Tunca Bengin

Tunca Bengin

tunca.bengin@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Parti değiştireceği iddiaları üzerine açıklama yapan CHP'li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, her gün şahsıyla ilgili yeni bir senaryo üretildiğinden yakınarak rahatsızlığını dile getirdi. Siyasi geleceğiyle ilgili bir gelişme olması durumunda bunu başkalarından değil, doğrudan kendisinden duyacaklarını ifade etti... ”Bizim işimiz, gücümüz Ankara, vatandaşa hizmet” diyerek... Cumhurbaşkanlığı adaylık düşüncesi, kararlılığındaki Yavaş’ın izlediği sakin, gerilimden uzak ve doğrudan hizmete odaklanan siyasi stratejisi bilinen bir durum zaten... Tartışmaların odağından kaçarak sessiz ve hizmet odaklı bir taktikle seçmen nezdindeki konumunu korumayı hedefliyor. Hem kendi seçmen tabanında hem de daha geniş bir kesimde “işine bakan başkan“ algısını pekiştirmek adına... Onun için de Yavaş’ın kendisiyle ilgili “CHP’de kalacak mı?”, “Kalırsa ne kadar kalır?”, “Başka partiye mi geçiyor?” ya da “Farklı siyasi hesaplar içinde mi?” gibisinden üretilen senaryolar ve bunlara odaklı hemen her gün ekranlarda yaşanan tartışmalardan rahatsızlık duyması son derece doğal... Yavaş’ın doğru olmadığından hareketle bunlara verdiği tepkiler de haklı ve kabul edilir bir durum... Ancak Yavaş’ın, siyasette önemli bir aktör olmasından kaynaklı konuşuluyor olması da gerçeklik. Hoşuna gitse de gitmese de...

Haberin Devamı
Haberin Devamı

★★★

Kaldı ki niye Yavaş, sürekli bu tartışmaların odağında denildiğinde görüntü daha başka... Bir kere Yavaş şu anda CHP’de ama değil gibi de sanki!.. CHP’li belediye başkanı olduğu halde CHP’yi hiç ağzına almıyor. Evet Yavaş daha en baştan parti rozetini çıkardı, hatta ideolojik duruşunu hiç inkâr etmedi ama önceleri gerektiğinde “CHP'li belediye başkanıyım“ derdi arada bir de olsa... Şimdilerde ise bu  sıfatı kullanmayı pek istemiyor... Tamam istifa etmedi CHP’den ama “Buradayım” da demiyor asla... CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’yla yan yana gelmekten, birlikte görüntü vermekten de ısrarla kaçınıyor... Açıklamasında da tek bir CHP vurgusu, emare yok zaten... Ama kısa vadede CHP’den ayrılıp Yeni Parti’ye geçme düşüncesi olmadığını da hissettiriyor... CHP Genel Merkezi’yle çok yakın bir temas içinde görünmek istemiyor... Görüştüğü Özel ise “Gel bize katıl” ısrarından ziyade “Ürkütmeyelim, Yavaş’sız yol yürümeyelim” havasında.. Yavaş’ın ağzından da “Yeni Parti'ye geçmeyeceğim” diye bir söz duyulmadı ama “CHP’den ayrılmayacağım” da demedi hiç... Bunlar da en baştan beri süregelen Yavaş’ın bildik denge, sessiz kalarak hedefe ulaşma stratejisi... Mevcut sistem gereği yüzde 50 artı 1 çıtası gerçekliğinden hareketle taraf görünüp kimseyi üzmek, kırmak, küstürmek istemiyor. Daha başka partileri bile... “Bakın ben herkese eşit mesafedeyim” algısı yaratmak için… Bu görüntü de Yavaş’ın hesabının CHP ya da o veya bu başka parti değil, yüzde 50 artı 1'lik seçim kazanma aritmetiğini yakalamaya dönük olduğu açık...

Haberin Devamı
Haberin Devamı

★★★

Yani Yavaş’ın derdi parti falan değil, muhalefet partilerini bir araya getiren ortak adaylık hesabı... Onu da bizzat deklare etmekten kaçınıyor, muhalefet partileri anlaşsın beni desteklesin beklentisiyle mesajlar iletiyor... Kendisini saklayarak, tartışmaların hiçbir yerinde olmak istemiyor. “Şu anda pozisyonumu koruyayım, eleştirileri hiçbir şekilde üzerime almayayım” tavrını sürdürüyor. Dolayısıyla rahatsızlık ve sıkıntı duyduğunu söylediği “konuşuluyor olmak” meselesi mesajların adreslerine ulaşması anlamında Yavaş’ın işine yarayan, hatta hoşuna gitmesi gereken bir durum aslında!... Yoksa Yavaş eğer gerçekten rahatsızlık duyuyorsa, bıktıysa yapması gereken çok basit… Net cevaplar verir, bu tartışmaları anında noktalar, bitirir...

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Bu net tavrı koymadığı, koyamadığı sürece de papatya falı açılır gibi Yavaş, “oraya mı geçecek” ya da “olduğu yerde mi kalacak?” veya “nasıl, kimin cumhurbaşkanı adayı olacak?” konuşmaları, tartışmalarının arkasının kesilmeyeceği açık… Malum bir önceki cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde de Kılıçdaroğlu’nun aday olmayacağı meselesinde hemen her gün papatya falları açılıyordu... Son ana dek de sürdü... Bu manzaradan bıkan da seçmen oldu… Sonrasındaki muhalefet adına hüsran ise hafızalarda... Siyaset netlik ister, belirsizlik ve ikircikli tutumlar, seçmende güven kaybına yol açar zira...