Hastalıklara göre oruç tutma rehberi

Oruç tutmak kimler için riskli? Hastalıklara göre hangi besinler tercih edilmeli, hangilerinden uzak durulmalı? Sağlıklı bir ramazan geçirmeniz için uzmanlarla konuşarak bir rehber hazırladık

Haftaya ramazanı karşılıyoruz.
17 Haziran’ı 18’ine bağlayan gece ilk sahura kalkılacak. Hem yaz aylarına rastlaması hem de bazı hastalıkların orucu etkilemesi yüzünden saatler süren açlık ve susuzluk riskleri de beraberinde getirebiliyor. Biz de sağlıklı bir ramazan geçirebilmeniz için hastalıklara göre bir rehber hazırladık. Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz Bölükbaş bize hangi hastalık durumlarında nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlattı. “Beslenme Saati” ve “Sayarak Zayıfla” kitaplarının yazarı, iç hastalıkları uzmanı
Dr. Ayça Kaya ise hastalıklara özel beslenme önerilerini paylaştı.

İnsüline bağımlı şeker hastaları tutmamalı

-İnsüline bağımlı şeker hastaları,
tip 2 şeker hastası olup çoklu ilaç tedavisi alanlar ve kan şekeri değeri 140 ve üzerinde seyredenler ile hipoglisemi hastaları oruç tutmamalı. İnsüline bağımlı olmayan şeker hastalarından, sadece diyet kontrolüyle yetinenler ve kan şekerini açlıkta normal sınırların altına indirmeyen ilaç kullananlar, doktor onayıyla tutabilir.

-Çorba, pide ve makarna- pilav karbonhidrat kaynağıdır. Bu yiyecekleri birlikte tüketmek kan şekerini hızla yükseltir. Bunlar yerine hurma, yoğurt, süt ve sebze çeşitleri gibi iftar ve sahurda kan şekerlerini dengeleyecek besinler tercih edilmeli.

-Uzun süreli diyabetik olanlar oruç tutmadıkları saatlerde 2 litre yani sekiz-on bardak su içmeliler. Şeker hastaları oruç tuttuklarında ağız kuruluğunu çok yoğun yaşıyorlarsa, çok sık idrara çıkıyorlarsa veya çok hızlı kilo kaybediyorlarsa oruca devam etmek için kendilerini zorlamamalılar.

Böbrek hastaları için oruç riskli

- Susuzluk döneminde böbrek kanlanması bozulacağı ve sıvı kaybı devam edeceği için böbrek rahatsızlığı olanlar oruç tutmamalı. Daha önce böbrek taşı düşürmüş ve yeni taşı olmadığından emin olanlar doktorlarına danışarak oruç tutabilir. Ancak bu kişilerin su, ayran, komposto, çorba ve bitki çayları gibi içecekleri tüketerek, günde en az
2 litre sıvı almaları gerekli.

Tansiyon hastaları tuzlu yememeli

-Ağır tansiyon hastalığı olanlar, gün içinde iki-üç doz ilaç alması gerekenler ve tansiyon kontrolü kötü olanlar oruç tutamaz. Günde bir-iki dozla tansiyon hastalığı kontrol altına alınabilen kişiler doktorlarına danışarak oruç tutabilir.

-Tansiyon hastaları çay ve kahve gibi su atılımını kolaylaştıracak içeceklerle turşu, salamura, pastırma gibi şarküteri ürünleri, tuzlu peynir, cips ve çerez gibi tuzlu yiyeceklerden uzak durmalı. Onların yerine çiğ salataları veya taze sıkılmış sebze sularını tercih etmeli. Muz ve patates gibi potasyum değeri yüksek yiyecekler de tansiyonun kontrol edilmesini kolaylaştırır.

-Uykusu bozulmasın diye sahura kalkmayanlarda açlık ve susuzluk süreleri 20 saate yaklaşıyor. Eğer oruç bu şekilde tutulursa tansiyon düşmesi, bayılma, halsizlik ve baş ağrısı gibi şikayetler olabilir. Bunu önlemek için mutlaka sahura kalkılmalı.

Reflü hastaları iftar saatini ikiye bölmeli

-Reflüsü olanların kızartma, yağlı peynir, börek, poğaça, açma, şarküteri ürünü, kıymadan yapılan et yemekleri ve şerbetli tatlılar gibi yağ oranı yüksek yiyeceklerden uzak durmaları gerekir. Yemeklerini mümkün olduğu kadar az acı, ekşi, baharattan uzak hazırlamalı. Bu kişiler sahursuz oruç tutmamalı. Sahurda yağsız peynir, kepek ekmeği, yumurta, yağsız yoğurt yiyebilirler. Domates ve biberi çiğ yerine közlenmiş yediklerinde mide asit salgıları daha az olur.

-İftarı ikiye bölerek yemeye özen göstermeliler. Bir oturuşta yüksek hacimli yerlerse reflü şikayetleri çok fazla olur. İftarı açarken bir kepçe çorba, bir dilim ekmek ve bir dilim peynir yiyebilirler. Bir saat aradan sonra ise etli bir sebze yemeği yanında az yağlı bir pilav veya makarnayla bir kase cacık yiyebilirler. Meyve veya tatlıyı yemekten bir-iki saat sonra yemeliler.

Kalp hastalığı olanlar taze sebze, meyve yemeli

-Son bir yıl içinde kalp krizi geçirmiş kişiler, ağır kalp hastalığı olanlar ve hastalığı ilaçlarla tam kontrol altına alınamamış olan kalp hastaları oruç tutmamalı. Hafif kalp hastalığı olanlar, hastalığı kontrol altında tutulanlar doktorlarına danışarak oruç tutabilir.

-Çarpıntı, baş dönmesi, bayılma, vücutta şişlikler veya nefes darlığı gibi belirtiler bu kişiler için risk habercisidir. Bu durumda hemen doktorlarına başvurmaları gerekir. Kalp hastalığı olanlar, tansiyon hastaları gibi tuzlu gıdalardan, bisküvi, pastane ürünleri ve kızartma gibi trans yağı yüksek gıdalardan uzak durmalı. Kalp hastaları sebze, meyve ve yeteri kadar et, yoğurt içeren iftar ve sahur sofraları hazırlamalı.

Kimler asla oruç tutmamalı?

Kanser ve kronik hastalığı (şeker hastalığı, böbrek hastalığı, ağır hipertansiyon, kalp hastalığı) olanlarla verem, iltihabi bağırsak hastalıkları, nörolojik ve psikiyatrik hastalıkları olanlar oruç tutmamalı. Aktif ülser hastaları, alkolikler, siroz, kronik pankreatitliler, hamileler, emziren kadınlar ve çocuklar oruç tutamaz. İleri yaştaki kişilerin de gerek hastalıkları gerekse de yaşlılığa bağlı azalan böbrek fonksiyonları nedeniyle oruç tutmaları sağlıkları açısından sakıncalı olacaktır.