
Beşinci yılında Rusya-Ukrayna savaşı hâlâ bir çıkmazda... Rusya kesin bir zafer kazanamadı... Şubat 2022’de başlayan Rus işgali, beklenenin aksine hızlı bir son yerine uzun süreli, yıpratma savaşına dönüştü. Ukrayna işgal altındaki topraklarını geri alamadı. ABD Başkanı Trump, bir barış havası estirdi ancak o da beklemede. Şimdilerde Trump’ın yeni planı ve ABD heyetinin Moskova-Kiev ziyaretleriyle hafiften bir hareketlilik yaşandı ama “Ümit var” demek soru işareti yine. An itibarıyla tek olumlu gelişme ABD heyetinin programı nedeniyle karşılıklı saldırılara verilen iki-üç günlük ara… Sonrası ise flu. Dolayısıyla şu ana dek Türkiye’nin çabalarıyla daha savaşın ilk başlarında İstanbul’da gerçekleştirilen Rusya ve Ukrayna’nın olası bir çözüme, doğru “önemli bir aşamaya” girdiği üç tur görüşme dışında somut barış umudu yeşermedi hiç. Onu da başta, İngiltere ve Almanya olmak üzere Avrupa, özellikle Zelenskiy’i gaza getirerek engellemişlerdi... Niyesi açık: Ukrayna’yı Avrupa’yı güvende tutmanın ön cephesi olarak gördükleri için bir çıkış stratejisinden daha çok silah yardımlarını artırmanın yollarını arayıp alenen savaşı körükleme durumu... Peki kendilerini güvende hissediyorlar mı? Hayır, hepsi korku içinde, “olur da Putin kazanırsa, döner bize de sarar, sarabilir” diye...
Böyle bakıldığında da yüzbinlerce ölü, yaralı, yıkık, yakık şehirlerle dehşet bir bilançosu olan, diğer yanda da güce, dayanıklılığa odaklı strateji ve taktik hesapları yapılan bu kanlı, acımasız savaşta taraflar kadar, doğrudan ya da dolaylı bütün aktörler, yani hepsi kaybetti aslında... Hele de liderlerin karizmaları hepten çizildi...
***
Rusya Devlet Başkanı Putin’in Ukrayna savaşı nedeniyle küresel alandaki güçlü ve yenilmez lider imajı büyük bir yara aldı.
Hızlı zafer planıyla Ukrayna’yı birkaç günde ele geçirmeyi umuyordu, savaş yıllardır devam ediyor. Rus ordusu çok sayıda asker ve gelişmiş askeri techizat kaybetti. Ukrayna’nın Rusya’nın iç kesimlerindeki petrol rafinerileri ve lojistik merkezlerine düzenlediği saldırılar ile güvenlik gerekçesiyle getirilen internet kısıtlamaları, savaşın günlük hayattan uzak tutulduğu görüntüsünü bozmuş durumda. Özellikle sosyal medyada savaşa son verilmesi yönünde paylaşımlar yapılıyor.
Putin’in kamuoyu desteğinde de düşüş var...
Zelenskiy vatanını Ruslar’a karşı savunan lider, büyük mücadele adamı diye popüler oldu... Ukrayna halkından bu anlamda önemli destek gördü... Savaşta ağır bedeller ödedi, insanları öldü, ülkesi yakılıp yıkıldı... Ama şimdilerde ABD ve özellikle Avrupa’nın vekalet savaşcısı konumunda... Verilen silah, mühimmat destekleri de hep birtakım beklentiler karşılığında... Ukrayna toprağını teslim eden adam pozisyonuna düşmemek içinde pazarlıkta zorlanıyor...
“Savaşı 24 saate bitireceğim” diye son derece iddialı olan Trump’ın durumu da ortada… Bitiremediği gibi, kendisi de bir başka savaşa girdi, ciddi itibar kaybı yaşadı. Önceleri daha çok Zelenskiy’e baskı yapar havasındaydı, sonra Putin’den umduğu yaklaşımları göremeyince tersi bir görüntü vermeye başladı. Şimdilerde de yeni bir deneme arayışı içinde. Ancak artık İngiltere de aktif olarak oyunda ve kendi güvenliği açısından Ukrayna’nın savaşa devam etmesini istediği, öncelediği bilinen durum. Aynısı Almanya, hatta Rusya’nın soluğunu enselerinde hisseden diğer Avrupa ülkeleri içinde geçerli... Çünkü Trump yönetimindeki bir ABD, Avrupa için garantili müttefik değil. Avrupa’da bir türlü ordusunu kurup güçlenip Rusya’ya kafa tutacak durumda hiç değil...
***
Bu durumda yanıtı merak edilen ve sürekli yinelenen soru hep aynı: Buradan bir barış anlaşması çıkar mı? İki taraf da tabi ki müzakere etmek isteğini söylüyor, kimse masadan kaçan taraf görüntüsü vermek istemiyor... Ama Putin, bunu söylerken öyle taleplerde bulunuyor ki derdi sadece işgal ettiği topraklar değil, işgal etmediği toprakları da istiyor. Ukrayna’nın belli sayıda askeri gücü olmasını dayatma gibi ve doğrudan Ukrayna’nın egemenliğine müdahale içeren masaya oturma şartları da var... Ukrayna da bunu kabul etmiyor, dolayısıyla bir varoluş savaşı veriyor aslında... Her türlü ölüm, yokluk, onlar için ikinci planda ayakta kalmak mücadelesi veriyorlar... Dolayısıyla şu anda Trump sanki masayı zorluyor havasında ama iki tarafta anlaşmaya hazır gibi görünmüyorlar... Elbette sonsuza dek savaş devam etmez, bir yerde, bir noktada bitecek... Ama nasıl biteceği, kimi bitireceği aslolan. O da şimdilik flu..