Evden Sanal Müze Gezisi

26 Mayıs 2020

COVID-19 salgını ile hayat düzenimizin ve normalimizin değiştiği bugünlerde sağlıklı ve güvende kalabilmek için evde çok daha uzun zaman geçiriyoruz. İzolasyon ve evde kal günlerinde evden gezebileceğimiz yaklaşık 2500 müze ücretsiz olarak gezme fırsatını bizlere sağlıyor.

İşte koltuğunuzdan kalkmadan ücretsiz gezebileceğiniz dünyaca ünlü sanat müzeleri...

Louvre Müzesi, Paris

Dünyanın en büyük sanat müzesi olarak kayıtlara geçen Louvre Müzesi, 2019’da 9 Milyondan fazla ziyaretçiye kapılarını açarak dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi ünvanını aldı. 227 sene önce açılan Louvre Müzesi, bizler için hazırladığı ücretsiz online müze gezisi ile evlerimize geliyor. Link: https://www.louvre.fr/en/visites-en-ligne

British Müzesi, Londra

1753’te kurulan ve kapılarını ziyaretçilerine 1759’da açan British Müzesi yılda ortalama 6 Milyon ziyaretçiyi ağırlıyor. Koronavirüs salgını sebebiyle kapılarını geçici olarak ziyaretçilerine kapatan British Müzesi, bizleri sanatsız bırakmamak adına ücretsiz gezebileceğimiz sanal müze turu ile evlerimize geliyor. 267 sene önce açılan bu müzeyi sanal ortamda evlerinizden bugün ücretsiz gezmek mümkün. Link: https://artsandculture.google.com/partner/the-british-museum

Ulusal Sanat Galerisi, Washington DC

Ulusal Sanat Galerisi, Andrew Mellon tarafından Başkan Franklin Roosevelt’in destekleri ile

Yazının devamı...

Büyüleyici güzellik: Sedona

2 Ekim 2019

Ölmeden önce görülmesi gereken kasaba: Sedona, Arizona

Ölmeden önce görülmesi gereken yerler listenizde Sedona henüz yerini almadıysa kızıl kayalar ile çevrili bu kasabayı listenize eklemenizi tavsiye ederim.

İspanyolların Sedona’yı keşfi

Sedona, Amerika Birleşik Devletleri’nin Arizona eyaletinde yer alan ve kızıl kaya oluşumları ile kaplı bir kasaba. İlk Avrupalı’lar, İspanyollar, Sedona kasabasını 1583 senesinde keşfetmiş. 1876 senesine kadar kasabada yerleşik hayat görülmemiş. Kasabaya hangi ismi verelim diye düşünürken ilk yerleşik hayata geçen Theodore Schnebly eşinin ismini, Sedona Schnebly, kasabaya vererek aşkını bir kez daha ilan etmiş.

Avrupalılar Sedona’yı keşfetmeden önce

Sedona kasabasına ayak basan ilk insanların 15,000 yıl önce yaşadığı yazılıyor. 11. Yüzyılın başında Kızılderili kabilelerin Alaska’dan ve Kanada’dan göç ederek ABD’nin güneybatısına yerleştiği düşünülüyor. Arizona, yerlilerin ABD sınırları içinde ilk yerleştiği alanlardan bir tanesi. Sedona ve Grand Canyon çevresindeki en bilindik kabileler Navajo, Hopi ve Yavapai. Bugün Arizona eyaletini ziyaret ettiğiniz zaman kabile üyelerini görmeniz ve onlarla tanışmanız mümkün.

Bu seyahatim sırasında Navajo kabile üyelerinden Marle ile tanıştım. Sedona şehir merkezine 10 dakika mesafede açtığı tezgahından alışveriş yapmak için yol kenarında durmuştum. El yapımı takılarından alırken kendisine nerede yaşadığını sordum. Navajo kabilesine ait olduğunu ve tezgahından 2 saat mesafedeki Navajo kabilesi için ayrılmış bölgede yaşadığını söyledi.

Yazının devamı...

Keşfedilmeyi Bekleyen Gizli Sahil: La Push

7 Eylül 2019

Seyahatlerim sırasında bana en çok keyif veren ABD'nin koruma altında olan özel bölgeleri, eyalet parkları ve milli parkları olmuştur. Ünlü şehirlerini, binalarını ve müzelerini gezmeyi, Hollywood filmlerini aratmayan sokaklarını keşfetmeyi sevsem de aklım doğada kaldığı için kendimi hep ormanın derinliklerinde bulmuşumdur. Kuzey Amerika'nın dünyaca ünlü milli parklarını keşfetmek, sırt çantamı takıp kendimi doğanın içine bırakmak ve saçlarım kamp ateşi kokana kadar eve dönmemek huzur veriyor.

