
İsrail’in Siyo-Nazi Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir’in, Filistinli tutukluların kaldığı cezaevleri çevresine kazdırdığı hendekler içine timsahları yerleştirme planı ve mahkemenin durdurma kararı İsrail’de zaten yok da dünyanın Filistin halkının hakları denildiğinde nasıl duyarsız kaldığını çok net ortaya koydu...
BM dahil hiç kimseden bu aşağılık, alçak düşünceye karşı doğru dürüst bir tepki gelmedi insanlık adına... Alınan kararda İsrail merkezli bir hayvanları koruma örgütünün doğrudan Nil timsahları statüsünün değiştirilmesine yapılan itirazdan kaynaklı... Kararın gerekçesi insan haklarının ihlal edilmesi değil, hayvan hakları, timsahların sağlığından duyulan endişe.. Plan kadar mahkemenin kararındaki vurgu da skandal yani...
Üstelik Netanyahu kabinesi Siyo-Nazi bakanlarından abuk, sabuk insan sabrını zorlayan paylaşımlar söz konusu...
Hayvanların refahını gözettiklerini söyleyen Çevre Koruma Bakanı Silman, “Hapishanenin dışındaki timsahların koşullarının, içerideki teröristlerinkinden çok daha iyi olacağını söylemeliyim” diyerek yaptığı skandal kıyaslamayla dünyayla dalga geçiyor bir de...
Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir ise, “Mahkeme yaptığımız işlere yine çomak sokuyor. Timsahlar gelecek” sözleriyle mahkeme kararına meydan okudu… Hatta mahkemeyi alenen ”teröristlerin tarafını tutmakla” suçluyor...
★★★
Siyo-Nazi iki bakan cezaevlerindeki Filistinlilere yönelik kafalarındaki bu planı bir psikolojik baskı olarak uyguluyorlar hala... Ben Gvir denilen mahlukat zaten öyle bir hastalıklı kafa ki; İsrail hapishanelerindeki insanlık dışı koşullar ve ihlalleri, şov malzemesine dönüştürmüş durumda… Tek kişilik hücrelere girip, yıllardır oralarda tutulan Filistinlileri idamla tehdit ediyor pis pis sırıtarak... Daha yeni Filistinli bir kadın tutuklunun hücresini bastı. Kötü koşullardan ve tedavisizlikten şikâyet eden kadın tutukluyla, ‘Burası otel değil’ diyerek alay etti. Bunları da kaydedip sosyal medyada paylaşıyor marifetmiş gibi... İşkencenin şiddetini artırmaları içinde gardiyanlara baskı yapıyor, zorluyor... Utanmadan bunlarla da övünüyor. Filistinlilere özel idam cezası öngören skandal yasa tasarısının İsrail Meclisi’nden geçmesini de şampanya patlatarak kutladı aynı alçak. Sonrasında da soluğu infaz sehpalarının yanında aldı, oradaki görüntülerini de yine sosyal medya üzerinden paylaştı... Batı Şeria’da Filistinlilerin evlerine baskın düzenleyip “Yahudiler yasalardan üstündür diye tehditler savuran Mescid-i Aksa’nın avlusundan yayınladığı provokatif görüntü ve mesajlarla Filistinlileri tahrik eden de hep aynı hastalıklı kafa...
İsrail Cezaevlerindeki bu hak ihlalleri, ağır yaşam koşulları da Birleşmiş Milletler ve Uluslararası İnsan Hakları Kuruluşları raporlarıyla da begelenmiş durumda, kayıt altında... Aralarında kadın ve çocukların bulunduğu binlerce Filistinli somut bir suçlama veya yargılama olmaksızın “idari tutukluluk” adı altında süresiz olarak cezaevinde tutuluyor. Aileleriyle görüştürülmüyor. Sistematik işkencede dayak, açlık-susuzluk, tıbbi malzeme ve sağlık hizmetinden mahrum bırakma, hijyen ve kişisel malzeme temin etmeme ve akla gelmeyecek yöntemlerin yanı sıra cinsel istismar, tecavüz her türlü iğrençlik var. Bu nedenle de Ekim 2023’den bu yana cezaevlerinde hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 100’ü aştı. Uluslararası hukuka ve Cenevre Sözleşmeleri’ne göre insani muamele, adil yargılanma, sağlık hizmeti ve aileleriyle görüşme hakkına sahip olmalarına rağmen...
★★★
Bunları görmezden gelen, umursamayan İsrail STK’larından da tek tepki cezaevleri çevresindeki hendeklere timsah yerleştirilme planı üzerine bir hayvan hakları örgütünden duyuldu ancak. O da canlıların yaşam haklarına ne kadar hassas, duyarlı oldukları havası, algısı verilmek istense de yalan dolan nihayetinde... Zira daha geçen yıl Ağustos 2025’de bakımsızlık, açlık nedeniyle yamyamlık vakalarının yaşanması ve kaçma riski gerekçesiyle Batı Şeria’da bulunan Petzael timsah çiftliğinde sözde koruma altında bulunan 300›e yakın timsahı bile itlaf etti İsrail...Yani her konuşmalarında sürekli tehdit ve kan dökmekten söz eden katil Netanyahu başta tüm Siyo-Nazi kafalar, hiçbir uluslararası kural hak, hukuk tanımıyor, kendi koyduklarını bile...Dur denildikçe daha da azıyorlar üstelik. Dünya da bu kepazeliği seyrediyor sadece...Bu durumda denilecek tek şey de şu aslında: O timsahlar sizi yesin!...