Amerikadan özür mü dileyeceğiz?!

Türkiye, ABDnin verdiği desteklerin kadrini bilmiyordu! Türkiyede hem iktidar hem muhalefet korkunç bir Amerika ve Yahudi düşmanlığına kapılmıştı! Tsunamiyi Amerikalıların yaptığına bile inanılıyordu!Böyle giderse Türkiye, "Avrupada istenmeyen, Amerikada dostlarını kaybetmiş, dar kafalı, paranoyak, marjinal" bir üçüncü dünya ülkesi olurdu!Saraybosna dönüşünde uçakta, danışmanları Başbakan Erdoğana Pollockun yazısını sundular. Erdoğan sinirlenmiş, derhal cevap yazılmasını söylemiş. Çünkü yazı Türk-ABD ilişkilerini iyileştirici değil, daha da zedeleyici bir dil kullanıyor.Türkiyenin Washington Büyükelçisi Faruk Loğoğlu gazeteye bir "cevap ve düzeltme yazısı" gönderecek. Eminim yayımlanır, aksi halde Loğoğlu yargıya başvuracak.* * *TÜRK kamuoyunda, evet, bir anti Amerikanizm fırtınası esiyor. Böyle ortamlarda komplo teorileri ilgi görüyor tabii.Pollock, kıytırık bir internet sitesinde çıkan "tsunamide Amerikan parmağı" hezeyanını bile "Türklerin paranoyasına" örnek diye gösteriyor!Bazı somut olguların da öfke yumağına sarmalandığı bir yazı...Anti Amerikanizm rüzgârından dolayı Amerikalılardan elbette özür dileyecek değiliz. Ama ortada çözülmesi gereken bir sorun olduğu belli.Anti Amerikanizmi asıl ABDnin hatalarının körüklediğini görmeden sağlıklı bir tahlil yapılabilir mi? "Foreign Affairs" dergisinin son sayısında John Lewis Gaddis, dünyada neden Amerikan karşıtlığı rüzgârlarının estiğini çok iyi anlatmış, Pollock okumadıysa okumalı.* * *ANTİ Amerikan duyguların asıl kaynağı, Irak Savaşının yarattığı kaygılardır.1 Mart tezkeresinin reddiyle Türkiye "denklemin dışında" kaldı, ABD de Irakta Türkiyenin haklı endişelerini dışladı!Buna rağmen Türkiye koalisyonda yer aldı, ABDye İncirliki kullandırdı, ABD halen en büyük lojistiği Türkiye üzerinden sağlıyor.Bu tabloda Türk kamuoyunda Irakla ilgili kaygılar ve ABDye tepkiler arttı.Pollock da Türkiyenin ABDye yaptığı katkıları göz ardı etti ve Türkiyeyi Amerikan halkına düşman gösteren ölçüsüz bir yazı yazdı!Bu psikolojik sarmalın bir yerde durdurulup aklın yoluna dönmek gerekir. İki ülkenin de birbirinin dostluk ve desteğine ihtiyacı var.Evet, ABD Türkiyeye terörle mücadelede büyük destek verdi. Ekonomimizi destekledi. Bakü-Ceyhan boru hattı ABD desteğiyle gerçekleşiyor. ABD ile arası açık gözüken bir Türkiye çeşitli davalarında güç kaybına uğrar...Ama Türkiyeyle arası açık gözüken bir ABD de aynı şekilde güç kaybına uğrar.* * *AMERİKAN Kongresinde dört ülkeyle ilgili "Çalışma Grubu" var: İngiltere, Almanya, Polonya, Japonya... ABDnin en yakın dostları...Beşincisi on gün kadar önce Türkiyeyle ilgili olarak kuruldu. AKPli Egemen Bağış başkanlığında bir TBMM heyeti Washingtona gitti. Resmi raporda şu satırlar yer alıyor:"Türk heyeti temaslarında Türk-ABD ilişkilerinin stratejik öneminden bahsetmiş, Türkiyenin Afganistan, Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Girişimi, Irak ve Ortadoğu Barış Süreci bağlamındaki somut ve olası katkıları üzerinde durmuştur."Pollockun göz ardı ettiği Türkiyenin katkıları..Süper gücün "tehdit" ve "güç gösterisi" yapması, geri tepiyor! Doğru tarz, ilişkileri geliştirme ve sorunları müzakere etmektir.Hem Condoleezza Riceın hem Abdullah Gülün bir süredir unutulmuş gözüken "stratejik ortaklık" kavramını tekrar vurgulamaları, ardından ABDnin Kıbrıs konususunda Türkler lehine harekete geçmesi iyi bir örnektir. t.akyol@milliyet.com.tr AMERİKANIN en etkili gazetelerinden The Wall Street Journal, genelde Türkiyeye olumlu bakar. Ama 16 Şubatta bu gazetede Robert L. Pollock, Türkiyeyi yerden yere vuran bir yazı yazdı.