıkları para çok daha büyük" diyor. Güzeler, Kuralkan'ın senetleri teminat olarak vermesi için zamanında kendisini çok zorladığını ve ödenmiş senetleri bile geri vermemekte ısrar ettiğini öne sürüyor.
       İlkay'ın sorularını yanıtlayan Kuralkan Pazarlama'nın avukatı Ramazan Öztürk ise 62 kişinin tümünün, borçlarının tamamını yeniden ödemek zorunda olduğu görüşünde. "Onlar senetlerini ödemiş olabilirler, ama bayi bize tek kuruş bile ödeme yapmadı", diyor.

Metro'dan, kayıp bavula 75 milyon lira tazminat

       Metro Turizm, üniversite öğrencisi Bengü Tuğrul'un 2 bavulundan birini kaybedince 75 milyon lira tazminat ödemek zorunda kaldı.
       Samsun Eğitim Fakültesi'nde okuyan Bengü 22 eylülde şirketin Bodrum - Trabzon seferini yapan otobüsüne bindi. Aslında muavin bagaj fişi vermiş olsa, ne Bengü'nün bavulu kaybolacaktı ne de Metro Turizm bu parayı ödemek zorunda kalacaktı. Ancak muavinin fiş vermemekteki anlamsız ısrarı, firmayı da zarara soktu.
       Otobüs Samsun'a vardığında bavullardan biri yoktu. Bengü ve ailesi 3 hafta boyunca firmanın hem Samsun bürosunu, hem de İstanbul'daki merkezini aradı durdu. Ancak ne bavuldan haber çıktı, ne de yetkililerden bir ses.
       Bengü'nün parasını alabilmesi için köşemize başvurması gerekti.
       Arkadaşımız İlkay Özcan'ın sorularını yanıtlayan Metro Turizm halkla ilişkiler müdürü Şenol Ayyıldız, genelde Karadeniz yolcularının bagajlarının çok olduğunu söyledi ve muavinin bagaj fişi vermek konusunda hassas davranmadığını kabul etti. Aslında madem bu güzergahta böyle bir sorunun varlığından haberdarlar, bugüne dek bir takım iyileştirici önlemler de almalıydılar.
       Şenol biz devreye girdikten sonra muavinin uyarıldığını ve ödemenin hemen yapılacağını söyledi. Gerçekten de birkaç gün içinde okurumuza 75 milyon lira ödendi. Otobüs firmalarının bu gibi durumlarda genelde bilet bedelinin 2 katından fazla para vermeye yanaşmadıkları gözönüne alınırsa, bu iyi bir gelişme.


Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr