Meshell Ndegeocello ve Protomartyr'den dumanı üstünde iki yeni albüm | Kısaçalar #41

3 Ekim 2026

Yine hızlı bir “yeni albümler” turuyla beraberiz. İki tane on numara yeni albümden söz etmek istiyorum. Bunu ara ara yapmayı düşünüyorum zira yeni ve iyi bir albüm keşfetmenin artık ne kadar güç olduğunun farkındayım. Günün sonunda bana teşekkür eder misiniz bilemiyorum ancak “size o kadar da hitap etmese de” iyi albümlere kulak vereceğinizin garantisini verebilirim. Velhasıl fazla uzatmadan albümlere hızlıca bakalım.

Meshell Ndegeocello – Synonym

ABD'li basçı, şarkıcı-söz yazarı Meshell Ndegeocello, Kısaçalar arşivine 2023'te bir başka şahane albümü The Omnichord Real Book ile konuk olmuştu. Meshell'i bir kalıba sığdırmak mümkün değil. Elbette çoğunluğu birbiriyle ilişkili pek çok tarz arasında başarıyla dolaşan sanatçı Synonym ile adeta dev bir kolektif oluşturmuş. İkonik parçalara yeniden hayat verdiği albümde Meshell'e vokalde Cynthia Erivo, Cat Power, Chaka Khan, Madison Cunningham, Laura Lee, Lianne La Havas gibi isimler eşlik ederken albümün yapımcı ve müzisyen kadrosunda Robert Glasper,

Yazının Devamı

Nirvana'nın unutulmaz albümü Nevermind 35 yaşında! 'Smells Like Teen Spirit' nasıl doğdu? | Kısaçalar #40

26 Eylül 2026

1991'in başlarında Mennen daha sonra Colgate-Palmolive tarafından satılacak yepyeni ve çarpıcı bir deodorant piyasaya çıkardı. Ürünün hedef kitlesi ter kokusunun önüne geçmek isteyen gençlerdi. Teen Spirit reklamlarıyla televizyonlarda boy gösterirken ürüne slogan olarak “Gençler için tek ter önleyici!” seçilmişti. Klişenin dibine balıklama dalmaktan çekinmeyen böylesi bir ürünün, tarihin en ikonik rock parçalarından birine ilham olacağını kimse düşünemezdi. Nirvana, bu reklamı tiye alırken X Kuşağı'nın karakteristik özelliği olan alaycılık ve ironiyle çağın gençlerinin gerçek “ruhunu” yakalayacaktı.

Şaka olsun diye sprey boyayla duvara “Kurt 'Teen Spirit' gibi kokuyor" (Kurt Smells Like Teen Spirit) yazan bir başka alternatif rock müzisyeni, feminist aktivist, underground “riot grrrl” akımının efsanelerinden Kathleen Hanna'ydı. Michael Azerrad, Come as You Are: The Story of Nirvana adlı kitabında olayı şöyle kaleme almıştı:

“Bir gece, Kurt ve Bikini Kill grubundan

Yazının Devamı

Ed Sheeran gibilerin 'zırt' dediği yer! | Kısaçalar #39

18 Eylül 2026

Şimdi bu söyleyeceğime biraz sert bir ifade olacak lakin taşların kafamda yerine oturduğu bir tanım olduğundan tam da bu noktada altını çizmekten geri durmayacağım: Sanatçının en önemli özelliği kendiyle ya da bir başkasıyla, bazen toplumla, bazen tek bir kişiyle ya da bir kavramla derdi olması. Derdin yarattığı bağlam ve bu bağlam çerçevesinde sanatçının nasıl harekete geçtiği aslında sanat eserine anlamını veriyor. Öyle olmasaydı zırcahil “Ben de yaparım bunu” hezeyanlarını o kadar da zırcahil bulmazdık değil mi? Zira “Ben de yaparım” diyenlere verdiğimiz “Sen yapmadın. Ve hayır, yapamazdın” cevabı biraz da bağlamla ilgili.

