Servet Yıldırım

Servet Yıldırım

servet.yildirim@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Dünya Ekonomik Forumu’nun 56’ncısı Pazartesi günü Davos’ta “diyalog ruhu” temasıyla başladı. Daha önce 2005 ve 2018 yılları arasında aralıksız takip ettiğim Forum’a bu yıl gidemedim ama CNBC-e’den Berfu Güven’in yayınları ve röportajları ile uzaktan izliyorum.

Aslında oradaki panelleri değil, satır aralarını, söylenenleri değil, söylenmeyenleri takip etmeye çalışıyorum. Çünkü Davos’ta asıl hikaye sahnede değil, kuliste yazılır. Parlak ve cilalı panellerde çok konuşulur ama çok az somut sonuç üretilir. Bu panellerde yapılan öngörülerin önemli bir bölümü de gerçekleşmez. Davos’un orijinal fikirlerin ve çözümlerin üretildiği bir yer olmaktan çok, önemli buluşmaların mekanı olduğunu söyleyebilirim.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Ayrıca Dünya Ekonomik Forumu’na katılmak oldukça maliyetlidir. Ortaklık, katılım, konaklama ve ulaşım maliyetleri çok yüksek. Karşılığında muazzam bir konfor ya da iyi bir servis beklemeyin. Arabayla bir yerden diğerine gitmek imkânsız çünkü trafik çok sıkışık. Küçücük kasabadaki az sayıda restoran tıklım tıklım doludur ve servis de çoğu zaman kötüdür.

Peki o halde, bunca insan on binlerce dolar ödeyip, ulaşımı zor, 11 bin nüfuslu bu küçük bir dağ kasabasına neden giderler?

Bunun başlıca nedeni Forumun kurucusu Dr. Klaus Schwab’tır; daha doğrusu Schwab’ın ticari dehasıdır. Binlerce milyarder ve milyoneri getirip, 4-5 gün burada tutmak ve bu süre boyunca tüm dünyanın ilgisini çekebilmek ticari ve organizasyonel yetenek ister.

Schwab’ı Güngör Uras’dan dinlemiştim. Güngör abi 2000 yılındaki bir yazısından bahsetmişti. Yazıda Schwab’ın Türkiye ile olan yakın ilişkisini anlatmıştı.

Buna göre 1970’lerde yönetim eğitimleri veren Klaus Schwab, Enka kurucusu Şarık Tara aracılığı ve TÜSİAD desteği ile 1975 yılında ilk uluslararası toplantısını Tarabya Oteli’nde düzenlemiş. İzleyen yıl ise İsviçre’nin Montrö kentinde Batılı, Türk işadamları ile petrol krallarını bir araya getirmek için uluslararası ilk büyük organizasyonunu yapmış.

Ancak Schwab “sevk ve idare” konusunun modasının geçmekte olduğunu ve bunların yerine uluslararası toplantıların ilgi görmeye başladığını fark edince, şirketinin adını ve statüsünü değiştirerek World Economic Forum (Dünya Ekonomik Forumu) yapmış. Ve Davos’a yerleşmiş.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Forum sayesinde Davos’u dünyada tanıyaman kalmadı. Aslında Davos öncesinde de Avrupa’da bilinirdi ama sınırlı bir kesim tarafından.

Kasaba eskiden sanatoryum ve sağlık merkezleriyle bilinen ve özellikle tüberküloz tedavisi için önde gelen adreslerden biriymiş.

O zaman insanlar tedavi olmak için gelirdi, şimdi ise diyalog için. Ama sahnedeki diyalog için değil. Davos’un gerçek gücü panellerde değil, panel dışındaki buluşmalarda, kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerdedir. Tarihte birçok kritik siyasi ve ekonomik sürecin, iş birliklerinin, satın almaların ve ortaklıkların ilk adımı Davos’ta atıldı. O yüzden iş dünyası o kadar zahmete katlanıp Davos’a gidiyor.