Tunca Bengin

Tunca Bengin

tunca.bengin@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki siyasi gerilim, Yeni Parti ile CHP ayrışması sonrasındaki gelişmeler Türk siyasetinde en çok tartışılan konuların başında geliyor. Hemen her gün liderlerin birbirlerine karşı tavrı, kullandıkları dil ve üsluba odaklı yeni bir kriz çıkıyor. Cenazede karşılaşıp, selamlaşmaları ya da adli yıl açılışı gibi siyaseten bulunulması gereken yerlerde tokalaşmaları bile kendi taraftarları, özellikle de Özel cephesinde duygusal patlamalara neden oluyor. Nasıl olur da bir araya gelir konuşursunuz diye...Değil siyaseten son derece doğal ve olması gerekeni kabullenmeyi, insani davranış, medeni olmanın gerekliliğine bile tahammül yok...Ne yapsalardı? Birbirlerini görmezden mi gelselerdi ya da uzatılan el havada kalsa biri, diğerine arkasını dönse çok daha iyi mi olurdu?..

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Kurumsal ayrışmadan kaynaklı aralarındaki bu öfke ve nefret iklimi de CHP’den seçilmiş çok sayıda belediye başkanı ve meclis üyelerinin iktidar partisine geçişleri veya seçimle kaybedilen başkan vekillikleri nedeniyle hepten pik yapmış durumda... Ama dönüp kendilerine bakıp, «biz nerede hata yaptık» diye özeleştiri yapacaklarına işin kolayına kaçıp sürekli iktidarı suçluyorlar. Sonra da ikisi birbirlerini bu konuda iktidarın değirmenine su taşımakla itham ediyorlar!.. Bu gerilimli kısır döngünün şimdilik son örneği de günlerdir süregelen Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçimlerinde yaşandı. Aynı safta görünen iki taraf çekişti Üsküdar Belediyesi CHP’den AKP’ye geçti...Hem de daha önceki Etimesgut, Menderes ya da birçok yerde olduğundan farklı bu sefer iki partinin kurumsal anlamda birbirlerine destek verme kararına rağmen… Dolayısıyla dengeyi iktidar partisi lehine çeviren iki oy nasıl, neden verildi sorusuyla tartışma bir anda parti aidiyeti meselesine odaklandı bu kezde. Üstelik daha bir gizem içeren boyutlarla... Zira Meclis üyeleri arasında Yeni Partili olduğunu açıklayan üç kişi bulunuyor, gerisi CHP’de görünüyor... Ama onların çoğunluğu da Yeni Parti’den yana gibi daha çok. Hatta seçimi CHP’li aday kazanmış olsaydı dahi Üsküdar’ın zaten CHP’de kalmayacağı, Yeni Parti’ye geçeceği iddiaları da söz konusu...

Haberin Devamı
Haberin Devamı

★ ★ ★

İktidara karşı birlikte görünüp kendi aralarında taraflarını henüz netleştirmemiş olanlardan kaynaklı sıkıntılar da var yani. Dolayısıyla CHP adayına oy vermeyen, desteklemeyen gerçekten ya da hakiki CHP’li miydi sorusuyla birlikte bildik birbirlerinin varlıklarından rahatsızlık duyma ivmesi de yükselmiş durumda... Bu anlamda CHP kurmaylarından gelen sesler şöyle:

Evet bir fikir alış-verişi yapıldı, ortak irade konuşuldu ama sonucu doğuran asıl sorun belli. İstanbul’un hiçbir ilçesinde belediye meclis üyelikleri için hazırlanan aday listeleri Yeni Partililerin CHP yönetiminde olduğu dönemde Parti Meclisi’nde konuşulmadı. Ekrem İmamoğlu’nun belirlediği isimler yazıldı ve seçildiler...CHP’yle özdeşleşmiş isimler değilseniz, bir aidiyet yoksa kendi partinizin kimliğine, ideolojisine bir sadakat hissetmiyorsanız çok rahat saf da değiştirirsiniz parti de değiştirirsiniz...

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Bunlara Yeni Parti cephesinden gelen karşılık da doğrudan 31 Mart Yerel Seçimlerindeki başarıya odaklı. Onlarda hepten CHP’yi öteleyerek şöyle diyorlar:

Yerel seçimlerde CHP’nin şu anki mevcut yönetimi değil biz kazandık. Ana gövdeyi biz taşıdık. O dönemde Kılıçdaroğlu partinin başında olsaydı bu başkanlıklar, meclis üyelikleri kazanılmayacaktı. Ortada bir başarı varsa Özgür Özel ve ekibinindir. Eğer bir ortaklık durumu olursa da desteklenmesi gereken Yeni Parti’dir...

Yani artık düşman kardeşler stratejik destek anlamında anlaştık deseler de anlaşamıyorlar. Hoşlarına gitmeyen bir sonuç ortaya çıktığında da “Bunu biz yapmadık, onlar yaptı” diye dönüp birbirlerini suçluyorlar yine...

CHP’de görünen ama partisinin 103. kuruluş yıldönümü programlarına dahi katılmayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın tarafını seçip-seçmeme muhabbeti, çekişmesi de hiç eksik olmuyor, iki parti arasında... Hem orada görünüp hem buradaymış havasındaki siyaseten pek alışkın olmadığımız bu manzara artık her iki partiyi de rahatsız eder noktaya gelmiş halde… Ama ürkütmemek adına Yavaş’a “Bizimle misin yoksa değil misin?” netliğinde soru yöneltemiyor her iki parti de…

Haberin Devamı
Haberin Devamı

★ ★ ★

Bu manzaraya bakıldığında da CHP ve Yeni Parti arasında var olan sorunun giderek büyüdüğü açık… Bu noktada hem CHP hem Yeni Parti açısından yanıtı kritik olan soru şu:

Özeleştiri yapmak yerine sürekli bunu biz yapmadık, onlar yaptı demekle seçmen ikna olur mu?..