Özay Şendir

Özay Şendir

ozay.sendir@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Birilerinin Türk bayrağına saldırma cüreti gösterdiği gün “Adam kazandı” yazılır mı, asıl bugün yazılır.

“Adam kazandı”

Bayrağa saldırıp da cezasız kalanı görmedim daha ben, kimi özür dileyip saldırdığı bayrağı öptü, kiminin o kadar uzun bir hayatı olmadı.

Türk bayrağına saldırmanın intihar görevi olduğunu bile bile bu adımı attıran şeyi, kaybetmişlik duygusunu konuşmamız gerek.

Bu uçağa iyi bak PKK diye 2021’de yazmıştım. 2026’da birileri Afganlar gibi uçağın tekerleklerine asılmıyor ama Türk bayrağına saldırma cesareti gösteriyor. Türk bayrağına saldırmak demek bir Kürtün kendi tarihine de ihaneti demektir aslında.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Adam kazandı diye şimdi kendi tarihine ihanet ediyor birileri...

★★★

Moskova’da sosyetenin yaşadığı lüks Rublyovka semtinin ilginç sakinleri var.

Bir gece vakti Kiev’den helikopterle ayrılmak zorunda kalan eski Ukrayna Devlet Başkanı Yanukoviç, Suriye’den kaçan Beşar Esad da bu semtte ikamet ediyorlar.

Acaba hiç karşılaşıyor, bir yerlerde oturup bir meşrubat içiyorlar mı?

Merak ettiğin şeye bak diyecekseniz, acele etmeyin lütfen…

O Beşar Esad Ağustos 2023’te, Sky News Arabia’ya verdiği röportajda “Erdoğan’la neden buluşalım, meşrubat içmek için mi?” diye sormuştu. Şimdi kafasını duvarlara vurup, keşke Erdoğan’ın uzattığı eli tutsaydım diye hayıflanıyor mudur acaba?

★★★

Mayıs 2009’da Halep’teki yazlık sarayında Beşar Esad ile röportaj yapmıştım.

O röportajda Esad, diplomatlarına, uluslararası oylamalarda Türkiye’nin kullandığı yönde oy vermeleri talimatını verdiğini söylemişti.

İlişkiler çok iyiydi ama Türkiye, her temasta Esad’ı demokratik ve ekonomik reformları yapmaya davet ediyor, Suriye’de yaşayan Kürt nüfusun vatandaşlık haklarının verilmesi gerektiğini hatırlatıyordu.

Beşar Esad, Suriye ekonomisinin gelişimi için çeşitli reformlar yaptı ama demokratik reform çağrılarına hiç kulak asmadı.

2011’de Arap Baharı, Suriye topraklarına ulaştı, ayaklanmalar çıktı.

Baas refleksi, sivil katliamlar derken Ankara-Şam ilişkisi koptu.

Sonrasını iyi kötü biliyoruz zaten ama altını çizmemiz gereken noktalar var:

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Birincisi Türkiye, ordusu DAEŞ ile çatışmaya girmiş tek NATO üyesi ülkedir. ABD’lilerin haritaları bile dağıtılmış operasyondan son anda çekilmesi Ankara’yı kararsızlığa sürüklemedi, Türkiye operasyonu tek başına yaptı.

Bir diğer önemli nokta, Türkiye, 2011’den beri Suriye konusunda aynı çizgide duruyor, Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunuyor.

Rusya ve İran yardımıyla rejimin kazandığı düşünülen zamanlarda Türkiye, bu uğurda Esad ile tekrar görüşmeyi bile istedi.

O zaman meşrubat mı içeceğiz diyen, egosu kulaklarından taşmış Esad şimdi Moskova’da sürgünde.

“Adam kazandı”

★★★

Esad’ın geçici zaferi Türk medyasında ilginç yorumlara yol açmıştı, “Emevi Camii’nde Erdoğan’a namazı Esad mı kıldıracak?” yorumları vardı.

O yorumların sahibi şimdi başka bir hikâye anlatıyorlar.

İran, Suriye topraklarından Türkiye’ye parmak sallıyordu, bugün kendi rejimini kurtarmaya çalışıyor.

Rusya, Esad’ı ayakta tutan en büyük güçtü, 48 saat içerisinde desteğini çekiverdi.

Ve elbette ABD...

Rusya Genelkurmay Başkanı ile ABD Genelkurmay Başkanı, Finlandiya’da, Suriye toplantıları yapıyorlardı.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Müttefik Türkiye’ye hikâyeler anlatıldı, PKK başka YPG başka dendi sonra SDG ismi uyduruldu.

YPG’nin temsilcileri Washington ve Moskova’da fink atıyorlardı.

İsrail, İngiltere, Fransa, yeni durumundan maksimum fayda sağlamak adına Türk askerini Suriye topraklarına çıkarmaya çalışıyorlardı.

Türkiye, Suriye’nin bölünmesini engelleyecek her adımında gizli ambargolara, ekonomik yaptırımlara maruz kaldı.

Taviz verilmedi, terörle mücadele etmek için başka bir terör örgütüyle iş birliği yapılmaz duruşu ısrarla korundu.

★★★

Bu 15 yılda yapılan genel ve yerel tüm seçimlerde Suriye krizinin bir faturası oldu, o faturayı da Erdoğan üstlendi.

Gelenlere kızdığımız zamanlar oldu. Sağlık harcamaları başta olmak üzere maliyetleri tartıştığımız zamanlar da oldu.

Peki değdi mi tüm bunlara?

Türkiye’nin toprak bütünlüğünü savunmanın yolu Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunmaktan geçiyor.

O zaman değdi mi sorusu da gereksiz bir soru haline geliyor

Haberin Devamı
Haberin Devamı

★★★

Türkiye’de siyaset uzun zamandır bir fikri savunmaktan çok bir fikre, bir ideolojiye karşı olma duygusuyla tartışılıyor.

Ankara’nın suyu, dolar kurunun durumu, İzmir’de Körfez’in kirliliği, işsizlik oranı, siyasetin tartışma konusu olabilir.

Yolsuzluk suçlamasıyla açılan davalarda insanlar kendi inanışlarına göre peşin hüküm sahibi de olabilirler, hiç sorun değil. Ancak 15 yıl uğraşarak atlattığımız tehlikeye bakınca ulusal güvenliği iç siyasetin dışına çıkarma konusunda gidecek çok yolumuz olduğu gayet net gözüküyor.

Şam’da Türkiye’ye dost bir yönetimin olması şu an için bir anlam ifade etmeyebilir ama bu değer Türkiye ile Suriye deniz yetki alanları anlaşması imzalandığında daha net ortaya çıkacak. Suriye dosyası henüz kapanmış bir dosya değil ama artık Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunacağı açık.

Terör örgütünün Avrupa ayağının ABD’ye, Kandil’deki terör ağalarının İsrail’e çağrılarının sebebi de bu.

Erdoğan risk alabilen bir lider portresi. Aksi olsa iktidara gelir gelmez, onlarca yıldır devam eden OHAL’i kaldıramazdı.

Cumhurbaşkanı, Suriye konusunda da hem içeride hem de dışarıda ciddi riskler aldı ama sonuçta Muharrem İnce’nin 2018’de dediği gibi oldu, “Adam kazandı”.