Tam da bu “dert” sanatçıyı, konjonktürel bir popülariteye sahip “içerik üreticilerinden” ayırmakta. Maalesef, özellikle müzikte, şu an dinlediğimiz, şarkılarına zibilyon tane listede rastladığımız isimlerin çok çok büyük bir çoğunluğu konjonktürün ürünü ve aynı zamanda üreticisi. Tabii bu kötü bir şey olmak zorunda değil. En

Yazının Devamı

Curio Curio – Curio Curio albüm incelemesi: Öyle iyi ki kesmedi! | Kısaçalar #38

11 Eylül 2026

Son dönemde aklıma kazınan, iyi örneklerini hayranlıkla dinlediğim iki tür mevcut. Bunlardan biriyle ilişkim daha uzun süredir devam etmekte. Diğerini ise yeni yeni keşfediyorum. Bahsettiğim türlerden ilki City Pop. Şu günlerde “nostaljik bir kaçışın” da adresi olan City Pop, 80'lerde Japonya'da popüler olan ABD müziğinin etkisinde değişen ve modernleşen Japon kent yaşamının temposunu yansıtıyor. Müzikal açıdan oldukça zengin bu tarz aynı zamanda tasasız ve yeterince gevşek de duruyor. Tarzın cazibesini bunun yanında YouTube'un bir ara şak diye sağa City Pop'ın efsanevi parçalarından “Plastic Love” önerisi getirmesinin ve Plastic Love'ın bir tavşan deliği görevi görmesinin de payı var. Velhasıl tarz cayır cayır akıyor... Fakat City Pop, üretim noktasında 80'ler ve erken 90'lardan çok da öteye gidememiş bir tür ve bu yüzden devam eden ve genişleyen, zenginleşen bir külliyattan söz etmek güç.

Ama ikinci tür öyle mi? Evet yazının başında değindiğim ikinci tür MPB. Yani “Música Popular Brasileira&rdqu

Yazının Devamı

Erykah Badu & The Alchemist – Before the World Blows incelemesi: Anaç bir koruma içgüdüsü | Kısaçalar #37

6 Eylül 2026

Erykah Badu son stüdyo albümünü bundan tam 16 yıl önce yayınlamıştı. Neo-soul'un efsane ismi en az kendisi kadar efsanevi prodüktör The Alchemist'le bir araya geldi Before the World Blows'a imza attı. İkilinin ortaklığı kaotik bir bilinmezliğe ve muhtemel bir yıkıma doğru sürüklenen dünyada, hatıraları ve tüm masumiyetleriyle aşkları anımsayarak ve anımsatarak, adeta anaç bir koruma içgüdüsüyle kucaklıyor.

The Alchemist'in karanlık fakat fena halde mistik altyapıları üzerine rap yapma fikri kabaca 2023'te Badu'nun aklına işlenirken; önümüzde nefis bir kalimba, funk/jazz, blues ve underground hip-hop ögeleriyle bezenmiş devasa bir renk paleti duruyor. The Alchemist'in incelikli prodüksiyonu ile Badu'nun Witch Doctor'da zirvesini gördüğümüz büyüleyici vokali şahane bir uyum içerisinde.

Crossfade, Breezy, To The Moon, They Ain't You ve Black Box'ta albümdeki Witch Doctor ile birlikte benim naçizane en beğendiğim parçalar oldu. Before the World Blows böylesi albümlerde çabucak içine

Yazının Devamı

Open Mike Eagle & Kenny Segal – DOOMED! albüm incelemesi: Bildiğimiz, sevdiğimiz Mike | Kısaçalar #36

28 Ağustos 2026

Open Mike Eagle, alternatif rap sahnesinin en özel isimlerinden. Hatta meseleyi biraz abartıp onu günümüz alternatif rap'inde en ön saflarda bayrak taşıyan bir sanatçı olarak tarif edebiliriz. Ve ne yalan söyleyim burada biraz taraflı olduğum açık. 2014'te çıkan stüdyo albümü Dark Comedy'den beri aşina olduğum Chicago'lu dostumuza 2017 tarihli Brick Body Kids Still Daydream albümüyle hayran oldum.

