Dövmeciler de moda tasarımcılığına soyundu

Önceki haftalarda bu köşede dövmecilere ve dövmeli insanlara “Dövmenin modası olur mu?” sorusunu yönelttim, aldığım cevap hep “Bu işin modası olmaz, moda ile dövme alakasız kavramlar” oldu. Ancak dövme ile moda o kadar da alakasız konular değil. Converse, Nike ve Gucci geçtiğimiz sezonlarda dövme sanatçılarıyla işbirliği yapıp onlara özel koleksiyonlar hazırlattılar.
Don Ed Hardy ve Norman Collins adındaki, “modern dövmenin ataları” olarak anılan dövmecilerin kendi isimlerini taşıyan giyim markaları var. Birçok ünlü üzerilerinde kuru kafa, kalp ve dikenli tel bulunan bu tişört ve şapkalarla görüntüleniyor. Dövmeli tasarım kervanına en son katılan marka ise Louis Vuitton oldu. Markanın tasarımcısı Marc Jacobs dövmecisi Scott Campbell’a ilkbahar-yaz erkek koleksiyonu için çantalar tasarlattı.

Marc Jacobs’ın dövmecisi erkek çantası hazırladı

Scott Campbell dünyanın en tanınmış dövme sanatçılarından biri. 2004’ten beri Brooklyn’deki Saved Tattoo isimli stüdyosunda ünlülere
dövme yapıyor, müşterileri arasında Helena Christensen, Orlando Bloom ve Marc Jacobs
gibi isimler var. Onu ünlü kılan şeyse
“en yakın arkadaşım” dediği Marc Jacobs vasıtasıyla tasarımcılığa başlaması. Campbell Louis Vuitton’un 2011 ilkbahar-yaz erkek koleksiyonu için çantalar tasarladı. Ayrıca koleksiyonun tanıtıldığı defilenin konseptini hazırladı ve mankenlerin vücutlarına markanın amblemlerini geçici dövme olarak resmetti.

Dövmeciler de moda tasarımcılığına soyundu

Gucci de dövmelenmişti

Tasarımlarında dövmeye yer veren markalar arasında Gucci de var. Gucci 2008 yılında UNICEF için özel bir koleksiyon hazırladı. Tanıtım yüzü olarak da Rihanna ile anlaştı. Rihanna satış gelirinin yüzde 25’i UNICEF’e bağışlanan “Tattoo Heart” (Dövmeli kalp) çantasıyla poz verdi.


Ünlülerin markası

56 yaşındaki Don Ed Hardy Amerika Güney Kaliforniya’da yetişmiş bir dövme sanatçısı. 1970’lerin başında Japonya’da dövme ustası Horihide’den gördüğü teknikleri Amerikan kültürüne ait ögelerle birleştirerek farklı bir tarz yarattı.
Hardy’nin moda macerası ise 2002 yılında başladı. Desenlerini insanların sadece tenlerinde değil kıyafetlerinde de görmek istediği için Hardly Life’ı kurdu. Marka başta çok ses getirmese de Fransız tasarımcı Christian Audigier’in ekibe dahil olmasıyla
2004 yılında atağa geçti.

Eminem’in dövmecisi Nike için tasarladı

Geçtiğimiz sezon Nike dövme ve grafiti sanatçısı Mr.Cartoon ile işbirliği yaptı. Sanatçı Nike için Air Force 1 modelini tasarladı. Mark Machado piyasada tanınan adıyla Mr.Cartoon; Eminem, 50 Cent, Dr. Dre, Prodigy, Justin Timberlake ve Beyonce gibi ünlü isimlere dövme yapıyor. Ayrıca birçok rap şarkıcısının albüm kapaklarını ve logolarını da o tasarlıyor. Meksika kökenli Machado gerçekçi portre çalışmaları ile ünlü. Machado’nun 1995 yılında kurduğu, üzerinde kendi çizimleri bulunan tişört ve ayakkabıların satıldığı bir de markası var. Estevan Oriol ile ortak açtıkları Joker Brand’in ürünleri internet sitesinde (www.jokerbrand.com) satılıyor.

Converse “baba” ile çalıştı

“Modern dövmenin babası” olarak tanınan Norman Collins, namıdiğer Sailor Jerry 1911 Nevada doğumlu. Collins 19 yaşında donanmaya katılmış, Japonya’da bulunduğu sürede de dövme
ile tanışmış. İlk kez kişiye özel iğne kullanan, dövmenin cilde
daha az zarar vermesi için farklı iğneler tasarlayan Collins’in (ölümü 1973) adını taşıyan marka 1999’da eski asistanları tarafından kuruldu.
Asistanlar Ed Hardy ve Mike Malone üzerinde Collins’in mektuplarının ve çizimlerinin bulunduğu tişörtler, oyun kartları, shot bardakları ve anahtarlıklar ürettiler. Sadece Philadelphia’da mağazası bulunan Sailor Jerry ürünlerini markanın internet sitesinden (www.sailorjerry.com) de alabilirsiniz.

Kanatlı kum saati

Dövmeciler de moda tasarımcılığına soyundu

Bu hafta dövmesini bizimle paylaşmak isteyen isim Dilan Koç. Dilan 22 yaşında ve üniversitede okuyor. Sırtında ölüm ve yaşamı sembolize eden kanatlı bir kum saati dövmesi var. Dövmeyi Danny Garcia Kadıköy’deki Inkstanbul Artcore isimli stüdyosunda yapmış. Koç “Dövmeyi birkaç yıl önce yaptırdım. Her geçen gün onu daha çok seviyorum. Çünkü yaşam ve ölümün ne denli ciddi mevzular olduğunu bana hatırlatıyor” diyor.