Washington eyaletinin milli parkları

ABD’nin kuzey batısında yer alan ve Pasifik Kuzeybatı olarak da adlandırılan bölgede, Washington eyaletinde yaşıyorum. Seattle şehrinin dört bir yanı Kuzey Amerika’nın en çok ziyaret edilen ulusal parkları ile kaplı. Parklar çok büyük alanların üzerine kurulu olduğu için bir haftasonu seyahati ile bitmiyor. Olympic Ulusal Parkı bu parkların arasında en özellerinden. Parkın batı yakası Pasifik Okyanusu kenarında yer alırken, doğu yakası Olympic Yarımadası’nın yüksek dağları ile kaplı. Dağlar gizlenmeyi başaramasa da saklı sahillerine ulaşmak için epey yürümek gerekiyor.

Parkın en çok sevilen kasabalarından biri Forks. Kasabaya girdiğiniz zaman burada çekilmiş olan ünlü bir film sebebi ile sizi 'Vampirler Giremez' tabelaları ve kurt fotoğrafları karşılıyor. Bu kasabaya bağlı birden fazla sahil var. Bu sahiller La Push Sahilleri olarak da biliniyor. Harita üzerinde, okyanus kıyısındaki sıralanışları ile Birinci, İkinci ve Üçüncü Sahil olarak adlandırılan La Push Sahilleri en çok ziyaretçi çekenlerden. İkinci Sahil, parkın batı kıyısında yer alan bölgeleri arasında kampçıları toplamayı başarıyor. Bu sahilde kamp yapabilmek için haftalar öncesinden yer ayırtmak ve özel izin belgesi almak gerekiyor.

Kızılderili kabileler ve yasaları

Olympic Ulusal Parkı’nın aslında çok ilginç bir hikayesi var. Bu bölgeye ilk kabilelerin 1800’lü yıllarda yerleştiği düşünülüyor. Parkın çevresinde sekiz farklı kızılderili kabile yaşamış. Bugün parkı ziyaret ettiğiniz zaman kızılderili kabilelerin alanlarına giriş yapabiliyorsunuz. Kabileler, ABD hükümeti ile imzaladıkları anlaşmalar sayesinde Olympic Yarımadası içinde onlara ayrılmış bölgelerde yaşamaya devam edebiliyorlar. Bu alanların en ünlülerinden biri Rialto Sahili.

Yazının devamı...

Amerika'nın Renkli Sakız Duvarı

25 Ağustos 2019

Amerika Birleşik Devletleri’nin Washington eyaletinde, Seattle şehrinde yaşıyorum. Boş zamanlarımda ve tatillerimde Amerika’nın şehirlerini ve dünyaca ünlü milli parklarını geziyorum. Geçtiğimiz haftasonu alışveriş yapmak için Pike Place Market’e gittim ve evime marketin ünlü çiçekçilerinden taze çiçek aldım. Arabama yürümeden önce marketin hemen bir sokak altında bulunun Seattle’ın ünlü Sakız Duvarı’na uğradım.

Seattle şehrinin Sakız Duvarı’nın farklı bir hikayesi var. 1993 senesinde Pike Place Market Tiyatrosu’na gelen seyirciler bilet alırken ve sırada beklerken çiğnedikleri sakızları tiyatronun hemen dışındaki duvarlara yapıştırarak bir akım başlatmış. Sakızları çiğnedikten sonra duvara yapıştıran seyirciler Amerika’nın en ünlü duvarlarından birini oluşturmuş.

Çiğnenmiş renkli sakızlar ile kaplı olan Post Alley duvarları sokağa girer girmez sizi şeker kokusu ile karşılıyor. Dar bir sokak olan Post Alley günün her saati kalabalık. Sakız çiğneyip duvara yapıştırmak isteyen veya duvar ile fotoğraf çektirmek için uğrayan turistler bu çılgın geleneği 2019 senesinde de devam ettiriyor.

Sakız Duvarı ilk defa 2015 senesinde temizlenmiş. Temizlik yaklaşık olarak 130 saat sürmüş ve duvardan çıkarılan sakızın ağırlığı 58 kg olarak ölçülmüş. Temizlik yapıldıktan kısa bir süre sonra turistler ve Seattle şehir sakinleri duvarı ziyaret edip çiğnedikleri sakızları yapıştırmaya devam etmişler. 2019 senesinde Post Alley duvarları hala rengarenk sakızlarla kaplı.

Sakız Duvarı’nı her görmeye gittiğimde duvarın farklı renklerle ve desenlerle kaplanmış olduğunu farkediyorum. Turistler ve lokaller çiğnedikleri sakızlar ile yaratıcılıklarını sonuna kadar kullanıp farklı şekillerde yapıştırmaya devam ediyorlar. Sokağın yerlerine kadar sarkan renkli sakızlar Post Alley duvarlarının renkli kalmasını sağlıyor. Bu ilginç sakız kaplı duvar Seattle şehrini ziyaret eden turistlerin ilk durak noktalarından. Sakızlara ve duvara dokunulmadığı sürece Seattle şehrinde fotoğraf çekmek için çok eğlenceli bir sokak.

Yazının devamı...