Kendine has, işlenmemiş hikaye anlatıcılığı, tercih ettiği çok çok gerçek konular ve neredeyse söz yazarlığının yanına ekleyebileceğimiz seviyede komedyenliği onu benim nezdimde özel kılıyor. Düşüşleri, çıkışları, arada “ortalama işleri” ile bağımsız yolculuğunu sürdüren sanatçı, daha önce çokça bir araya geldiği prodüktör Kenny Segal'la bu kez turnayı gözünden vurmuş!

Ayrılık temalı DOOMED! ayrılığın her aşamasını şahane biçimde didikliyor. Tam da Mike'ın kendine has kaleminden bekleneceği gibi... Streets of Rage: Public Arguments Edition, She Swear I'm Colorblind, The Irredeemable Magic Man, T

Yazının Devamı

Manifest'e dair bir zihin akışı... | Kısaçalar #35

21 Ağustos 2026

Direkt konuya dalacağım. X'teki “Sana özel” sekmesi son yıllarda Türk internet aleminin başına gelmiş en kötü şey. Böylesi nefret pompalanan, kasıtlı şekilde kırmızı çizgilerin kaşındığı, damarlara pervasızca basılan, kiminin bundan para kazandığı, kiminin bir etki ve algı yaratmak için kullandığı tam bir lağım çukuru. Ve kimse bu lağım çukurundan azade değil. Politikacıları bir kenara koyacak olursak bu çukurun en çok bulaştığı iki grup var. “Topçular ve popçular.” Bu referanslar yaşımı ortaya çıkarıyor ya neyse...

Topçular tüm spor alemi, popçulara da tüm “selebriti dünyası” dahil... Haliyle ülkemizin güzide kız grubu Manifest de “Sana özel” çöplüğünün en çok etkileşim getiren unsurlarından. Bir kere bu lağım çukurundan beslenen tayfa için Manifest'i cazip kılan nokta grubun 6 kişi olması! 6 kişilik bir grup -üşenmeyen hesaplasın- bir sürü farklı ilişki, bir sürü farklı denklem ve potansiyel drama demek.

Son dönemin

Yazının Devamı

Phoebe Bridges – Lost Weekend albüm incelemesi: Yılın en iyi albümlerinden | Kısaçalar #34

14 Ağustos 2026

Burada Phoebe Bridgers'ın adını daha önce Madison Square Garden'da verdiği ve biletlerin sadece 1 dolardan başladığı “telefonsuz konseri” ile anmıştık. Şimdi ise yeni albümüyle konuğumuz. Daha önce Boygenius ve Better Oblivion Community Center gruplarıyla tanıdığımız ABD'li şarkıcı-söz yazarı 14 Ağustos'ta yayınlanan Lost Weekend albümüyle yılın en özel çalışmalarından birine imza attı.

Hakikaten iyi bir şarkıcı-söz yazarı albümünden daha çok keyif veren çok az şey var! Bridgers zaten ilk iki solo albümü Stranger in the Alps ve Punisher'la kaleminin gücünü ortaya koymuştu, 2024 ve 2025 yıllarında verdiği “moladan” ve altı yıllık aradan sonra çıkardığı ilk stüdyo albümü Lost Weekend'le de kesinlikle yılın en güçlü albümlerinden birine imza atmış.

Prodüktör koltuğunda ilk iki albümde de gördüğümüz Ethan Gruska ve Tony Berg isimlerinin yanında popüler müziğin “mucize çocuklarından” Grammy ödüllü Jack Antonoff da yer almakta.

Velhasıl klasik

Yazının Devamı