Şenol Güneş ilgilenmez, özel sektör mutlaka okumalı

- “CIA, 1947’de kurulduğunda müthiş analistleri işe aldı. Fakat hepsi birbirine benzeyen insanlardı: Beyaz, orta sınıf, Anglosakson ve Protestan erkekler.”

- “Google, 10 yıl önce en parlak yazılım mühendisleriyle çalışmasına rağmen inovasyonun neden azaldığını sorgulamaya başladı. Sonrasında fark ettiler ki benzer üniversitelerde, benzer profesörlerden eğitim almış, benzer konseptlere, sezgilere ve modellere sahip kişileri işe alıyorlardı. Bu mühendisler birbirlerinin klonuydu.”

Tırnak içerisindeki cümleler, Matthew Syed’e ait. Syed, bu akşam Avrupa Şampiyonası’nda final maçına çıkacak İngiltere                  Milli Takımı’nın danışmalarından biri ve iki defa da Britinya Masa Tenisi Takımı üyesi olarak olimpiyatlara katılmış.

İngiltere’yi finallere taşıyan adam Southgate’in “Kolektif monotonluk” ile mücadelesini, orduda görevli bir albay, bir rugby hocası, bir kürek takımı antrenörüyle yarattığı farkı anlatmış yazar.

Herkesin etrafında kendisine benzeyen, kendisi gibi düşünen insanlar istemesinin yarattığı tehlike bundan daha iyi anlatılamazdı.

CIA; 11 Eylül saldırılarından
beri farklı kimliklerden insanları
işe alıyor, Google farklı üniversitelere bakıyor.

Southgate, oyuncularına “lider” olabilmek için kurslara katılıyor, podcast’ler dinliyor.

Basın toplantısında gördük ki herkes işkembe çorbasından, Şenol Güneş ise sütten çıkmış kaşık.

Dolayısıyla, bu yazıdan da etkileneceğini zannetmiyorum ama günümüz CEO’ları ve “lider” olma arzusundaki herkes kolektif monotonluk üzerine kafa yormalı.

 Aşı karşıtlarının zaferi (!)

Çanakkale 100 bin kişide 962. 98 vaka sayısıyla Türkiye’de en fazla koronavirüs vakası olan il olmuştu.

Bugün aşılama oranı yüzde 75, 100 binde vaka sayısı 26.41.

Daha önce Samsun 100 bin kişide 598.97 vaka sayısıyla Türkiye’de en fazla vaka görülen il olmuştu.

Bugün aşılama oranı yüzde 62.6, 100 binde görülen vaka sayısı 34.36

Muğla’da mart ayında vaka sayısı 100 binde 66.47’ye kadar yükselmişti.

Mayıs ayı başından beri milyonlarca kişinin göç ettiği Muğla’da aşılama oranı yüzde 81.7, 100 binde vaka sayısı 21.48.

Daha bir sürü rakam yazabilirim size ama fark etmez, aşı karşıtları zafer kazandılar.

İstanbul’da yüzde 39.4, Ankara’da yüze 30.6, İzmir’de yüzde 30 aşılanmamayı tercih etti.

Eylülde bu zaferin aslında bir Pirus Zaferi olduğunu hep beraber görmeyiz inşallah.

Son bir rakam vereyim: Ağrı’da yüz binde görülen vaka sayısı İstanbul’da görülenin üç katından fazla şu an.

Ve Ağrı’da aşı olmayanların oranı yüzde 59.8.

Lübnan ne kokuyor?

Doğu Akdeniz’in kendine

has kokuları vardır.

Bazı geceler, özellikle de yazın yasemin kokuları basar şehirleri.

Kaş’ta da öyledir durum

biraz ama portakal kokusunun şehirleri kapladığını Kıbrıs’ta öğrenmiştim ben.

Bir zamanlar Doğu’nun Paris’i olarak bilinen Beyrut için de geçerliydi o baş döndürücü kokular ama şimdi yoklar.

Ekonomik kriz nedeniyle günde sadece iki saat elektrik veriliyor Lübnan’a, hastanelerde tedaviler yarım kalıyor.

Döviz sıkıntısından dolayı ilaç ithalatı da yapılamıyor artık.

Lübnan yasemin kokmuyor artık ve tahminen sonbaharda da portakal kokmayacak.

Yazık, Doğu Akdeniz’de bir ülke batıyor, kimse görmüyor, duymuyor.

An’lar...

1980: Genelkurmay Başkanı Kenan Evren için 11 Temmuz günü askeri darbenin yapılacağı, Bayrak Harekat Planı’nın uygulamaya konulacağı gündü aslında. Beklenmeyen gelişme Adalet Partisi’nin kurduğu azınlık hükümetinin Meclis’ten güvenoyu alması oldu. Askerler planlarını ertelemek zorunda kaldılar.
Kenan Evren, o gün Ordu Donatım Ana Tamir Fabrikası Plastik Bölümü’nü hizmete açtı. O an kafasından neler geçiyordu acaba?..

Şenol Güneş ilgilenmez, özel sektör mutlaka okumalı

1999: Kırkpınar Yağlı Güreşleri, sadece pehlivanlar için değil siyaset dünyasının önde gelen isimleri için de mutlaka gidilen, kameraların karşısına çıkılan bir yerdi geçmişte. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 1999’da, Başpehlivan’a Altın Kemeri ve kupasını takdim etmiş. Geçmişte “Kırkpınar Ağası” olmak için yapılan açık arttırmanın bile haberi olurdu gazetelerde. Türk medyasında eskisi kadar haberi çıkmasa bile dünya medyasında hala kendine yer buluyor
Kırkpınar Yağlı Güreşleri...

Şenol Güneş ilgilenmez, özel sektör mutlaka okumalı

2011: Bursa’da yapılan Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması’nda çekilmiş bu kare.
O sene sokalarında rengarenk kıyafetler içinde binden fazla dansçı dolaşmasına rağmen ne Bodrum ne de Antalya kadar haberi yapılmayan bir festivalden söz ediyoruz. Medyanın merkezi İstanbul’a bu kadar yakın ama o kadar uzak tutulan yer Bursa. 2011’de Gürcistan kazanmış birinciliği, para ödülü olarak sadece 5 bin Euro almışlar ama fark etmez fotoğraftan da belli işte, işini yaparken eğlenebilmek en büyük zenginlik...

Şenol Güneş ilgilenmez, özel sektör mutlaka okumalı

Haftanın fotoğrafı - AA

Adı Elena Lenina. Sibirya’dan Fransa’ya göç etmiş bir Rus vatandaşı o. 1990’larda Fransız devlet kanalında bir programda tanındı. Sonra bir iç çamaşırı markasının yüzü oldu. Reklamlarda oynadı, çeşitli kitaplar yazdı. Bir sinema filmi yok ama son 6 yıldır giydikleri, makyajı ve saç stiliyle Cannes Film Festivali’nin en fazla ilgi çeken isimlerinden birisi olmayı başarıyor. Bu sene de sadece saç modeli değil, eski Karaköy İskelesi’nin kıyıya bağlandığı dev zincirin benzeri aksesuarıyla da birden çok kere haber oldu Elena Lenina. Eski Sovyet dönemi insanı olduğu için Yevtuşenko gibi şairleri okumuştur mutlaka ve belli ki, Can Yücel’in “Ne kadar rezil olursak, o kadar iyi” mısrasını duysa hiç şaşırmayacak...

Şenol Güneş ilgilenmez, özel sektör mutlaka okumalı