Tunca Bengin

Tunca Bengin

tunca.bengin@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Türkiye, Meclis’teki tarihi uzlaşıyı, kabul edilen çerçeve yasayı, partilerin duruşunu, sürecin nasıl ilerleyeceğini konuşuyor... Ana muhalefet Yeni Parti denildiğinde ise gündem parti içi meseleler yine...Genel Başkan Özel ve kurmaylarının Evet’ine karşılık parti grubunun neredeyse üçte ikisinden gelen Hayır’lar nedeniyle... Buna dönük olarak da hem ekranlarda hem Yeni Parti’nin yankı odaları sosyal medya platformlarında bile epey yoğun bir tartışma trafiği de yaşandı, yaşanıyor. Hangisi doğru duruş, tavır ya da olası bir kırılmanın işaret fişeği olabilir mi diye? Bu anlamda kafalar karışsa da görüntü açık:

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Özel, siyaseten doğru bir hamle yaptı, grup kararı almadı vekilleri serbest bıraktı, “ben ve yönetim evet diyeceğiz”dedi. Bu tavır koymaydı ve süreç lehine önemli bir destekti. Özel CHP Genel Başkanıyken’de CHP’nin Meclis Komisyonu’nda yer almasını sağladı, bu açıdan tutarlı hareket etti... O komisyonda yer alıp sonra oylamada daha başka bir görüntü verip hayır deseydi, İYİ Parti gibi bir duruş sergileseydi kendisi adına çok büyük bir tutarsızlık olurdu... Dolayısıyla tartışmada esas kafa karıştıran şu noktaya odaklı zaten: 

Hayır diyenler; daha en baştan ve blok halinde kararlı bir karşı duruş ortaya koyan İYİ Parti gibi gerçekten siyaseten bu işin karşısında mı, yoksa İmamoğlu’nun işaretiyle hareket edilen bir durum mu söz konusu?

Bu kapsamda da Özel milletvekillerinin çoğunun hayır oyu vereceğini bildiği için mi bağlayıcı bir grup kararı almayıp serbest bıraktı. Grup kararı alsaydı partide çatlak görüntüsü ortaya çıkabilirdi. Almayarak parti içi demokrasiyi işletti algısı yarattı gibisinden daha başka alt detaylar, kulis sızıntıları da var...

Böyle bakıldığında da görüntüde konunun bir anda Yeni Parti’de eskideki bildik “son karar verici kim” noktasına, çekişmesine evrilmesi gibi bir hava daha baskın sanki... Bu gelişmeler üzerine Hayırcı vekiller de “Yok öyle bir şey..Sımsıkı ve kol kola Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in arkasındayız” açıklaması yapmak gereğini hissettiler nitekim...

Haberin Devamı
Haberin Devamı

★★★

Bu meseleyle ilgili kafa karışıklığı bununla bitmiyor... Mesela Özel “Çerçeve Yasa” oylamasından önce yaptığı konuşmasında kendisi ve parti yöneticilerinin teklife onay vereceğini açıklarken şu vurguyu da yaptı:

“Bu teklife ‘hayır’ deme hakkı en çok olan siyasi parti biziz ama öfkemizi milletin geleceğinin önüne koymayacağız. Barışın önünde durmayacağız...”

Bu durumda akla gelen soru da “hayır diyenler ne yapmış oluyor” ister istemez!..

İkircikli duruştan kaynaklı siyaset bilimcilerin de eleştirileri de var üstelik. Onlar da şöyle diyorlar:

“Ülkenin en önemli sorunun çözümüne dönük bir oylamada grubumu serbest bırakıyorum demek, benim parti olarak bu konuda bir politikam yok demektir. Burada liderlik ortaya çıkar... İhtiyatlı iyimserlik tamam ama siyasetçi toplumun önünde yürüyen insanlardır. Partilerin liderlerinin normal vatandaş gibi bir bakalım görelim deme lüksü yok. Ön alması, risk alması gerekir. Karşı çıkyorsa da somut gerekçelerini ortaya koymalıdır. Sokaktaki insanlar, herkes siyasetçinin yüzüne bakıyor o yüzden bu ikircikli flu tablolar amalar, fakatlar insanların kafaları hepten karıştırır. Siyaset gri alanları kaldırmaz. Seçmen, vatandaş oy vereceği,vermeyi düşündüğü partininin tavrını, duruşunu net görmek ister.”

Haberin Devamı
Haberin Devamı

★★★

Yani siyasetçilerin, partilerin farklı görüşü, duruşları olabilir, normal... Eksiklikler de eleştirilebilir ancak hayır diyenlerin gerekçelerini, hatta varsa çözüme dönük kafalarındaki formülü de ortaya koymaları gerekir... Kaldı ki bu yasa her şeyin bittiği anlamına gelmiyor, terörle-terörizmle mücadelede yeni bir evreye geçiliyor... Böylesine kritik bir aşamada da Yeni Parti’nin niyeti ne olursa olsun verdiği hem evet hem hayır görüntüsü sağlıklı bir politika değil.. Hele de eğer tartışıldığı gibi gerçekten parti içi çekişmelerden kaynaklı bir durum söz konusuysa hiç değil...Evet oyu veren herkesin kesiştiği  tek bir nokta var; Terörsüz Türkiye ve Bölge hedefinin başarıya ulaşması zira...