Modern çağın hastalığı (mı)?

11 Ocak 2026

Yeni olan her şey iyi değildir; ama iyi olanın bir kısmı yenidir.”

Bu cümleyi tam böyle söyleyen kimdi diye aramaya gerek yok çünkü bugün asıl mesele cümle değil, inanış.

“Kanser, modern çağın icadı mı?”

Hatta daha ileri gidenler var: “İnsan eliyle yaratılmış bir hastalık” diyenler…

Hikaye çok daha önceden başlıyor

Bu yanılgının anlaşılır bir tarafı var. Bilim ve teknolojide bu kadar ilerlemişken, kanserin hâlâ büyük bir sorun olması, üstelik dünya genelindeki yükünün artması, insana şunu düşündürüyor: “Demek ki bir şeyleri biz bozduk.”

Evet, bazı şeyleri bozduk.

Yazının Devamı

Yeni yılda kendimi ve ailemi kanserden nasıl korurum?

4 Ocak 2026

Yeni yıla merhaba diyeli birkaç gün oldu ve herkes kendine benzer sorular soruyor:

Daha mutlu olabilir miyim? Daha başarılı olabilir miyim?

Ama sağlık söz konusu olduğunda çoğumuz şunu varsayarız:

Sağlık, bireysel bir meseledir.

Oysa mutluluk gibi, başarı gibi, sağlık da tek başına yaşanmaz.

Evde biri mutsuzsa, kimse gerçekten mutlu olamaz.

Evde biri tükenmişse, kimse kendini “başarmış” sayamaz.

Sağlık da böyledir.

Yazının Devamı

2025’te kanserde iz bırakan gelişmeler

28 Aralık 2025

Rainer Maria Rilke, Genç Bir Şaire Mektuplar’da şöyle der:

“Kalbinde çözülmemiş her şeye karşı sabırlı ol ve soruların kendisini sevmeye çalış… Şu an soruları yaşa.”

Bilim insanının mesleki ahlakı da biraz budur.

Sorulara sabırla yaklaşmak.

Henüz çözülmemiş olanı inkâr etmemek. Kesin cevaplar vermek yerine, doğru soruları büyütmek. Bu yüzden bilim insanı mütevazıdır. İddialı konuşmaktan çekinir. Çünkü bilmediklerine, gelecekte bulunacaklara ve geçmişteki emeklere saygısı vardır. Ama bazı yıllar vardır ki; tüm bu temkinli duruşa rağmen bilim insanları bile heyecanını gizleyemez. 2025, kanser tedavisi için böyle bir yıldı.

Kongrelerde sessizlik bozulduğunda...

Her yıl dünyanın dört bir yanından on binlerce onkolog, iki büyük bilimsel buluşmada bir araya gelir:

Yazının Devamı

İnsan, kendi sağlığının en büyük risk faktörüdür

21 Aralık 2025

Risk, sandığımız gibi “kötü bir şeyin olma ihtimali” değildir. Bilimde risk, basit bir çarpımdır: Olasılık × Sonuç. Yani bir şey:

İnsan beyni ise bu matematiği sevmez. Biz riskleri hesaplamayız, hissederiz. Ve sorun tam burada başlar…

İnsan beyninin riskle ilişkisi, modern dünyaya göre değil, vahşi doğaya göre tasarlanmıştır. Evrimsel olarak beynimiz:

Ama:

Nature Human Behaviour dergisinde yayımlanan, 61 ülkeden verilerin incelendiği 2022 tarihli bir çalışma şunu gösterdi: İnsanlar, yüksek olasılıklı ama gecikmeli riskleri (sigara, obezite), düşük olasılıklı ama ani risklere (uçak kazası, terör) kıyasla ısrarla küçümsüyor.

Yani: Uçak kazasından çok korkuyoruz (olasılık milyonda bir) ama her gün hareketsiz kalmak bize “normal” geliyor (öldürücü etkisi kesin). Bu bir cehalet değil. Bu, biyolojik bir miras.

Hayat bir risk hesaplama sanatı mı?

Yazının Devamı

Hastalığı beklemek mi, sağlığı korumak mı?

14 Aralık 2025

Sağlık... Çoğumuz için kaybedilene kadar fark edilmeyen o sessiz hazine. Ama bugün hislerle değil, rakamlarla konuşalım. Çünkü rakamlar soğuktur ama bazen en büyük çığlığı onlar atar.

Dünyada her yıl hayatını kaybeden insanların yüzde 74’ü, bulaşıcı olmayan kronik hastalıklardan ölüyor. Yani kalp hastalığı, kanser, diyabet, solunum yolu hastalıkları…

Her yıl 41 milyon insan. Ve işin en acı tarafı ne biliyor musunuz? Bu kayıpların çok büyük bir kısmı, aslında “önlenebilir” nedenlere bağlı.

Tabloya biraz daha yakından bakalım.

Dünya genelinde 2.5 milyardan fazla yetişkin fazla kilolu ya da obez.

1975’ten bu yana obezite oranı tam üç katına çıktı.

Artık sadece yetişkinler değil, 340 milyon çocuk ve ergen de bu döngünün içinde.

Neden bu verileri veriyorum? Çünkü kanser, kalp krizi ve diyabeti sanki birbirinden apayrı felaketlermiş gibi konuşuyoruz. Oysa bilim bize şunu gösteriyor: Bu hastalıkların hepsi aynı “ortak zemin”den besleniyor. Enflamasyon (yangı), insülin direnci,

Yazının Devamı