Milenyum masalı...

Milenyum masalı...


Tunca BENGİN

       Bugün 1 Ocak 2000... Yeni yılın, yüzyılın kimine göre de yeni binyılın ilk günü. 1900'ler ve de uğursuz 1999 artık geride kaldı. Ama moda sözü aklımızda: 'Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...'Yani;
       Cumhurbaşkanlığı seçimi kriz yaratmayacak, parlamento kavgayı unutacak,
     Milletvekilleri kendilerinin değil vatandaşın maaşını düşünecek,
       İşçinin - memurun - emeklinin yüzü gülecek, siyasette gençlerin önü açılacak, Hırsızlık - rüşvet - iltimas son bulacak, vergi yüzsüzleri - SSK sülükleri utanacak,
       KİT'ler özelleştirme adı altında peşkeş çekilmeyecek;
     Zamlar frene basacak, kiralar düşecek, faizler inecek, işsizlik azalacak, lira doları sollayacak;
       Deprem korkusu kalmayacak, vatandaş evinde rahat uyuyacak, depremzede kalıcı konutlara kavuşacak;
     Kızılay Kızılhaç'ı kıskandıracak, AKUT zorunlu tatile çıkacak;
       Turizm canlanacak, yabancılar Türkiye'ye koşacak;
     Terör bitecek, faili meçhuller aydınlanacak, mafya değil Devlet Baba'nın borusu ötecek;
       Ölüm cezası kalkacak, cezaevlerinde devletin dediği olacak;
     SSK - Bağ - Kur kurtulacak, hastane kuyrukları eski yüzyılda kalacak;
       Parası olmayan kapıdan kovulmayacak, kuduzdan - doktor hatasından insanlar ölmeyecek;
     Üniversite sınavı kalkacak, öğretmen isteyen çocuklar yargılanmayacak;
       İşkence - dayak müzelik olacak, trafik canavarı akıllanacak, halkımız doğayla barışacak;
     Galata Köprüsü açılacak, Hakkari Bursa olacak, elektrik - su - doğalgaz kesilmeyecek; cek cek cak...
       Olur mu? Geçmişe bakınca zor. Ama maziyi unuttuk; yeni yüzyıl, yeni binyıl, yeni dünya düzeni... Ne diyelim; umut fakirin ekmeği...

Yıldızımız parlak

     Çizilen pembe tablo inandırıcı gelmiyor. Çünkü; vatandaş sabıkaları nedeniyle politikacılara güvenmiyor. Ancak astroloji Türkiye için olumlu sinyaller veriyor. Özellikle 2000 Şubat'ından sonra 'inanılmaz, muhteşem bir iki yıl müjdesi' veriyor. Türkiye'nin çok güçleneceğini, dünyada söz sahibi olacağını söylüyor. Yaşadığımız kara günlerin ardından bunun lafı bile güzel... Türkiye 2000'i jeopolitik astrolojiye göre yorumlayan Ata Nirun, şöyle konuşuyor:
     "Bir ülkenin çıkış, artı noktaları vardır. Cumhuriyet'in ilk yılları, Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonraki Almanya, Teatcher'ın İngiltere'si gibi. Ülkenin hangisi olduğu fark etmez, önemli olan gezegenlerin yaptığı etkiler. Türkiye'nin ülke burcu akrep (Süleyman Demirel ve Mesut Yılmaz gibi). Tam bize uygun; kendi bünyesinde handikaplar, çalkantılar yaşıyor. Etkileyen gezegenler ise Saturn ve Mars. Son depremlerde bu iki gezegen çok etkiliydiler. Bir de Jüpiter'den gelen uluslararası bir etkinlik söz konusu. Jüpiter şan, şöhret demek. Ülkenin şöhreti nasıl olur? Tabii ki dünyadaki etkinliğiyle, Türkiye'nin önünde parlak bir gelecek var. Ekonomik açıdan iki yıl iyi bir noktada görünüyor. Ama bu ülke açısından. Yoksa vatandaş yine sıkıntıda, bunalacak. Hayat pahalılığı artacak. Hatta kitle hareketleri olabilir!.."

2006'ya dikkat

     Geçtiğimiz yüzyılda şiddeti 7 ila 9 arasında 250 - 300 deprem olduğunu anımsatan Ata Nirun, 'Büyük felaketlerin mutlaka güneş tutulmasının ardından yaşandığına' dikkat çekiyor. 2006 yılı Ağustos'unda yine Türkiye merkezli büyük bir tutulma olacağını belirterek, 'Altı yıl orta şiddette sarsıntı var ama; büyük deprem yok. Yaşadığımız tutulma Çankırı merkezliydi, bu kez Konya odaklı' diyor.
       Ya; 2000 - 2001?.. Türkiye'yi neler bekliyor? Ata Nirun devam ediyor:
     "Bugün (dün) çok rahatım. 1999'da iki süper gücün lideri Clinton ya da Yeltsin'in iktidardan düşeceğini söylemiştim. Clinton zor kurtardı. Yeltsin son günde gitti. Gelelim 2000'e. Türkiye yaşlı liderlerinden birini kaybedecek. İsmail Cem'in horoskopunda yükselme var. Daha da parlayacak. Apo idam edilmeyecek. Büyük kentlerimizden birinde, İstanbul olabilir büyük bir skandal yaşanacak, İran'da 2000'lerin sonlarına doğru rejim değişikliği olasılığı yüksek. Sporda başarılar devam ediyor."
     Hepinize mutlu yıllar...



Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr