Tunca Bengin

Tunca Bengin

tunca.bengin@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Netanyahu, hastalıklı kafası, yaptıklarıyla hem dünyaya hem halkına bela oldu. Ülkesi İsrail’in uluslararası algısı yerlerde sürünüyor. Son iki yıllık süreçte yalnızlaşan ve izole olan bir İsrail var... Bunu da bizzat sırtını dayadığı, çok güvendiği ABD’nin Başkanı Trump deklare etti... Hem de defalarca ve “Aklını başına al. Biz olmasaydık sen olmazdın” diye oldukça sert ve son derece net uyarılarla... Ama Netanyahu o kadar yüzsüz ki, özellikle Türkiye’yi şikâyet etmek, ABD’yi kendi politikalarına mecbur kılmak ya da alet etmek amacıyla ısrarla Beyaz Saray’ın kapısını zorluyor. Görüşemediği zaman da Amerika’daki televizyon kanallarını dolaşıp koskoca (!) ABD’nin nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda Trump’a ayar verme küstahlığında bulunuyor...

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Huzura kabul edildiğinde ise Trump tarafından sürekli örselenmesi, fırçalanmasına rağmen de  her seferinde yalanlara sarılıp, muhteşem görüşmeydi, şöyle önemliydi böyle verimliydi diye atıp tutuyor... Hatta kendisini ve ülkesini küçük düşüren, “patron benim” gibisinden tavırlar takınmaya, algı yaratmaya çalışıyor... Gözü dönmüş bir şekilde sürdürdüğü savaş çığırtkanlığını Trump’a da kabul ettirme görüntüsü vermek adına...

Trump için de Netanyahu tam anlamıyla bir baş belası yani... Daha yeni gerçekleşen sekizinci son görüşmede de aynısı yaşandı nitekim. Netanyahu’nun zırvalıklarına karşı Beyaz Saray’dan yapılan açıklama öncekiler de olduğu gibi genel geçer bir havadaydı sadece. Netanyahu’nun ne söylediği ya da şaklabanlıklarının önemi yok açıkçası... Kimse umursamıyor, takmıyor... En başta da ABD Başkanı, Başkan Yardımcısı, hatta aksine büyük tepki gösterip Netanyahu’nun yalanlarını yüzüne vuruyorlar... Eskiden olsa Türkiye hakkında bir şeyler söylediğinde karşısındakiler yalan olduğunu bilseler bile tepki vermez, inanmış gibi yapıp geçerlerdi. İlk defa Netanyahu’ya anlattıklarının gerçekle alakası olmadığını söyleyen birileri var...

★★★

Eskiden kayıtsız şartsız destek verirlerdi Netanyahu’nun söylediklerine, İsrail'e... Dolayısıyla ABD’nin Orta Doğu politikasını İsrail belirliyordu. İstediği ülkeyi kolaylıkla hedefe koyabiliyordu. İsrail, ABD'yi aparatlaştırmıştı. Alenen kullanıyordu. Hâlâ o niyette ama hafiften zorlanıyor artık. Tabii ki ABD- İsrail ilişkisi kopmaz; o organik bir durum ama buradaki mesele belirleyicinin kim olduğuyla alakalı... Netanyahu’nun kimyasını  bozan da bu zaten. Özellikle de Trump’ın her fırsatta dünyanın gözü önünde Türkiye’ye övgü yağdıran sözleri ve Netanyahu’ya “akıllı ol” uyarıları nedeniyle...

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Trump bunları Türkiye’yi çok sevdiği için mi yapıyor? Hayır... Sonuçta Trump, ABD Başkanı... Ama bir Amerikan milliyetçisi olarak kendi ülkesinin çıkarlarını önceliyor... Türkiye ile birlikte çalışmanın kendi çıkarlarına olacağını biliyor... Orta Doğu’da istikrarı sağlayacak esas aktörün Türkiye olduğunu görüyor... Yani Trump ülkesinin çıkarlarıyla örtüştüğü için rasyonel bir duruş sergiliyor... Önceki yönetimler ABD çıkarlarına ters düşmesine rağmen Netanyahu’nun dediklerini yapıyorlardı. Hatta ilk başkanlık döneminde Trump bile... Aradaki temel fark bu... Netanyahu’nun, palavralarını, yalanlarını Trump yutmuyor, dolduruşlarına tuzaklara gelmiyor artık...

Haberin Devamı
Haberin Devamı

★★★

Bunlar da Netanyahu’yu hepten öfkelendirip şuursuzlaştırıyor... Trump ne kadar Netanyahu’dan hoşnut değilse o da ondan... İkisi de kuyruğu dik tutmaya çalışıyorlar... Bu sinsi rekabet, çekişmede de Netanyahu’nun her türlü aşağılık yol ve yöntemi uygulamaktan kaçınmayacağı bir gerçeklik... Lobi faaliyetleri, finans, medya gücüyle baskı, zorlama ve MOSSAD gibi her pisliğe yatkın istihbarat ağıyla da imkân ve kabiliyeti oldukça fazla... Bu anlamda kirli sicili de hayli kabarık. Dolayısıyla Trump’ın “Bibi” diye hitap ettiği Netanyahu’yu dizginlemesi, dizginleyebilmesi bizzat kendisi içinde kritik önemde. Trump tarafından sürekli örselenen, fırçalanan hastalıklı bir kafadan her türlü çılgınlık beklenebilir. ABD Başkanı’na son üç yılda dört kez saldırı girişimi oldu ve hepsi de Trump’a mesaj mı diye yorumlandı malum... Söz konusu olan her ne kadar uluslararası sistem açısından devlet olarak tanımlansa da icraatlarıyla terör örgütleri PKK/YPG ya da DAEŞ’ten farksız bir İsrail ve onun tescilli katil Başbakanı nihayetinde...